• BIST 89.809
  • Altın 145,306
  • Dolar 3,6167
  • Euro 3,9083
  • Kocaeli 6 °C

Siyasetçi değilim; arkadan konuşmuyorum

İsmet ÇİĞİT

Büyükşehir Belediye Başkanı İbrahim Karaosmanoğlu’nun kişiliğine, insanlığına olan saygımı, sevgimi, güvenimi, her fırsatta açıkça ifade etmişimdir. İçim rahat. Yuvacık Belediye Başkanlığı döneminden buyana tanışıyoruz. Bir tek gün, kendisinden şahsım için bir şey istemedim. 
Benden, 4-5 yaş büyüktür Sayın Başkan.. Bilirim, O da beni sever, güvenir. Son zamanlarda yine sık sık Büyükşehir’in başlayıp bitmeyen işlerini, bir türlü yapamadıklarını bu sütunlarda bir hayli eleştirdim. Karaosmanoğlu, haksız bulduğu her eleştiride açar. Açıklama yapar. “O yazdığın öyle değil, böyle” der. Aramızda bu hukuk, yıllar içinde oluşmuştu.
Bu defa,  özellikle trafikle ilgili eleştirilerimin ardından uzun süredir aramamıştı. Geçen gün, “Başkan şöyle bir oturup, sohbet etmek istiyor” diye haber geldi. Başım üstüne.. 
Cumartesi günü saat 14.00’de Sekapark Otel’de Başkanla oturup, konuşacağız.
………..
Randevu saatinden 5 dakika önce gittim. Başkan tam zamanında geldi. Yüzünde, her zamanki dost ve samimi tebessüm. Sarıldık. Sekapark Otel’de “Sigara içilebilir” dışarı bölümde oturduk. Karaosmanoğlu’nun yanında kendimi rahat hissederim. Malum, Başkan muhalefet partilerini ziyaret ediyor. Görüşmeler basına yansıyor. MHP İl Başkanı, CHP İl Başkanı Karaosmanoğlu’nun arkasından atıp tutuyorlar da, yüz yüze geldiklerinde İl Başkanları, “Aman efendim, sepet efendim. Siz ne kadar başarılısınız. Ne güzel işle yapıyorsunuz. Sizi çok takdir ediyoruz” diye methiyeler düzüyorlar. 
Ben siyasetçi değilim. Büyükşehir Belediye Başkanı’ndan haber dışında bir beklentim de yok. Başbaşa görüşmemizde de yine Büyükşehir’in bu kentteki hizmetleri ve hizmet anlayışı konusunda aklıma gelen her eleştiriyi, her yanlışı söyledim.


METRO METRO METRO
Başkan Karaosmanoğlu ile sohbete başladığımızda ilk sözüm şu oldu:
“Sayın Başkan, son dönemde olmanın bir rehaveti mi var?. Sanki biraz kendinizi işlerden çektiniz gibi bir his uyanıyor. 2019’da yerinizi kime bırakacaksınız?” 
Karaosmanoğlu, bu sözüme itiraz etti:
“-Bak, ben bir işi yarın bırakacak olsam, bugün elimden gelenin en iyisini yapmaya çalışırım. 2019’da bırakacağımı kim söylüyor. Dur bakalım hele. Bu konulara şimdiden hiç girmeyelim. 2019 ‘a sağlıkla varalım da o zaman konuşuruz.”
Bu arada, masaya mercimek çorbası, salata geliyor. Başkan ısrarla “Balık yiyeceğiz” dedi. Çiftlik mahsulü, flato Levrek geldi. Kömürde çok kıvamında pişirilmiş. Kültür balığı pek yemem. Başkan yumuldu, ben de yedim. Balıklar geldiğinde “Ne içeriz” diye sordu. Vakit henüz gündüz. Bu toplantıdan sonra işe dönecek, gazete yapacağım. Akşam olsa, sonrasında iş olmasa, çok rahat “Bana bir duble rakı” derdim. Başkan’ın karşısında oturup rakı-balık yaptığım çoktur. Başkasının işine, hayatına gerçekten karışmaz. Bu defa “Şalgam” dedim, “Acılı olsun”. Başkan da kendisi için aynı şeyi istedi. Sekapark Otel’de önümüze gelen balık, gerçekten mükemmeldi. Hiç bu kadar lezzetli kültür balığı yemediğimi söyleyebilirim. 
Mevzuya daldık. Karaosmanoığlu’nun 2019’a kadar olan dönem için kendisini odakladığı en büyük proje Metro. Proje ihaleleri tamamlanmış. Metro’ya Gebze’den başlayacak. Körfez’e gelinecek. Daha sonra Körfez’den Cengiz Topel’e ikinci etap olacak. “2019’a kadar mutlaka başlayacağız. Bu şehre Metro’yu mutlaka kazandırmamız lazım” dedi. Bu konuda kararlı. Keşke şu İzmit’i perişan eden tramvay projesi yerine, en baştan şu Metro işine girseydik. 
 

ÇÖP FABRİKASI: KÖRFEZ-DERİNCE ARASI
Karaosmanoğlu’nu çok tartışılan “Çöp Fabrikası” konusu da sordum. “Mutlaka yapmak zorundayız. Çöp arıtma tesisi bir ihtiyaç. Kesinlikle çevresini kirletmeyecek, enerji üretecek bir tesis yapılacak” dedi.
“Nereye” diye sordum. Anlattı:
“-Bir ucu Dilovası’nda, diğer ucu Alikahya’da olan bir Hilal düşün. İşte bu hilalin üzerinde Orman’dan tahsis edilecek en uygun alana yapacağız. Körfez ile Derince arasındaki bölge en uygun alan gibi görünüyor. “
Karaosmanoğlu, çevreye verdiği önemi bu arada bir kez daha vurguladı.  Halen, Büyükşehir Belediyesi İSU Genel Müdürlüğü tarafından işletilen arıtma tesislerinden çıkan çamurun bertarafı önemli bir sorun. İSU bu çamurları, yakılması için Nuh Çimento’ya veriyor. Geçen yıl 10 milyon TL para ödenmiş. Şimdi,  çamur yakma tesisini Büyükşehir kuracak. Kullar arıtması bölgesinde uygun yer bulunduğunu söyledi. Tesis yapılacak. Büyükşehir, arıtma tesisi çamurlarının imhası için para ödemeyecek. Ayrıca, bu tesisten enerji elde edilecek.”
 

YÜRÜYÜŞ YOLU’NA YENİ AYDINLATMA SİSTEMİ
Biz balıkları, şalgamı bitirdik. Ortaya meyve gelirken, Başkanlık Danışmanı Ömer Polat, Genel Sekreter Tahir Büyükakın, Genel Sekreter Yardımcısı Gökmen Mengüç muhabbete katıldılar. Yani, kent adına hesap sorulacak bütün adamlarla birlikteyim. 
“Şehir Merkezi, Yürüyüş Yolu bile kapkaranlık. Bu kadar basit bir iş aylardır çözülemedi” dedim. Başkan, “İsmet haklı” dedi. Mengüç anlattı:
“-Bu sorunu kökten çözeceğiz. Yeni, alternatifli proje çalışması başlattık. Yürüyüş Yolu üzerindeki bütün aydınlatma sistemi yenilenecek. Dekoratif armatürler alacağız. Başkan projeyi onayladıktan sonra hemen harekete geçeceğiz. Önümüzdeki sonbahar,  Yürüyüş Yolu, şehir merkezi pırıl pırıl olacak.”
Başkan lafa girdi; “Mevcut armatörleri sökünce ziyan etmeyin. İhtiyacı olan bir yere verin. Kullansınlar” dedi. 
 

BENİM BARCILARIMA BİR YER BULUN
Artık Sekapark Otel’in terasındaki masada, tamamen kentin meselelerini konuşuyoruz. Ben eleştiriyorum. Başlanan işin bitmediğini,  D-100 üzerindeki Symbol Köprülü Kavşağının yanlış olduğunu,  bu şehirde artık evimle işim arasında gidip gelemez olduğumu anlatıyorum. Genel Sekreter itiraz etti:
“-Şimdi yine şantiyede toplantıdan geliyorum. Sürekli müteahhitlerin üzerindeyiz. Çalışmaların yavaş olduğuna katılmıyorum. İnsan kalitesi ile ilgili sıkıntıları hepimiz yaşıyoruz. Ama eleştirdiğin gibi bir durum yok.”
Başkan lafa girdi:
“-Bakın beyler” dedi. “İsmet Bey şehrin bir insanı. Gördüğü sıkıntıları, aksaklıkları anlatıyor. O müşteri, biz dükkan sahibiyiz. Müşteri her zaman haklıdır. İyi dinleyin, söylediklerini dikkate alın.”
Tabii, benim omuzlarım biraz daha kabardı. Yahya Kaptan yan yoldaki inşaatın çok yavaş gittiğini, müteahhidin çalışmadığını, Kentsa kavşağına giden yan yol üzerindeki basit bir kaldırım işinde, sadece ak sakallı bir ihtiyar işçinin tek başına çalıştığını,  haflardır buradaki işin bitmediğini anlattım. Başkan not aldırdı. Bakacaklar.
Sonra, Başkan’a döndüm, konuyu değiştirdim:
“Başkanım; şu Barlar Sokağı esnaflarının sesine kulak verseniz. Onları tramvay geliyor diye bulundukları yerden söküp atamazsınız. Uygun bir yerde yeni bir Barlar Sokağı yapsanız. Bu şehirde buna da ihtiyaç var.”
Karaosmanoğlu, belli ki benden gelebilecek böyle bir soruya hazırlıklıydı. Anlattı:
“-Ben o arkadaşlarla oturup, konuştum.  5-6 dönümlük uygun bir yer bulmalarını istedim. Ben kalkıp kimseye yer veremem. Bulsunlar yeri göstersinler. İmar durumunu hazırlatayım. Onlara bazı avantajlar da sağlarım. Çok şık,  çok güvenli bir Barlar Sokağı yaparız. Ama araziyi ben vereyim, inşaatı ben yapayım, böyle bir şey yok.” 
Outlet Center arkasını, Fuar merkezi arkasını önerdim. Yeni yapılan Stat çevresini söyledim, “Maça gitmeden iki duble atar, öyle giderdik” dedim. 
Outlet arkası bölgesinde  mülkiyet sorunu olduğunu, hak sahiplerinin mahkemede olduğunu anlattı. Durhasan çevresindeki alanlarda Hayvan Pazarı yapıldığını söyledi. “Bulsunlar uygun araziyi, yapsınlar projelerini. Her türlü desteği vereceğim” diye tekrarladı. 
 

ESKİ CEZAEVİ ALANINDAKİ OKULLAR
Sohbet sırasında, geçen kasım ayında yıkılan Yenimahalle’deki C Tipi eski cezaevi binası yerinde yapılacak okul inşaatları da masaya geldi. “Bakın, bu konuda da çok zaman kaybediliyor. O okullar biran önce yapılmalı ki, İzmit rahatlasın” dedim. Başkan, adamlarına bu konuyu sordu. Mengüç, “Efendim. Nuh Çimento yıkılan binanın alanında kalan temel kalıntılarının Valilik veya Büyükşehir tarafından sökülmesini, arazinin temiz teslim edilmesini istiyor. Bu konuda takıldık” dedi. 
Kızdı Karaosmanoğlu, telefonunu çıkarttı. Nuh Çimento Yönetim Kurulu Başkanı Tevfik Bilgin’i aradı. Telefonun sesi de açık. Dinliyoruz:
“-Tevfik Bey. Bu eski cezaevi alanında büyük bir yatırım yapacaksınız. Konu, temel kalıntılarına takılıp kalmış. Siz makineleri gönderin, kalan bölümü temizleyin. Ben de sizden o bölgeden çıkacak hafriyatın dökümü için para almayayım. O kadar yatırım yapacaksınız. Bu kadar küçük mesele için iş uzamasın.” 
Telefonda Nuh Çimento Yönetim Kurulu Başkanı’nın, “Tamam Başkanım. Hemen halledeceğiz” dediğini ben duydum. 


TRAMVAY OKULLARA KADAR UZAYACAK
Tabii, en çok tartışılan konu hep tramvay konusu oldu. Genel Sekreter Büyükakın, Yahya Kaptan bölgesinde döşenin ray uzunluğunun 200 metreye yaklaştığını söyledi. Mayıs sonunda Yahya Kaptan’dan tamamen çıkılacağını anlattı. “Şu tramvayı, batı terminalinde bitirmeyin. Hiç değilse Seka Devlet Hastanesi’ne kadar uzatın. Kartepe’den, Başiskele’den gelen, hastaneye gidecek olan vatandaş, ikinci bir vasıtaya binmek zorunda kalmasın.” 
Başkan söze girdi:
“-Zaten öyle olacak. Sadece Seka Devlet Hastanesi’ne kadar değil.  Yenimahalle’deki okullar bölgesine kadar tramvay hattı uzatılacak. Zaten, ray siparişi de buna göre verildi. Mevcut ihale koşulları içinde mesafeyi uzatmayı düşünüyoruz. Seka Devlet’in önünden,  okulların bölgesine kadar da tramvay gidecek. “
Sanırım bu yeni ve güzel bir haber. 


19 PLAJDAN 16’INA  (A) BELGESİ
Başkan fiziksel olarak da zihinsel olarak da çok formda. Yediğine, içtiğine dikkat ettiği kadar, kendisine hiçbir şeyi stres yapmıyor. Bol bol yürüyor, spor yapıyor. Şimdi yaz sezonunda da bol bol yüzecek. 
Belediye yöneticileri Halk Sağlığı’nın yeni bir raporunu masaya koydu. İlimizde, Karadeniz kıyıları ve Körfez kıyılarında toplam 19 plaj yeri var. Şimdiden su analizleri yapılmış.  Geçen yıl, 19 plaj alanından 9’unda (A), 6’sında (B), 4’ünde (C) raporu varmış. (A) raporu çok temiz, (B) raporu, denize girilebilir, sakınca yok, (C) raporu  “Burada denize girmesen iyi olur” manasında. 
Bu yıl yapılan su analizleri sonunda 19 plaj yerinden 16’sı için (A) belgesi, 3’ü için (B) belgesi verilmiş. Yani plajların hepsinde denize girilebilecek. 
Vapur seferlerinin çok aksadığını söyledim. Genel Sekreter’e, “İsmet, vapurların düzgün çalışmadığını söylüyor. Bu konuyu inceleyin. Basit mazeretlerle seferler iptal ediliyor mu, bana rapor verin” dedi. 
Geçen yaz bir türlü fırsat olmamıştı. Umarım, bu yaz  Başkan’la birkaç kez yüzmeye de gideriz. O bana Sekapark’ta kültür Levreği yedirdi. Ben, Karamürsel Plajı’na gidersek, Başkan’a Coşkun’da “Dil şiş” sözü verdim. 
Büyükşehir Belediye Başkanı Karaosmanoğlu ile cumartesi günü gerçekleşen 2 saatlik sohbetin içeriği tamamen budur.

Bu yazı toplam 115676 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 2
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÖNE ÇIKAN MARKALARIMIZ
    • TUANA EVLERİ 2. ETAP'TA YÜZDE 5 İNDİRİM
    • ROMATEM Kocaeli Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi
    • Özgür Kocaeli mobil uygulamamız yayında
    1/20
    Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Özgür Kocaeli | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0262 331 11 11 Faks : 0262 321 21 37