1. HABERLER

  2. GÜNDEM

  3. Siyaset de tatili hak etti
Siyaset de tatili hak etti

Siyaset de tatili hak etti

Siyaset yapanlar için, büyük bir seçim maratonunu götürmek kolay iş değil. Hem liderler, hem partilerin üst düzey yöneticileri, hem adaylar ve parti örgütlerinde görev yapanlar, aylarca çok

A+A-

Siyaset yapanlar için, büyük bir seçim maratonunu götürmek kolay iş değil. Hem liderler, hem partilerin üst düzey yöneticileri, hem adaylar ve parti örgütlerinde görev yapanlar, aylarca çok yoğun bir tempo içinde çalıştılar ailelerini ihmal ettiler. Uykusuz kaldılar. Dengesiz beslendiler.

Türkiye'de siyaset bitmez. Ama zor bir seçim maratonu tamamlandı. Yüksek Seçim Kurulu'nun kesin sonuçları açıklamasına bağlı olarak, TBMM iki hafta içersinde toplanacak, 24 ncü Dönem Milletvekilleri yemin ederek göreve resmen başlayacak.

Bu işlemin ardından AKP Genel Başkanı Erdoğan, Türkiye Cumhuriyetinin 61. hükümetini açıklayıp, güven oyuna sunacak. Daha sonra, TBMM Ekim ayı başında otomatik olarak açılmak üzere tatile girecek.

İşte bu dönemde, liderlerin, milletvekillerinin, parti örgütlerinde görev yapanların, aileleri ile birlikte mutlaka iyi bir tatil yapması gerekiyor. Zaten Başbakan Erdoğan da kısa bir tatile hazırlanıyormuş.

Ekim ayında meclisin açılması ile birlikte Türkiye'yi, Türkiye siyasetini yine çok hareketli, çok sıcak günler bekleyecek. Herkesin öncelikle şu seçim yorgunluğunu üzerinden atması lazım.

ÖSYM Başkanının alınmasını bekliyorum

Başbakan Erdoğan'a kendisi açısından çok önemli olan 12 Haziran seçimleri öncesinde bence en büyük kötülüğü ÖSYM yaptı. YGS'deki şifre skandalı, seçim öncesinin en önemli tartışma ve tepki konusuydu.

Kim ne derse desin, YGS'deki şifre skandalı, insanların midesini bulandırması, AKP'ye ve Erdoğan'a birkaç yüz bin oy ve nereden baksanız birkaç milletvekilliği kaybettirmiştir.

1 milyon 700 bin kişinin girdiği, üstelik hayati önem taşıdığını düşündüğü bir sınavın arkasından patlayan skandal, iktidar partisi için önemli darbe oldu.

ÖSYM başkanı Prof. Dr. Ali Demir, kriz sürecini çok kötü yönetti. Kamuoyu karşısına çıkıp her konuştuğunda durumu daha da kötüleştirdi. Zaten yasak gelmiş olacak ki son bir ay hiç ortalarda gözükmedi.

Skandalın izleri hâlâ silinebilmiş değil. Son olarak Diyarbakır'dan YGS'ye giren dört öğrencinin cevap kağıtlarının kayıp olduğu anlaşıldı. Bu dört öğrenci, bugün özel YGS'ye alınacak, kağıtları hemen okunacak ve başarılı olurlarsa, Pazar günü LYS'ye girecekler.

Belli ki ÖSYM'de çok ciddi sorunlar var. Uzun yıllar Türkiye'de halkın en güvendiği kurum olan ÖSYM, artık herkesin kuşku ile baktığı bir kurum hâline geldi. Bunun faturasını kurumu yönetenlere çıkartmak gerekir.

Başbakan, seçim öncesinde ÖSYM Başkanı Demir'i feda etmedi. Eleştirdi, ama kolladı. YÖK, adaletin talep ettiği soruşturma iznini çıkartmadı.

Şimdi seçim bitti. Erdoğan gibi bir siyaset adamının, bu kadar büyük hatalar yaparak başında bulunduğu kurumun güvenini sarsan bir bürokratı daha fazla koruyacağını sanmıyorum. Önümüzdeki iki hafta içinde LYS tamamlandıktan sonra, ÖSYM Başkanı Demir'in görevden alınmasını ya da en azından YÖK'ten soruşturma izninin çıkmasını ve Demir'in yargılanmasının önünün açılmasını bekliyorum.

Kütahya’daki zehirlenme olayı incelenmeli

Kütahya'nın Tavşanlı ilçesi yakınlarındaki Eti Gümüş firmasına ait maden tesisinde, seçimler öncesi bir sorun yaşanmış, maden çıkartmakta kullanılan siyanürün depolandığı havuzların taşarak içme suyu barajına karıştığı öne sürülmüştü.

Ulusal basın, olayın üzerine çok fazla gitmedi. Çünkü ulusal medya patronlarının önemli bir bölümü, madencilik alanında da faaliyet gösteriyordu, şirketleri vardı.

Siyaset olayı hafife aldı. Çevre Mühendislerinin, uzmanların uyarılarına rağmen Çevre Bakanı bölgede yaptığı açıklamalarda en küçük bir riskin bulunmadığını söyledi.

Ancak, tam seçim günü gecesi, Kütahya Tavşanlı'daki bu maden ocağına çok yakın bölgede, sadece 3 kilometre uzaklıkta bulunan Dulkadir Köyünde dört vatandaş zehirlendi. Yaşları 28-36 arasında değişen ikisi kadın dört vatandaş, hastanede tedavi görüyorlar, hayati tehlikeleri yok.

Ama eğer bu dört köylü vatandaş, kullandıkları şebeke suyundan ve bu suya karışan siyanürden zehirlenmişlerse, ortada çok ciddi bir ihmal var demektir.

Türkiye'de pek çok sektör gibi madencilik sektörü de insan hayatını umursamadan, çevreye büyük risk yaratarak faaliyet gösteriyor. Kütahya Tavşanlı'daki Eti Gümüş A. Ş'nin neden olduğu skandalın çok ciddi biçimde ve ayrıntıları ile araştırılması gerekiyor.

Bu haber toplam 1140 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yapılan yorumlardan yazarları sorumludur.