1. YAZARLAR

  2. İsmet ÇİĞİT

  3. Sirmen’in herkese selamı var
İsmet ÇİĞİT

İsmet ÇİĞİT

Yazarın Tüm Yazıları >

Sirmen’in herkese selamı var

A+A-

Elbette cezaevine girip çıkan yakınlarım olmuştu. Ama geçen çarşamba gününe kadar hiç cezaevinde yatan hükümlü birini ziyaret etmemiştim.

Kocaeli siyasetinin üzerinde oynanan bütün oyunlara rağmen hala en önemli isimlerinden biri olan Sefa Sirmen, malum 24 Haziran günü, hakkında kesinleşen hapis cezası nedeniyle Savcılığa teslim oldu, cezaevine girdi. Sefa Sirmen ile hukukumuz çok farklıdır. Cezaevinde ziyaretine gidebilirdim. Ama gidemedim. O’nu cezaevi koşulları içinde görmeyi, görüş bitince orada bırakıp çıkmayı içime sindiremedim. Sirmen bir süredir sağlık sorunları nedeniyle KOÜ Tıp Fakültesi Hastanesi’nde. Salı günü, eski dost, İzmit Büyükşehir Belediyesi’nin eski Genel Sekreteri Murat Sirmen aradı; “Başkan seni soruyor. Seni görmek istiyor” dedi. Çarşamba günü için Murat Sirmen ile sözleştik. Beni gazeteden aldı, Tıp Fakültesi Hastanesi’ne Sirmen’e götürdü. Sefa Sirmen ile cezaevi koşullarında değil, hastane koşullarında görüştüm. Bu bir hükümlü ziyareti değil, bir hasta ziyaretiydi. Ama görüşmenin her anında sıkı kurallar da geçerliydi.

“AZ KALSIN ÖLÜYORDUM”

Murat Sirmen ile birlikte Tıp Fakültesi Hastanesi’ne girdik. Sefa Sirmen 3’üncü katta kardiyoloji bölümünde kalıyor. Hasta odalarından birinin kapısı önünde resmi elbiseli jandarmaları uzaktan gördüm. O odada Sefa Sirmen’in kaldığı anlaşılıyordu. Kapının önüne geldik. Sirmen, odasının açık kapısından bizi koridorda gördü. Hemen kalktı. Odada bir de jandarma astsubay var. Oda’nın kapısında cep telefonumu aldılar. Sirmen’in üzerinde beyaz bir spor tişört, altında eşofman var. Biraz kilo vermiş, ama çok sağlıklı ve zinde gördüm. Yatağının üzerinde Posta, Sözcü, Özgür Kocaeli Gazeteleri var. “Seni okuyordum” dedi. Odadan hiç ayrılmayan jandarma astsubaya beni tanıttı. Yatağının yanındaki sandalyeye oturdum. Astsubay, “Öyle röportaj falan yapmaya kalkmayın. Burada konuşulanları haber haline getirirseniz, başımız derde girer” diye uyardı. Bu nedenle Sirmen ziyaretimle ilgili izlenimleri çok dikkatli şekilde yazmam gerekiyor.

Yanımda, İzmit’in değerli büyüklerinden Hüseyin Çağlayan’ın Sefa Sirmen’e yazdığı kısa bir mektubu getirmiştim. Ama hastane odasında da olsa, bir hükümlüyle birliktesiniz. Elden bir şey alıp, veremiyorsunuz. Hüseyin Çağlayan, eski Varan Otobüsleri İşletmecisi. Kocaeli Büyükşehir Musiki Cemiyeti’nin eski efsane başkanı. Sefa Sirmen’e çok seven biri. Birkaç hafta önce bana gelmiş,  Sirmen’in hapishanede olmasından duyduğu derin üzüntüyü anlatmış, “Sen nasıl olsa O’nu görürsün. Kısa bir notta duygularımı yazdım. Bunu da Sefa kardeşime ver” demişti.

Çağlayan’ın mektubunu, elden Sefa Bey’e veremedim. Zarfı açtım, okudum. Çağlayan kısa notunda mealen şunları yazmıştı:

“-Sefa Kardeşim. Sen İzmit’in kaderini değiştiren adamsın. Hiç merak etme. Bu şehir senin hizmetlerini unutmaz. Seni yine çiçeklerle karşılayacak, bağrına basacaklardır. Sen rahat ol. Değerinden hiçbir şey kaybetmedin. Senin hizmetlerini bilenler, senin özgürlüğüne kavuşmanı hasretle kucaklaşmayı bekliyor.”

Duygulandı Sirmen, “Çok değerli insandır Hüseyin Ağabey. Sağ olsun, var olsun” dedi. Mektubu Sirmen’e veremedim. Murat Sirmen’e verdim, saklayacak.

Elbette önce sağlık sorunlarını konuştuk. Sirmen’i T Tipi Cezaevi’nden kalple ilgili sorunlar nedeniyle Tıp Fakütesi’ne getirmişler. Ama yapılan tahlillerde vücudundaki kan seviyesinin tehlike sınırlarında azaldığı saptanmış. Herhangi bir iç veya dış kanama yok. Ama kanı eksik çıkmış. 6 ünite kan verilmiş.

6’ncı ve son ünite kanın verilmesinin gecesinde, Sirmen’in ateşi 40 derecenin üzerine çıkmış. Çok ciddi enfeksiyon sorunu yaşamış. Gece hekimler seferber olmuş, Sirmen’i soğuk suya sokup yıkamışlar. “Az kalsın ölüyordum İsmet. Enfeksiyon nedeniyle ağzımın içinde yaralar çıktı. 6 gündür antibiyotik tedavisi uygulanıyor. Şimdi düzeldim. Ama antibiyotik tedavisi 12 gün sürecekmiş” dedi.

Tıp Fakültesi’nde, Rektör Prof. Dr. Hülagü, Sirmen’in sağlığı ile yakından ilgileniyor. Üzerinde bütün tıbbi tahliller uygulanmış. Şimdilik ciddi bir sorun gözükmüyor. Ama Sirmen bir süre daha hastanede kalacak.

“BÜYÜK HAKSIZLIK YAPILDI”

Sefa Sirmen, cezaevinde bütün siyasi hayatını kaleme alıyor. Yıllar önce “Hayatım İzmit” isimli bir kitabı birlikte yazmıştık. Sirmen ile Berlin’de 15 gün bir otele kapanmıştık. O anlatmış, ben derlemiştim. Güzel bir kitap ortaya çıkmıştı. Ama bu kitabın hazırlanışında Sirmen, “Ben siyasete devam ediyorum. Yanlış olur” diyerek pek çok olayla ilgili ayrıntılara girmemişti. Sirmen, “Bu kez her şeyi yazıyorum. Çok çarpıcı bir kitap olacak. Yakında derlemen için sana teslim ederim” dedi.

Morali iyi. Yüzünde o her zaman görmeye alıştığımız samimi tebessümler daim duruyor. Ama belli ki içi yaralı. Benim ziyarete gittiğim gün, Bakanlar Kurulu’nun denetimli serbestlik ile ilgili düzenlemesi açıklanmıştı. Yapılan ilk hesaplara göre, Sirmen bu yılın aralık ayı sonlarında cezasını tamamlayıp, çıkmış olacak. Ama bu umurunda değil. Sirmen, kendisine siyasi linç yapıldığını, haksızlık yapıldığını düşünüyor. “Bunları düşündükçe, içeride kalmak ağır geliyor” dedi.  Yeni bir hukuk hamlesine başladı.

Kendisi için üzülen herkese teşekkür ediyor. Birkaç kişinin kendisini bu hallere düşürmek için özel gayret gösterdiğini ve bu durumundan mutluluk duyduğunu düşünüyor. Ben yaklaşık 15 dakika yanında kaldım. Sarıldık, ayrıldık. “İsmet, bütün Kocaeli’ye bizi seven, sevmeyen herkese selamlarımı ilet. Ben kimseyi mahcup edecek, bu cezayı hak edecek bir şey yapmadım. Allah büyük. Bunlar ortaya çıkacak. Ben ödül aldığım proje yüzünden hükümlüyüm. Bana inananlar başını dik tutsun” dedi.

Jandarma astsubay ile de el sıkıştım. Kapıda bıraktığım cep telefonumu alıp, Sirmen’in odasından ayrıldım. Yıllar önce Sirmen kalp ameliyatı geçirmiş, ardından istirahat için Silivri’deki Clasis Otel’de bir süre kalmıştı. O dönemde Klasis Otel’deki Sirmen’e geçmiş olsun ziyaretine gitmiştim. Çarşamba günkü ziyaret de aslında böylesi bir hasta ziyaretiydi. 

Büyükakın’dan yeni haberler

Tatil dönüşü, Büyükşehir Belediyesi’nin devam eden işleriyle ilgili  “düşük tempo” konusunda bazı yazılar yazdım. D-100 Karayolu üzerinde Yahya Kaptan Kavşağı mevkiindeki bir türlü yapılamayan “yaya köprüsü” konusunu bir kez daha gündeme getirdim.

Beklediğim gibi, Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri, değerli dost Doç. Dr. Tahir Büyükakın aradı, “Ama sen dinlendin geldin, her gün bize çakmaya başladın” dedi.

Tahir Hoca ile Ramazan ayında, oruç kafalıyken konuşmak çok zordu. Ramazan ayındaki son konuşmamızda da tatsız üslubu nedeniyle tartışmıştık. Bu kez sesi çok daha iyi geliyordu. Şikayetlerimi, Büyükşehir müteahhitlerinin çalışma temposundaki umursamazlığı Genel Sekreter’e de anlattım. Bu arada ağzından birkaç haber de aldım.

YAYA KÖPRÜSÜ BAŞLIYOR

Tahir Büyükakın, Yahya Kaptan Kavşağı’ndaki Yaya Köprüsü’nün inşaatının başladığını söyledi. MOBESKO önündeki yaya köprüsünü Karayolları’nın yaptığını anlattı, “Karayolları kendisi köprü yaparken uymadığı kuralları, şartları bana koyuyor. Eğer sıkıntı çıkartmazlarsa, Yahya Kaptan Kavşağı’ndaki yaya köprüsünü Kurban Bayramı tatiline kadar bitireceğiz” dedi.

Yahya Kaptan Kavşağı’ndaki trafik ışıklarını kaldıracak yaya köprüsü yürüyen merdivenli olmayacak. Ama yaşlılar ve engelliler için iki tarafında asansörler bulunacak. Bu köprü yapılıp, biterse, artık bir yaya karşıdan karşıya geçecek diye Ankara-İstanbul yolu kırmızı ışıkla durmayacak.

OTOGAR KAVŞAĞI VE D-100

Büyükşehir’in başka bazı önemli projeleri daha var. Biri, Otogar Kavşağında Karayolları tarafından yapılacak köprülü kavşak. Kandıra yolu üzerinde, Özel Seymen Lisesi-Otogar bölgesinde çok büyük sıkıntı var. Karayolları bu bölgede yapılacak köprülü kavşakla ilgili projeyi hazırlamış. Büyükakın, “İnşaata başlayacaklar. Ama ben bu bölgedeki Tramvay Yolu geçişinin tamamlanması için bekletiyorum. Bir ay içinde bu köprülü kavşağın inşaatı başlar” dedi.

Büyükşehir Belediyesi’nin D-100 İzmit geçişini rahatlatacak, mevcut abuk sorunları ortadan kaldıracak bir büyük projesi daha var. Büyükakın bu konuda da şunları söyledi:

“-Bu proje büyük bir iş olacak. Yapımı sırasında ister istemez sıkıntı olacaktır. Başkan’la oturup konuştuk. İzmit içinde tramvay çalışması yüzünden zaten sıkıntı var. Bu dönemde D-100’deki işi gelecek mayıs ayına ertelemeyi uygun bulduk” dedi.

Genel Sekreter Doç. Dr. Tahir Büyükakın’dan taze haberler şimdilik bu kadar. Bizim belediye yöneticilerimizin en önemli sorunlarından biri, eleştiriye yeterince açık olmamaları. Başkan Karaosmanoğlu öyle değil. Başkan, doğru eleştiriye her zaman değer verir. Ama Genel Sekreter Büyükakın’a, Büyükşehir müteahhitlerinin bu şehrin ihtiyacı olan tempoda çalışmadıklarını, işleri gevşek yaptıklarını bir türlü anlatamıyorum. Büyükakın bu konuda bana inandığı ve denetimleri arttırdığı, müteahhitlerin üzerindeki baskıyı arttırdığı zaman bu kent için çok daha önemli hizmetler gerçekleştirmiş olacaktır.

 

 

Bu yazı toplam 2734 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
5 Yorum