1. YAZARLAR

  2. Ali GÜNDOĞDU

  3. Sırlarla dolu, gizemli ada
Ali GÜNDOĞDU

Ali GÜNDOĞDU

Yazarın Tüm Yazıları >

Sırlarla dolu, gizemli ada

A+A-

Kandıra'da 1. derece sit alanı olarak tescillenen, Helenistik, Roma ve Bizans döneminden kalma mimari kalıntıların bulunduğu Kefken Adası, turizme açılmayı bekliyor.

Kandıra'nın ünlü tatil beldesi Cebeci'ye 400 metre uzaklıkta ve 110 bin metrekare büyüklüğündeki ada, Cenevizlilerin inşa ettiği kalenin kalıntıları ve yağmur suyunu biriktirmek için açılan 40'a yakın su kuyusuyla ziyaretçilerin ilgisini çekiyor.

Yabani kavun, anason bitkisi, defne ve incir ağaçlarıyla örtülü ada, el değmemiş kumsallarıyla da hayranlık uyandırıyor. Adada, babadan kalma ahşap evde yaşayan ve balıkçılıkla geçimini sağlayan bir aile bulunuyor.

Bölge halkı, 1. derece sit alanı olduğu için değerlendirilemeyen ve ulaşım imkanının kısıtlı olduğu tarihi adanın uygun bir projeyle turizme kazandırılmasını istiyor.

isu-kandira-sahilleri-artik-saglikli-altyapiya-kavusuyor.jpg

Kandıralılar, Kandıra'nın sanayi kenti Kocaeli'nin turizmle öne çıkan bir ilçesi olduğunu söylüyor.

İlçenin yaz sezonunda özellikle günübirlikçiler tarafından büyük ilgi gördüğünü dile getiren Kandıralılar, "Karayolları Genel Müdürlüğü verilerine göre, yaz sezonunda bölgeye gelen turist sayısı sadece hafta sonları 300 bini buluyor. Genele yaydığımızda ilçe yılda 1,5 milyon turist ağırlıyor. Ziyaretçilerin yüzde 70'i İstanbul'dan geliyor ama Eskişehir, Ankara, Bolu gibi civar illerden de turist alıyoruz." diye konuşuyor.

Kandıra sakinleri, Kefken, Kerpe, Bağırganlı, Kumcağız, Cebeci ve Seyrek gibi tatil beldelerinin ziyaretçilerin gözdesi olduğunu anlatarak, Karadeniz'in iskana elverişli iki adasından biri olan tarihi Kefken Adası'nın da Kandıra'da bulunduğunu ifade ediyor.

Karaya 400 metre uzaklıkta ve 110 dönüm büyüklüğündeki adanın geçmişinin Roma dönemine kadar uzandığı, adada pek çok tarihi ve doğal güzelliğin iç içe olduğu söyleniyor.

Kandıralılar, şöyle diyor:

"Adada Cenevizlilerin inşa ettiği kalenin surları ile yağmur sularını biriktirmek için açtıkları 40'a yakın su kuyusu bulunuyor. Bunların büyük kısmı çalılar arasında kaldığı için gün yüzüne çıkarılması gerekiyor. Yine adada 1870'lerde yapılmış bir deniz feneri ve çok bakir kumsalları var. Bunlar değerlendirilebilir. Adada kendiliğinden yetişen doğal anason, kavun, taflan ve defne ağaçları var. Gemi kazalarında ölen denizcilerin gömüldüğü 'kimsesizler mezarlığı' yer alıyor. Ayrıca, Kurtuluş Savaşı'nın sembol isimlerinden İpsiz Recep, adayı karargah olarak kullanmış."

Kandıralılar, birinci derece sit alanı olması nedeniyle adanın sahip olduğu turizm potansiyelinin kullanılamadığına vurgu yaparak, "Dünyada pek çok örneği var. Ada, turizmi açılması ve ulaşımın kolaylaşmasıyla uluslararası seminerlere ev sahipliği yapabilir ve çok sayıda yabancı turist çekebilir. Kefken Adası, uygun bir projeyle turizme kazandırılması halinde Kocaeli ve Kandıra'nın turizmdeki marka değerinin yükselmesine büyük katkı sağlar." ifadelerini kullanıyor.  

kandira-kefken-adasi-28-005.jpg

KEFKEN ADASI- Kandıra'da 1. derece sit alanı olarak tescillenen, Helenistik, Roma ve Bizans döneminden kalma mimari kalıntıların bulunduğu Kefken Adası, turizme açılmayı bekliyor.

kefken-limani-001.jpg

KEFKEN LİMANI- Kandıra’nın balıkçı köyü Kefken limanı, görenlerin hayran kaldığı şirin bir köşe. Kefken Limanı her mevsim kendine özgü görsel güzellikler sunuyor.

2 bin yıl önceki İzmit (Nikomedya)

Bugün size bir canlandırma sunuyorum. 2 bin yıl önceki İzmit nasıldı diye merak ediyorsanız, bu canlandırma kafanızda belli bir imaj yaratacaktır.

Antik İzmit, yani Nikomedya, döneminin dünyadaki en önemli kentlerinden biri olarak biliniyor. Nikomedya’nın yerleşim planını gösteren haritayı inceleme fırsatınız olmadı diye üzülmeyin. Ben hemen anlatayım.

Doğu’da bugünkü Çukurbağ kazısının yapıldığı yerden Batı’da Kolordu’ya kadar olan güzergah, Nikomedya’nın ana caddesi.

Liman, Belsa Plaza’nın önü. Zaten Belsa Plaza yapılırken liman kalıntıları dinamitle imha edilmişti.

Nekropol yani mezarlık, aynı yerde Bağçeşme ve çevresinde.

Agora, yani kent meydanı, bugünkü Nuh Çimento İlköğretim Okulu ile Devlet Malzeme Ofisi arasında.

Tiyatro, bugünkü Verem Savaş Dispanseri yamacında.

Nikomedya’nın ana caddesini (İnönü Caddesi) kentin diğer unsurlarına bağlayan küçük sokaklar da var elbette. İşte bu küçük sokaklar, aynen bugün kullandığımız caddecikler. Alemdar Caddesi, Şahabettin Bilgisu Caddesi, Cumhuriyet Caddesi, Leyla Atakan Caddesi…

Nikomedya’da insanlar mutlu ve huzurlu biçimde yaşıyorlar. Tiyatroya gidiyorlar, tanrılarına sunakta bir dana kurban ediyorlar, ölülerini özel ritüellerle toprağa veriyorlar, mermerden mezar lahitleri yaptırıyorlar.

Çevre kirliliği, hava kirliliği neymiş, hiç bilmiyorlar.

Caddelerde sokaklarda özgürce dolaşırken, bir aracın altında kalıp ölme tehlikesi yok, zehir gibi egzoz gazı yok…

Trafik sıkışıklığı da neymiş!

Bu benim anlattığım 2 bin küsur yıl öncesi…

Antik İzmit ile sözüm ona modern İzmit arasında değişen çok şey mi var sanki?

Nikomedyalı hemşerilerimizin yaptıkları yollara hala kullanmıyor muyuz?

Yeni bir yol mu yapmışız, yeni bir yol mu açmışız?

2 bin yıllık Nikomedya sokaklarına her sene yeni araçlar salmışız.

Yüzlerce, binlerce otomobil… Kamyonet, kamyon… Dört çekerli müteahhit Jeep’leri… Yüzlerce binlerce toplu taşım aracı… Yüzlerce binlerce servis aracı… Ve şimdi de tramvay…

Yollar 2 bin yıldır aynı yollar…

Yayalar 2 bin yıl önce sokaklarda özgürce ve sağlıklı biçimde dolaşabiliyor, çocuklar koşup oynayabiliyordu. Yayalar şimdi, zengin züppelerin Jeep’lerine yol açmak zorunda. Yaya geçidine adım atsa, yanındaki kadına hava atmak için gaza basan züppenin Jeep’i çiğneyecek.

İzmit’in Cumhuriyet ve Hürriyet Caddelerinin trafiğe açık olmasının pratikte bir faydası yok. Bu iki cadde zaten toplu taşım araçları tarafından kullanılmıyor. Madem öyle, züppelerin jeep’leri de kullanmasın. Cumhuriyet ve Hürriyet Caddeleri tümüyle trafiğe kapatılsın.

Nikomedya caddeleri tekrar Nikomedyalılara kalsın…

bizim-heykellerimiz-001.jpg

BİZİM HEYKELLERİMİZ- İzmit’in heykel konusundaki en büyük hazineleri arasında Arkeoloji ve Etnoğrafya Müzesinin bahçesindeki mevsim heykelleri. Roma dönemine ait iki bin yıllık heykelleri görmeyeniniz varsa, mutlaka gidip görsün.

nikomedya-sikkesi-004.jpg

2 BİN YILLIK İZMİT PARASI- Bu sikke(antik para) Nikomedya Darphanesinde basılmış. Önde bir kadırga, arkada iki tapınak betimlenmiş. Muhtemelen Seka açıklarından gözlenmiş bir tabloyu, İzmit sikkesine basmışlar.

Bu yazı toplam 1643 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yapılan yorumlardan yazarları sorumludur.