1. YAZARLAR

  2. M.Zeki CANŞİ

  3. SİSTEM TIKANIKLIĞI VE DEĞİŞİM İHTİYACI
M.Zeki CANŞİ

M.Zeki CANŞİ

Yazarın Tüm Yazıları >

SİSTEM TIKANIKLIĞI VE DEĞİŞİM İHTİYACI

A+A-

Beşeri sistemler ne kadar çok itina ile hazırlanırlarsa hazırlansınlar, mutlaka tartışılmaya müsait bir yönleri bulunur. Dolayısıyla bu çerçevede hazırlanan sistemlerin eleştiriye maruz kalacakları bilinen bir gerçektir. Şu da bir hakikattir ki, bu sistemlerin içerisinde zamanın ve mekânın şartlarına en uygun olanı her daim mutlaka vardır ve ehven olan bu sistemi uyarlamak en mantıklısıdır.
İşte bu gerçekten yola çıkarak, Türkiye, geri dönülmez yeni bir dönemece girdi. Cumhuriyet tarihi ile yaşıt müesses nizamı, zamanın şartlarına uygun bir şekilde belki ilk defa değişim ve dönüşüme tabi tutuluyor. Bu çerçevede siyasi ve idari yapılanmasında radikal devrimci değişim ve dönüşüm yaşanıyor. Geldiğimiz nokta bu. Bundan sonra yapılması gereken şey, ademi merkeziyetçi yapının, yani yerinden yönetimin, mahalli idarelerin güçlenmesine halel gelmeyecek ve hatta daha da güçlendirecek tarzda merkezi yapı ile tek elden idare ederek çift başlılığı ortadan kaldırmaktır. Umarım bununla ülkemiz daha iyi noktalara gelir.
Mahalli idareler ile merkezi idare tıpkı makinanın küçük dişlileri ile büyük dişlilerinin tıkır tıkır çalışması gibi bir biriyle ahenk içerisinde olmalarıdır ki, bu da yerinde ve zamanında pratik çözümler üretir. 1980’li yıllarda rahmetli Özal ile başlayan reformist değişim ve dönüşümler Ak Parti tarafından da ehemmiyeti anlaşılıp daha ileri seviyelere taşındı. Daha önce eli-kolu bağlı belediye başkanları en ufak bir tasarrufta bulunmak için bile Ankara’daki bürokratların kapılarını aşındırmaları ciddi manada zaman ve kaynak israfına sebebiyet veriyordu. 
Demem o ki, güçlü ve müreffeh bir Türkiye’nin varlığı, güçlü mahalli idareler ile bu mahalli idareleri bir orkestra şefi gibi yöneten ve yönlendiren güçlü ve tek sesli bir Merkezi idarenin varlığı ile mümkündür. Tabi, bu tarz transformasyonlara alışmak zaman alıyor. Statükodan kopmak ve tabuları yıkmak kolay olmuyor. Tıpkı gecekondusunda mutlu ve mesut bir şekilde yaşamaya alışmış insanların kentsel dönüşüme direnmeleri gibi. 
Her zaman söylüyorum, beşeri sistemlerden % 100 memnuniyet beklemek ham hayal olur. Lakın her şeyde olduğu gibi sistemlerin de ehveni vardır. İşte bunların da en ehveni getirilmek istenen tek elden yönetim modelidir. Zira, mevcut parlamenter sistem artık ihtiyaçlara cevap verebilecek durumda değil. Pratik ve zamanında kararlar almaya elverişli değil. Mutlaka revize edilmesi gerekirdi ve onun için de yapılan işte tam da budur. 
Elbette ki, adı ne olursa olsun hiçbir sistemin hukuku baypas eden, ötekinin yaşama hakkına müdahale eden ve hukukun üstünlüğünü iğdiş eden bir alanı genişletmeye müsaade edilmemelidir. Aksine kurumların tıpkı tarağın dişlileri gibi ahenk içerisinde olmalarını beklemek herkesin hakkıdır. Adalet duygularının zedelendiği bir ortam her kes için cehennemdir. Bunda kimsenin itirazı olamaz. Zira adalet ve hukuk, bir ülkenin nirengi noktalarıdır. Bunlarda kayma olduğu zaman, hedefi tutturmak mümkün değildir. 
Şu an önümüzde bir süreç var ve bu süreci iyi değerlendirmemiz gerekir. Durum onu gösteriyor ki. Önümüzdeki ilkbaharda bir referandum söz konusu ve bu referandumla ya mevcut hantal yapıyı koruyup dört elle sarılacağız; ya da bu gömlek bize dar geliyor, ihtiyaçlara cevap vermiyor diye bu deli gömleğinden kurtulmamız lazım diyerek anayasa değişiklik paketine EVET diyeceğiz. Elbette ki, tercih milletimizin ve milletimizin kararı başımızın üstünde yeri var. Lakin, şahsen ben, değişimden yana tavrımı alacağım, EVET oyu kullanacağım ve sözümün geçtiği insanlara da bu istikamette hareket etmelerini sağlayacağım ve bu uğurda canla başla çalışacağım. Zira bu şahsi bir mesele değil; memleket meselesidir.
Sonucun, ülkemize, milletimize, tüm İslam âlemine ve insanlığa hayırlar getirmesini temenni ederim.  
                                        
 

Bu yazı toplam 1853 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yapılan yorumlardan yazarları sorumludur.