• BIST 90.056
  • Altın 145,047
  • Dolar 3,6129
  • Euro 3,8964
  • Kocaeli 14 °C

ŞEYTANİ OYUNLARA DİKKAT!

M.Zeki CANŞİ
Hiç dikkatinizi çekiyor mu? Oyun hep İslam coğrafyasında cereyan ediyor. Siyonist güçler ortak paydada birleşiyor, İslam âleminden de yanlarına stepne olarak aldıkları birtakım mahcurlu, güdümlü ajan ve yöneticiler ile birlikte kurdukları şer ittifakla teker teker bizleri yok ediyorlar. Tıpkı Irak’ta, Mısır’da, Suriye’de yaşanan ve nihayet Türkiye’de yaşatmak istedikleri o şeytani ve tehlikeli oyunlarla zayıflatıp yok etme arzu ve istekleri gibi… 
İslam coğrafyasındaki her bölgenin zayıf halkasını, yumuşak karnını çok iyi biliyorlar. Her yörenin aktif fay hatlarını çok iyi tespit etmişler ve zamanı geldiğinde o fay hatlarını ard arda aktif hale getiriyorlar. Bu anlamda ülkemizde de Alevi-Sünni, laik-anti laik gerilimi ve her zaman diri tuttukları Türk-Kürt çatışmasını tetikliyorlar. Hepsinin baş aktörü merhum Erbakan Hoca’nın dediği gibi Siyonist güçler. Bu Siyonist güçler, o kadar tehlikelidirler ki, zaman zaman baş tacı ettiğiniz ve imanından zerre kadar şüphe duymadığınız kimi insanlarınızın dahi aklını çelip saflarına katarak bir olup sizi sırtınızdan hançerleyebiliyorlar. Buna ilişkin tarihte sayısız örnekleri mevcut… 
IŞİD denen bela -ki kendilerinin kurduğu bir örgüt olup, İslam ile alakası olmayan tutum ve davranışlarda bulunarak bir yönüyle İslam’ın özünü yok etmeye çalışıyor; diğer yönüyle de Kobanê’ye saldırtarak Türkiye’de her dem aktif fay hattı durumundaki Türk-Kürt çatışmasını tetikliyor!  Aman ya rabbim, bu ne şeytani bir akıldır ki, zavallı Müslümanlar da İslam kardeşliği kimliğini baypas edip ırki taassubun girdabına kendilerini kaptırarak bu şeytani Siyonist oyuna alet olabiliyorlar. 
Elbette ki, Kobanê’de cereyan eden saldırılara sessiz kalmak zulme ortak olmaktır. İnsani ve İslâmi refleksleri zafiyete uğramamış her Müslüman’ın bu zulme seyirci kalması beklenemez. Lakin, bu zulmü bahane edip masum bir takım insanların mallarına ve canlarına kast ederek, dükkanlarını tarumar ederek, marketlerini yağmalayarak, ambulansları ve okulları ateşe vermek suretiyle oynanmakta olan oyuna figüran olmak akıl tutulmasıdır ve kesinlikle kabul edilebilecek davranışlar değildir. 
Cumhurbaşkanlığı seçimi sürecinde HDP Eş Genel Başkanı Sayın Selahattin Demirtaş’ın kullandığı dil, demokrasi vurgusu, İnsan hakları teması, üslubu ve hoşgörüden yana takındığı tavır, Kürt-Türk kaynaşması ve dayanışmasına kapı aralarken, Kürt olmayan birçok insanın bile o süreçte kendisine destek olma noktasında adım atmışken,  o duruşu çözüm sürecine katkı sunarken ve de bu sebeple siyasi manada kendileri açısından bir kazanca dönüşmüşken; Kobanê hadisesi sebebiyle halkı sokağa daveti ve ardından yaşanan vandallıklar, ne yazık ki bu son kazanımlarına ciddi zarar vermiştir. Çözüm süreci de ciddi yara almıştır. 
Kıymetli okurlarım, Kobanê’de yaşananlar karşısında Türkiye bigâne kalmadı. -Bana ne- demedi, kucağını açtı ve halen yüzbinlerce Kobanê’liyi ülkesinde misafir etmektedir. İnsani yardımlarını esirgememektedir/esirgememelidir de. Ama ülke olarak kendi başına bir başka ülkenin sınırını aşarak savaşa katılması bekleniyorsa bu uluslararası hukuk kurallarına aykırıdır. Zaten Siyonist güçlerin bir amacı da Türkiye’yi egemen bir başka ülkeye saldırmasını sağlayarak onu suç işlemeye teşvik etmesidir. Peki, IŞİD’e karşı savaş kararını alan başını Amerika’nın çektiği batılı güçler IŞİD’i bombalıyorum diye havanda su döverek ilgisiz/alâkasız yerlere bombalar yağdırırken, Kobanê’yi koruma adına neden kılını kıpırdatmıyor? Nedeni gayet basit. Bekliyor Türkiye iyicene karışsın,  kışkırtıcıların adrenali iyice yükselsin, ortalık toz duman olsun, Türkiye’de Türk-Kürt savaşı çıksın. Bu karışıklık karşısında Türkiye Suriye topraklarına girsin ve uluslararası savaş suçlusu olarak suçlansın. Ne yazık ki, yaşanan bu son tedhiş olayları bu amaca hizmet etmektedir. –Beyler-bayanlar: uyanık olalım, bu oyuna gelmeyelim.
Değerli dostlar, Kobanê’de IŞİD zulmüne maruz kalan Kürt kardeşlerimiz ile dayanışma içerisinde olmak -el hak- insani görevdir.  Onları bu zulümden kurtarmak için demokratik hakları kullanarak çaba sarf etmek, gösteri ve yürüyüşler yaparak dünya kamuoyunun dikkatlerini buraya çekmek, yetkilileri uyandırmak ve gerekirse IŞİD’i püskürtmek için her türlü yola başvurmak insani ve İslami bir görevdir. Ama Pazar günü itibariyle 32 cana mal olan, sokağı cehenneme çeviren, ortalığı yakıp yıkan eylemlerde bulunmak en az IŞİD’in yaptığı zulüm kadar tehlikeli ve provekatif eylemlerdir, kabul edilemez ve red edilmelidir.  
Bir huzur adası niteliğindeki ülkemizin sözümün başında adını saydığım diğer İslam ülkeleri gibi destabilizasyona uğrayıp Siyonistlerin oyuncağı haline gelmesine müsaade etmemeliyiz. İnanın hedef Türkiye’dir, hedef kardeşliğimizdir. Hedef, Türkiye’nin İslam âlemindeki liderlik yürüyüşünü sekteye uğratmaktır. Akıllı olalım, hak ve hukukumuzu demokratik yollarla korumanın dışında yanlış adreslerde aramayalım. Zalimlerin, İnsan ve İslam düşmanlarının oyuncağı haline gelmeyelim.  
Son kale Türkiye’dir. Türkiye düşerse, İslam âlemi düşmüş olacaktır, haberiniz olsun!  
Bu yazı toplam 150 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKAN MARKALARIMIZ
  • TUANA EVLERİ 2. ETAP'TA YÜZDE 5 İNDİRİM
  • ROMATEM Kocaeli Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi
  • Özgür Kocaeli mobil uygulamamız yayında
1/20
Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Özgür Kocaeli | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0262 331 11 11 Faks : 0262 321 21 37