1. YAZARLAR

  2. M.Zeki CANŞİ

  3. SİYASET DİLİ YUMUŞAMAYA OLAN İHTİYAÇ
M.Zeki CANŞİ

M.Zeki CANŞİ

Yazarın Tüm Yazıları >

SİYASET DİLİ YUMUŞAMAYA OLAN İHTİYAÇ

A+A-

 Yumuşamanın ve karşılıklı hoşgörünün şiddetle ihtiyaç duyduğu alan, hiç kuşku yok ki, siyaset alanıdır. Çünkü tüm yakınlaşmalar veya zıtlaşmalar siyasi aktörler arasındaki yakınlaşma veya zıtlaşmalar neticesinde tabana kendisini hissettiriyor. Eğer tepe noktada farklı siyasi aktörler arasında bir yakınlaşma olursa, bu tabanda anında yankılanıyor ve çatışma ortamı yerini uzlaşma kültürüne bırakıyor. Aksi olduğu zamanda tabandaki yansımaları daha şedit oluyor ve sonuç kocaman bir kaos… İşte böylesi bir sıkıntının yaşanmaması için de siyaset alanının daraltılmaması ve siyasi aktörlere imkân tanınması gerekir. 
    Bakınız, yakın geçmiş tarihte, MHP Lideri Sayın Devlet Bahçeli’nin cezaevinde yatmakta olan Sayın Ahmet Türk ile ilgili insani yaklaşımı hem tabanda bir yumuşamaya sebebiyet verdi ve hem de farklı siyasi görüşe mensup da olsalar, insanların siyaseti bir kin ve nefretin malzemesi yapmaması gerektiği gerçeğini gözler önüne sermesi açısından önemli. Nitekim Sayın Ahmet Türk’ün de kendisine teşekkür etmesi ve kabul etmesi halinde kendisini ziyaret edeceğini açıklaması ayrıca önemli ve kıymetlidir.
    Değerli dostlar, geçen hafta merhum Başbakan Erbakan’ın vefatının 6.sene-i devriyesinde, başta CHP Lideri Sayın Kemal Kılıçdaroğlu olmak üzere siyasi arenada yıllarca farklı kulvarlarda birbiriyle mücadele eden siyasi aktörlerin davet edilmeleri ve merhum hakkında kürsüde hüsn-ü şehadette bulunmaları her ne kadar gündelik siyasete teşne olmalarının bir gereği de olsa, genel olarak ünsiyet adına hayra alamet şeylerdir diye düşünüyorum.  Tabi şunu da ifade etmeden geçemeyeceğim, aynı hoşgörünün davanın lideri ve toplumda karşılığı olan merhum Erbakan’ın oğlu Fatih Erbakan ile kızlarına karşı da gösterilmemiş olması da bir nakise olarak göze çarpmaktadır. Gönül arzu ederdi ki, aynı hoşgörü Sayın Fatih Erbakan’a da gösterilip davet edilseydi. 
    Keza, siyasi aktörlerin yeri cezaevleri değil; siyaset meydanları ve milli iradenin tecelligâhı meclis olmalıdır. Zira, millet ile temsilcilerinin birbirinden kopmaması ve milletin sesi olması noktasında alan açılması önem arz etmektedir. Tabi bu talep ve beklenti, salt bizim dünya görüşümüze mensup siyasi aktörler için değil; bilakis fikriyatımız ile örtüşmeyen siyasi aktörler için de hayata geçirilmesi gereken bir durum olup; ancak o zaman daha makul sonuçlar elde edilir.
    Tepe noktadaki siyasi aktörlerin nefrete dayalı söylem ve eylemleri, tabanda anında yankılanıyor ve toplumsal zıtlaşma tohumlarının ekilmesine kaynaklık teşkil ediyor. Aksi durumda, yani tepe noktadaki siyasi aktörlerin hoşgörü ve anlayışa dayalı söylem ve eylemleri de, yine anında tabanda yankı buluyor ve yerini toplumsal uzlaşma kültürüne bırakıyor. Böylesi, bir durum da daha yaşanır bir ülke olma yolunda hızlı adımlarla ilerlememize sebebiyet veriyor. 
Aynı talep ve beklentiler, İslami cemaat olduğu inancı ile Feto’ya inanarak; fakat aldanarak, salt ibadet saiki ile suça bulaşmadan ve direkt olarak organik bağı bulunmayan, kandırılmış ve bir şekilde bulaşmış; fakat bulaştığına pişman olmuş insanların da behemehâl mağduriyetleri giderilmeli ve devlete ve millete yeniden kazandırılmaları sağlanmalıdır. Böylesi bir girişim, hem adaletin tahakkuku adına zaruret ve hem de kindar bir neslin giderek bir volkan gibi nerede patlak vereceği belli olmayan bir hal almasının önü alınmış olur. 
                                        
    
    

Bu yazı toplam 1676 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yapılan yorumlardan yazarları sorumludur.
1 Yorum