• BIST 81.901
  • Altın 146,149
  • Dolar 3,7772
  • Euro 4,0057
  • Kocaeli 6 °C

Sirmen “KEV’i bırakmam” diyor

İsmet ÇİĞİT

Ben, KEV’in garip bir mütevelli heyet üyesiyim. Tabii bir de “Fanatik” Kocaelispor taraftarı ve üyesi. Son yıllarda bu KEV konusu yüzünden çok fazla arada kaldım. Bir ara, Sirmen ile Karaosmanoğlu arasında arabuluculuk görevi bana verildi. Elimden geleni yaptım, buluşturdum, konuşturdum. İkisi de daha sonra verdikleri sözleri tutmadılar.
Şimdi, Sefa Sirmen ile Bahri Yavuz arasında kaldım gibi görünüyor. Pazartesi günü bu sütunlarda bir yazı yazdım. Kocaelispor Başkanı Bahri Yavuz bana geldi, içini döktü:
“-Mevcut siyasi yapı, Sefa Sirmen KEV’in başında bulunduğu sürece, bu tesislerin arazisine yeni imar planı yapmıyor. Ben,  KEV Başkanı olup, tesisleri asıl sahibi Kocaelispor’a devretmek, ardından gerekli imar planı değişikliklerini yaptırıp, satarak Kocaelispor’un geleceğini kurtarmak istiyorum.”
Dinleyince, Yavuz haklıydı. Pazartesi günkü yazımda da, KEV kongresinde bu defa oyumu Bahri Yavuz için kullanacağımı açıkladım.
………..
Yıllardır, her hafta pazartesi günleri Sefa Sirmen’i saat 11.00 sıralarında telefonla ararım. Bu benim, kardeşlik adına bir vefa borcumdur. Hatırını sorarım, iyi haftalar, sağlık dilerim. En fazla 1-2 dakika sürer konuşmamız.
O KEV yazısının çıktığı gün, yine aradım. Sirmen telefonu açtığında ilk sözü ; “KEV Kongresinde senin oyunu kaybetmişiz” oldu. Yazıyı okumuş, “Bak şimdi ben sana gerçekleri anlatayım. Sen yine oyunu istediğin yere ver” dedi. Bu defa telefon görüşmesi tam 38 dakika sürmüş. Sirmen çok kararlıydı, “Ben bu KEV’i öyle yok etsinler kapatsınlar diye kimseye vermem. Kimse benden daha fazla Kocaelisporlu olmasın. Yanımda bir tek oy kalmadığını bilsem bile, kongrede yeniden Başkan adayı olacağım. Bırakmayacağım” dedi.
Sefa Sirmen,  birkaç gün önce Bakan Fikri Işık,  AK Parti İl Başkanı Ceyhan ve Vali Güzeloğlu’nun katıldığı bir toplantıda her şeyi açık açık konuştuklarını söyledi, şunları anlattı:
“- Öyle Bahri Yavuz’un dediği gibi, Sefa Sirmen KEV Başkanı olursa hiçbir şey yapmayız gibi bir durum ortada yok. Hatta tam tersine Sayın Bakan, (Siz Kocaelispor yönetimi ile anlaşın. Onlar onay versin. Ben KEV Tesislerinin TOKİ tarafından alınıp, değerlendirilmesini sağlarım) dedi. Bu sabah senin yazını okuyunca, tereddüte düştüm. Fikri Işık’ı yeniden aradım; ben mi yanlış anladım diye sordum. Işık bir kez daha bana söylediklerini teyid etti. Kocaelispor yönetimi ile KEV yönetimi anlaşırsa,  Bakan Işık, bu araziyi TOKİ’nin değerlendirmesini sağlayacak. Yani Bahri Yavuz doğru konuşmuyor.”
Sirmen’i çok uzun yıllardır tanırım. Bu kadar hırslandığını, herhangi bir konuda bu kadar kararlı olduğunu hiç görmemiştim. Devam etti telefonda:
“- Mimarlarla oturduk. KEV’in 50 dönüm arazisi var. Çok değerli. Öyle, Büyükşehir’in imar planını değiştirmesi ile bu değer katlanmıyor. Büyükşehir imar planını değiştirse 4-5 kat verecek. TOKİ alırsa, burada 18-20 kat verebiliyor. Hesap ettik. 2900 daire sığıyor. Üstelik, arazinin yüzde 40’ı kullanılıyor. Yüzde 60’i bu konutlar için sosyal donatı alanı olarak kalıyor. 2900 daire. Çok büyük para. Gelsin Kocaelispor Başkanı. Benimle otursun. Kocaelispor’un kaç paraya ihtiyacı var. 2900 daire demek, yüzmilyonlarca lira demek. Kocaelispor’un ihtiyacı olan paranın tamamını bu daireler satıldıkça vereyim. Ama Kocaelispor’un ihtiyacından fazlası, KEV’e kalsın. Bu vakfı yok edemem. Kapattıramam. Onların planı, Vakfı kapatmak. Buna izin veremem.” 
Sirmen, Kocaelispor Başkanı Yavuz’a kırgın. Yavuz Bana, “Sefa Amca ile görüşmeye çalıştım. Benimle görüşmedi” demişti. Sirmen, “Bahri bana başkalarını gönderiyor. KEV’e geliyor, benimle değil diğer yöneticilerle görüşüyor. Babası Veysi Yavuz aday olsun. Neden Veysi Bey KEV’den istifa ediyor da, üyeliği oğluna devrediyor. Bu iş de hukuki olmayabilir. Biz KEV olarak oturup Kocaelispor yönetimi ile anlaşabiliriz. Hem Kocaelispor ihtiyacı olan parayı bulur. Hem KEV güçlü bir vakıf olarak devam edebilir. Bizim burs verdiğimiz gençler var”
Sirmen, KEV’i 1988 yılında, henüz Belediye Başkanı seçilmeden önce kurduklarını hatırlattı. O dönemde rahmetli Muharrem Eskiyapan Kocaelispor başkanıydı. Sefa Sirmen de yönetim kurulu üyesi. Kocaelispor Başkanı Eskiyapan kurdu KEV’i. Sirmen, “Bu tesislerde Kocaelispor’un hakkı yoktur” demiyor. Ama yasalara göre, vakfın durup dururken elindeki varlıkları Kocaelispor kulübüne devredemeyeceğini, bunun yasal açıdan mümkün olmadığını anlatıyor. 
“KEV’i yedirmem” dedi. “Bir kişi bile kalsam, KEV’de adayım” dedi. Bu konuda çok kararlı ve hırslı olduğunu hissettim. Konuşmanın sonunda Sirmen beni çok şaşırtan bir şey daha söyledi:
“-Senin ve Nazif Çanakçılı’nın mütevelli heyet üyeliğine de Tanzer Ünal itiraz etti. Sizin KOGA Şirketi adına mütevelli heyette bulunduğunuzu, şirketin el değiştirmesiyle, mütevelli heyet üyeliğinizin düştüğünü iddia ediyor. Ben aynı görüşte değilim ama, bu konuyu da Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne yasal olarak sormamız gerekiyor. “
Yani,  benim ve Nazif Çanakçılı’nın önümüzdeki kongrede oy kullanamama riskimiz varmış. Tanzer Ünal, her konuda olduğu gibi, bu konuda da yanılıyor. 1988’de KEV kurulurken, rahmetli Babam bu şehirdeki en önemli isimlerden biriydi. Dündar Çiğit, şirket adına KEV mütevelli heyeti üyesi olmadı. Doğrudan ismen üye kaydedildi. O vefat edince de bana üç şey bıraktı: Onurlu bir isim, 7.65 Kırıkkale ruhsatlı tabanca ve KEV üyeliği.. 
Çok istiyorsa, Tanzer Ünal’a ya da istediği birine, KEV üyeliğimi devredebilirim. Çünkü, bu KEV konusunda sevdiğim insanların arasında kalmaktan sıkıldım. Yoruldum. Benim derdim Kocaelispor’u kurtarmak, düze çıkartmak. 
Sefa Sirmen ile 40 dakikaya yaklaşan telefon konuşması bittiğinde,  kendimi yorgun hissediyordum. Sirmen çok önemli, çok iddialı şeyler söylemişti. Tabii, bu aşamada bu konuya açıklık getirmesi gereken kişilerin başında da Sayın Bakan Fikri Işık geliyor. Ya da AK Parti İl Başkanı Şemsettin Ceyhan.. 
Ben kafamı toparlamaya çalışırken, yeniden telefonum çaldı. “Eyvah, Sirmen’in eksik bıraktığı bir şey kaldı herhalde. Tamamlayacak” diye düşündüm. Hayır, bu kez arayan Hikmet Erenkaya’ydı. Erenkaya da telefonda 36 dakika anlattı. Erenkaya ile görüşmenin bütün içeriğini yazmaya yetkili değilim. Çok önemli şeyler söyledi, “Şimdilik aramızda kalsın” dedi. Ama şunu hissettim:
Hikmet Erenkaya, hem Sefa Sirmen’e, hem Bahri Yavuz’a karşı.” Bir başkası KEV Başkanı olmalı” diyor. 

Kurban parası vermeyen mi vardı?
Devlet, siyasi iktidar, “Paralel Yapı”nın peşini bırakmamakta kararlı. Operasyonlar devam ediyor. Geçen gün, 100’den fazla kişi daha polis tarafından toplandı, gözaltına alındı. “Paralel Yapı” ile ilişkileri sorgulanıyor.
Sorgulanan konulardan biri de, “Paralel Yapı” olarak adlandırılan organizasyona yapılan “Kurban parası bağışları”..
Zihnim, şöyle 17-25 Aralık olayları öncesine gitti. Şimdilerde “Paralel Yapı” adıyla adeta lanetlenen organizasyonun,  mevcut iktidarla arasının çok iyi olduğu dönemlere. Çevremdeki herkes, kurban bayramlarında  hem kendisi kurban keser, hem de bu yapıya  şöyle irice bir tosun parasını bağışlardı. Kurban parası bağışlamak, adeta bir derneğe aidat ödemek gibiydi. 
Şimdilerde Belediye Başkanı; milletvekili olanlar. Hemen hemen bütün işadamları.  Gülen cemaatinin okullarında, dershanelerinde bulunan öğrencilerin velileri. Hepsi  kurban parası ödüyorlardı. 
Ramazan ayında bu kentteki en görkemli iftar yemekleri, Erkul Koleji Bahçesinde veriliyordu. Bu kentteki bütün yöneticiler, sol partiler dışındaki partilerin tamamının bütün yetkilileri, bütün bürokratlar, mecbur gibi o iftar yemeğine katılırlardı. Onlardan yana olmak, onlardan yana gözükmek, “Bu ülkeyi seviyor. Bu iktidarı destekliyor” olmanın adeta zorunluluğu gibiydi. 
Ben, iktidarla Gülen Cemaatinin arasının açılmasından birkaç yıl önce bu yapıyı tanıdım. Bu kentteki bütün yetkililerini, bütün yöneticilerini biliyordum. Aslında ben talep etmedim. Onlar geldi, benimle tanıştılar. Tanıdığım kadarıyla hepsi çok iyi eğitim almış, çok nazik, düzgün adamlardı. Benden bir tek gün, bir tek şey istemediler. Ne kurban parası verdim, ne himmet parası ödedim. Kendi paramla bir tek gün Zaman gazetesi almadım. Ama gazete bıraktılar, okudum. Bir keresinde, bir yakın arkadaşımın üniversiteye hazırlanan kızı için, bu grubun hazırlık kitap setini talep ettim. Yarım saat sonra 50-60 kiloluk kitap seti paketini yüklenmiş bir Hoca getirip, teslim etti. Parasını ödemek istedim, almadı. 
Hepsi, kim kendilerinden yana olabilir, kim kendilerinden uzak durur biliyorlardı. Kurban parası, himmet parası ödeyenlerin hemen hepsi de siyaseten veya ticaretin bunun karşılığını birkaç misliyle almışlardı. 
Şimdi devran değişti. “Bir dönem aklım karışmıştı.  Cemaatle irtibatım oldu ama, organik bağım hiç olmadı” diyorlar. Çok sıkı fıkı oldukları, ellerini eteklerini öptükleri insanları “Vatan haini” diye ihbar ediyor, jurnalliyorlar. 
Uzaktan seyrediyorum. Bu nasıl bir toplumsal ruh halidir, bu millet neden böyledir diye şaşıyorum. Geçmişte Paralel Yapı’nın içinde yer almak için yapmadıkları cambazlığı bırakmayanların şimdi devir değişince 180 derece dönüşlerini doğrusu hiç anlayamıyorum. Uyarmak isterim.. Bu tür insanları, bugün destekliyor gözüktükleri yapıya da hayırları olmaz. Bir gün gelir, bu devran da değişirse,  bugünkü güçlülerin ensesine ilk kurşunu da yine bunlar sıkacaktır. 

Eskişehir’e gidiyoruz 
KEV konusundaki tartışmaları, bir kenara bırakmamız lazım. Mayıs sonu, haziran başı kongre var. O zamana kadar köprünün altından çok sular akar. 
Konumuz artık sadece Kocaelispor.. Bu kulübün resmi kuruluş tarihi, yani Kocaelispor’un doğum günü 24 Nisan 1966. 
Kocaelispor, 50 nci yaş gününde, yani 24 Nisan 2016 Pazar günü,  50 yıllık tarihinin en önemli maçlarından birine çıkacak. BAL 12 nci grubu lider tamamladık. Şimdi,  11 nci grubu lider bitiren İstanbul Sultangazi ile Play-Off maçı oynayacağız. Bu maçı kazanan, gelecek sezon 3 ncü Lige çıkacak. 
Sultangazi’yi küçümsememek lazım. Zor bir grubu 1 nci bitirdiler. Üstelik, takımın arkasında iktidar partisinin gücü var. Bir tarafta iktidar partisinin dışladığı, içindeki insanları bile birbirine düşürdüğü Kocaelispor, diğer tarafta arkasında siyasi güç bulunan Sultangazi. Final maçı çantada keklik değil. Bu maçın tarihi ve yeri, pazartesi günü saat 16.00 sıralarında Futbol Federasyonu tarafından açıklandı. Maçın yeri, tarihi konusunda Federasyon Kocaelispor’u yedirmedi. Biz, “Büyük bir statta, doğal zeminde” oynamak istiyorduk. Başkan Bahri Yavuz anlattı. Bizzat Kocaeli Valisi Güzeloğlu devreye girip, Futbol Federasyonunu arayarak bizim bu dileğimizi iletmiş. Nitekim, Eskişehir Atatürk Stadı, 24 Nisan Pazar tarihi bizim istediğimiz şeylerdi. 
Maçın yeri ve tarihi belli olur olmaz,  Eskişehir planını yaptık. Bizler, yaşı 60’a dayanmış, ama hala ruhunda çocukça Kocaelispor sevgisi taşıyan insanlarız. Cumartesi akşamından Ahmet Kobak’ın “düldül” adını verdiğimiz minibüsü ile yola çıkacağız. Eskişehir’de bir otelden yerimizi ayırttık. Cumartesi gecesi, Eskişehir’de yemek yiyeceğimiz Restaurant’ta rezervasyonumuzu yaptırdık. Çok fazla bunları deşifre etmeyeceğim. Nasıl olsa, cumartesi gecesi Eskişehir’deki Barlar Sokağı’ndan hepimizin yolu geçecektir, bütün dostlarla orada görüşürüz. 
Bizim için çok büyük heyecan olacak. Yıllardır sezon sonlarında küme düşmenin tarifsiz acısını yaşıyorduk. Şimdi, Kocaelispor’un 50 nci doğum gününde,  bir üst lige yükselmenin sevincini yaşamaya hazırlanıyoruz. Pazartesi gecesi itibariyle, Eskişehir’de hafta sonu için otellerde yer kalmamıştı. 
Ben, Metin Karan, Ahmet Küçükörs, Ahmet Kobak..Cumartesi günü akşam saatlerinde işlerimizi bitirip, Eskişehir yoluna koyulacağız. Pazar günü Eskişehir Atatürk stadında,  büyük açık tribünde,  binlerce Kocaelispor taraftarıyla içiçe olacak, umuyorum ki maçın bitiminde şampiyonluğun sevinç gözyaşlarını dökeceğiz. 

 

 

 

Bu yazı toplam 1937 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 7
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Özgür Kocaeli | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0262 331 11 11 Faks : 0262 321 21 37