1. YAZARLAR

  2. Alaettin KÖKSAL

  3. Siyaset ve siyasetçi
Alaettin KÖKSAL

Alaettin KÖKSAL

Yazarın Tüm Yazıları >

Siyaset ve siyasetçi

A+A-
Bugüne kadar siyaset ve siyasetçiler hakkında çok şeyler yazıldı.  Siyaset, yüklendiği mana itibarıyla,  bireylerin temel hak ve hürriyetine önem veren, toplumun istek ve arzularına tercüman olan insanları hukukun üstünlüğü dairesi içerisinde sevk ve idare etmektir.
Siyaset; makam, mevki, şan ve şöhretin aracı olarak kullanılmamalıdır. Siyaset; ilmi esaslar üzerine kurulmalı ülke ve dünya insanlığına mutluluk, refah ve huzur sunmalıdır. Siyaset; çıkarcıların, korkakların, egoistlerin, fırsatçıların mekânı olmamalıdır. Siyaset, bilginlerin, aydınların, mazlumların, mağdurların, topyekûn insanların güveneceği, adaletin, eşitliğin, paylaşımın sağlandığı emin bir liman olmalıdır.
Siyaseti bu şekilde görmeyip, basit bir çıkar şirketi haline çevirirsek, ülkenin yönetiminde çok önemli bir görevi ifa eden, siyasetin ve siyasetçinin kalitesini düşürmüş oluruz. Hal böyle olursa,  milletin siyasette ve siyasetçiye olan güveni sarsılır ve ümidi kırılır. Siyasetin temel kurallarını bilmeyen, gelişen ve değişen siyasi, sosyal, ekonomik ve kültürel şartları takip etmeyen bu hususlarda bilgi sahibi olmayan siyasetçiler, siyasetin kirlenmesine vesile oldukları gibi ülkenin kalkınmasına ve sosyal barışına hiçbir katkıları olmaz.
Bugün Türkiye'de siyasetin ve siyasetçinin istenildiği manada gelişmiş olduğunu hiç kimse söylemiyor. Siyasetin ve siyasetçinin kalitesini bozan sebepleri net olarak ortaya koymazsak siyasetin ve siyasetçinin kalitesini yükseltemeyiz. İyilerini tenzih ederek söylemek gerekirse, milletimizin bağrından çıkan siyasetçiler, siyaseti şahsi çıkarları için, haksız rekabet eden bir şirket gibi görmemelidirler. Ülkenin milli çıkarları doğrultusunda projeler üretmek yerine, kendinin ve partisinin menfaatlerini düşünerek, siyasi rakiplerini alt etmek için, ahlak kurallarına uymayan sözlerden sakınmalıdırlar.
Siyasi parti liderleri ve siyasetçiler, siyasi üsluba dikkat ederek sarf ettikleri cümlelerin nelere mal olacağını düşünerek sivri dilli olmakta uzak durmalıdırlar. Bu ülke insanlarının % 99 'u Müslüman olduğuna göre ve hiçbir parti lideri ve o partinin mensupları İslam dinini inkâr etmedikleri halde,  siyasi getiri olsun diyerek birbirlerini eleştirilerken kullandıkları cümlelere dikkat etmelidirler.
Halk arasında kullanılan güzel bir deyim vardır. "İmam şey yapınca cemaat ne yapar." Eski yaraları kaşıtarak siyasi gerilimlere yol açmamak için, siyasi parti liderlerinin kullandıkları İslam'a uygun olmayan maksadını aşmış cümleler sarf ettiklerinden,  halktan bazı insanlar da, bilip bilmeden, bazı siyasetçiler hakkında "Dinden dönmüş, hain, dönek" gibi iftiraya varan sorumsuz yorumlardan, ilgili kişilerin ve parti liderlerinin sorumlu olduklarını unutmamalıdırlar.
Siyasetin kalitesini yükseltmek için özetleyerek sıralayacağım şu hususları kamuoyu ile paylaşmak istiyorum.
1- Halkımız siyasi bilincini geliştirmeli, olaylara karşı objektif bakarak kararını vermelidir. Fikirsiz, düşüncesiz siyasetçilere itibar etmemelidir. Hiçbir siyasi parti ve siyasetçi tarafından istismar edilmelerine müsaade etmemelidirler.
2- Hiçbir parti dini kendi tekeline görerek siyaset yapmamalı, mensuplarının haricindeki insanları din dışı görmemelidirler. Siyasi partiler birbirlerinin yanlışlarını,  hata ve kusurlarını, günah ve sevaplarını, inkâr ve ihanetlerini İslam dininin ölçülerine bakarak eleştirilerini yapmalıdırlar.
3- Hangi mekânda, hangi makamda bulunursak bulunalım,  hangi dernek, vakıf, cemaat, sendika, tarikat ve partinin mensubu veya görevlisi olursak olalım, hiçbir zaman haksızlıklara yol açan güçlülerden yana değil, Hakkı üstün tutan, haktan ve adaletten yana tavrımızı koymalıyız.
4-  Basit menfaatlerimiz için, bazı güç sahibelerine, riyakârca tevazu göstermekten kaçınmalıyız. Ülkenin ve milletin milli menfaatlerine aykırı olan icraatlar, söz ve eylemler kimden gelirse gelsin, kim tarafından yapılırsa yapılsın, dilsiz şeytan olmama şuuruyla herkesi ikna edecek bir üslupla anlatmaktan çekinmemeliyiz.
5-  Toplumun önünde duran, vatanı ve milleti için bedel ödemeyi göze alan insanlara karşı nazik ve edepli olmalıyız. Toplumun aydınlatılmasında veya hizmetinde katkısı olmayan insanlara itibar ederken, toplumun bilgi hafızası olan insanları görmemezlikten gelmemeliyiz. Bilgili insanları bulup, milletin önüne çıkartmak suretiyle siyasetin ve siyasetçilerin kalitesine yardımcı olmalıyız.
6-  Doğru olan siyasi görüş ve düşüncelerimize, İslami hassasiyetlerimize her zeminde sahip çıkarak bulunduğunuz toplumu aydınlatmaya çalışmalıyız. Yüce Allahtan başka hiçbir kula boyun eğmeden başkalarının da boyun eğmesine de müsaade etmemeliyiz. Haksız saldırılar ve tenkitlere karşı duygusal olmadan, hak edene hakkını vermek için zaman ilaçtır diyerek, vatan millet adına, sabır limanına sığınmayı ihmal etmemeliyiz.
Sonuç olarak,  siyasetçi attığı taşın nereye düşeceğinin hesabını yapmalı, bastığı zemini iyi tanımalıdır. Siyaset bedel isteyen bir meslek, siyasetçi bedel ödeyen insan demektir. Siyaset yapmak isteyenlerin bir yanında bilgi küpü, diğer yanında sabır küpü olmalıdır. Fikirsiz, sabırsız siyasetçiler, siyasi muarızlarının oyuncağı olmaktan kurtulamazlar.  Kalın sağlıcakla.
Bu yazı toplam 284 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum