1. HABERLER

  2. PERDE ARKASI

  3. Seviyenin dozu
Seviyenin dozu

Seviyenin dozu

Sonuçta siyasetin doğasında var olan tatlı rekabetin seçim kampanyası sürecinde seviyesinin düşmemesi kamu oyunda en çok tartışılan konular arasında yer alır. Gittikçe meydanlara yansıyan

A+A-

Sonuçta siyasetin doğasında var olan tatlı rekabetin seçim kampanyası sürecinde seviyesinin düşmemesi kamu oyunda en çok tartışılan konular arasında yer alır. Gittikçe meydanlara yansıyan görüntüler ve söylemler bunların aksini yansıtmış olsa da yine de yenilir yutulur sözler söylenmiyor.

Neden  ve niçin yaparlar? Anlamak mümkün değil, bu kadar fanatizm bu kadar toplumu geren söylemlere bağlı kalmak siyasetçiyi neden tutsak eder. Eskiden tatlı esprili mizahi söylemlere alışkın bir kuşağın temsilcisi olduğumuz için, bugün gördüklerimiz uyduklarımız karşısında ister istemez şaşırıp kalıyoruz.

Seviyenin dozunda bel altı vuruşlar olması da işin daha da rayından çıkmasına neden  oluyor. Belki diyeceğiniz şu olabilir bilişim teknolojileri devre de çağın gerekli teknik donanımı olanakları kullanılıp siyasette bu tür faullü vuruşlar yapılabilir.

Seçim kazanmak için her türlü yol ve olanaklar devreye sokulması doğaldır. Peki bu yapılanlar kurallara uygun mu?  Bana göre değil, politikada var ettiğiniz güveni ve başarıyı bu yöntemlerle ile kazanırsanız? Bunun hesabını gün gelir birileri size ödetir.

Dikkatli gözlerle yaşananları izlediğimizde hiç hoş şeylerin olmadığını görüyoruz. Olmuyor yakışmıyor. Geçmişte yapılmış yanlışlıkları meydanlarda gündeme getirip bir  kaç puan kazanmak uğruna bunları halk yığınlarına anımsatmak siyasetse olmaz olsun böyle siyaset, o zaman neleri kimleri tartışıyoruz ki?

Bence iktidar partisi için her yol serbest, vurun abalıya konuşun meydanlarda vatandaşın aklını karıştıran sözler ile etkilemeye çalışın. Muhteremler sizler 9 yıldır iktidarda olan parti değimlisiniz? Neyi kimlere anlatıyorsunuz? Yaşananları olup bitenleri görmeyen gözlere duymayan kulaklara anlamayanlara neyi anlatıyorsunuz ki?

İktidar sanki muhalefet miş gibi meydanlarda konuşuyor, indirilmiş bindirilmiş kıtalar ile doldurduğu meydanlarda hep aynı şeyleri  anlatıyor, muhalefet partilerine sanki onlar ülkeyi yöneten partilermiş gibi meydan okuyor. Bakın görün tepki koyun.

Ortada bir yanlışlık var, şu an ülkeyi yöneten parti muhalefetin yapması gereken strateji ile meydanlara inmiş halk yığınlarına bir şeyler anlatmaya çalışıyor. Topladıkları insanlara  siyasetin doğasındaki söylemleri ile ile görselliği teknolojiyi kullanıp etkilemeye çalışıyor.

Bence yanlış olan bu yöntem tamamen muhalefetin yapması gereken insanlara iktidarlarında satmadıkları cumhuriyet değeri bırakmayan bir siyasi iktidarın artık hayal satmaya başladığını insanlara anlatması gerekir.

Bunu anlatmanın yöntemi de onların günlük gündem maddelerine sığınarak yanıt vermek değil, yok olan değerleri halka anlatmak işte seçimin anahtarı da muhalefete aslında bunu gösteriyor, yoksa içi boş olan faullü bel altı vuruşları  vakit kaybından başka bir şey değil.

Bu yöntem olsa olsa şu için iktidara yarar, muhalefete ise aksine ters tepki çeker, aksine  bunu kullanan şu anki stratejide nasıl olsa kazandık diyen bir iktidarın  seviye sınavı da ortaya çıkıyor. Siyaset bilimciler için de ilginç bir seçim süreci olduğunu da belirtmek  tarihe not düşmek adına bu kampanya dönemini belleklerimizde anımsayalım.

Atıp tutmanın da bir sınırı var

Oldum olası siyasetçinin şunları bunları yaptık verin yetki daha neler yapacağız türünden söylemlerine karşı olmuşumdur. Kardeşim yetki isteyen sensin yetki alınca yan gelip yatacak değilsin ki tabii ki bu garip tüyü bitmemiş yetimin parasını cebine indirirken doğal olarak görev yaptığın sürece en iyi hizmeti yapacaksın.

Eğer yapmıyorsan, bu senin o görevi hak etmediğin anlamına gelir. Bunun muhasebesini doğal olarak vicdanınla baş başa kaldığında yaparsın. O yüzden ben siyasetçinin atıp tutanını değil iş yapanına bakarım. Bundan iki yıl önce yerel seçimlerde renkli renkli broşürler bastırıp koltuğa oturan  o söylediklerini unutanları da çok iyi biliyoruz. Derler ya “Keser döner sap döner bir gün hesap ters döner” kimsenin kimseye yaptığı yanına KÂR  kalmaz bu sözüm kulağınıza küpe olsun. Hayatta siyaset iş ve görev her şey gelip geçici bugün iyi insan iyi politikacı olmak için bedel ödemiş olanlar  kalıcı olanlardır.

Ben buna inanırım, her insanın kilosuna boyuna varsa aklına en önemlisi adamlığına insanlığına sözünün eri olmasına  bakarım. Gerisi hikayedir. Şöyle bakın etrafınıza ipsiz sapsız yalancı dolancı aklınca uyanık geçinen insan müsveteleri görürsünüz. Gerçekte kendilerini kandırırlar. Farkında olmadan. Ahlı vahlı bir hayatları olduğunu bilmezler. Tuttukları hiçbir işte başarılı olmazlar. Bu tipler de tıpkı politikacılar gibi benzerlik gösterirler. Dediğim gibi hayatın her alanında özellikle politika da atıp tutmanın da mutlaka bir sınırı vardır.

Bu haber toplam 833 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.