1. HABERLER

  2. MEKTUP

  3. Siyasetçi kadar, gazeteci de dürüst ve namuslu olmalıdır
Siyasetçi kadar, gazeteci de dürüst ve namuslu olmalıdır

Siyasetçi kadar, gazeteci de dürüst ve namuslu olmalıdır

Emin olun, bu yazıyı yazmadan önce kendi nefsimle çok mücadele ettim. Artık yaş kemale erdi. Kavgadan itiş-kakıştan uzak durmayı, üstüme vazife olmayan şeylere girmemeyi tercih ediyorum.

A+A-

Ama dayanamadım. Birinin bu şehirde meslek adına doğruları yazması gerekiyorsa, bu görevin bana düştüğünü biliyorum. Bir bakıma üzerime düşen görevi yerine getiriyorum.
………………………
Ben sütten çıkmış ak kaşık değilim. Toplumun bir bölümünün yadırgadığı, onlara ters gelen alışkanlıklarım vardır. Hakkımda “Pokerci” diyebilirler, “Rakı içer, sigara içer” diyebilirler. Ama gazetecilik mesleğinin ilkelerine, ahlakına uymak konusunda büyük titizlik gösteririm. Ben birilerinin hakkında yazıyorsam, önce ben temiz olmalıyım. 
Son yıllarda gazetecilik mesleğini de tam anlamıyla içime siner şekilde yapamadığımı her fırsatta zaten kendim söylüyorum. Bazen ortama uymak, nabza göre şerbet vermek zorunda kaldığım da olabiliyor. Tam bağımsız olsam, neler neler yazarım diye de aklımdan geçiriyorum. 
Ama ahlaksız değilim. Namussuz, dolandırıcı değilim. Hakkımda açılmış dolandırıcılık davası, sahtekarlık davası yok. Allaha şükür şimdiye kadar birilerine ödemediğim borçlar nedeniyle evime haciz gelmişliği yok. Sokakta karşılaştığım herkese selam verebiliyor, gözünün içine bakabiliyorum. 
…………………..
Dürüstlük, kimseyi dolandırmamak, kimsenin hakkını çalmamak, şu veya bu mesleğin değil, bütün insanların taşıması gereken asgari ortak değerlerdir. 
Bu kentte siyaset de çok çirkinleşti, gazetecilik mesleği de yoldan çıktı. Özellikle siyasetçilerin ve gazetecilik yapanların çok düzgün olması gerekiyor. 
Bu kentte bir dönem Güngör Arslan günah keçisi ilan edildi. Özellikle ilimizdeki bir belediye başkanı, kendi kirli çamaşırlarını ortaya koyduğu için, elindeki siyasi gücü kullanarak Güngör’ü köşeye sıkıştırdı.  Hala benim arkadaşımdır. Hala görüştüğümüzde kucaklaşırız Güngör’le. Çünkü namussuz adam değildir. Kimseyi dolandırmamıştır. Korkak birileri gidip Güngör’ün eline paraları saymış, sonra arkasından konuşmuştur. 
Bu şehirde asıl FETÖ’cü olduğu bilinenler, Güngör’ün üzerine FETÖ’cü yaftası yapıştırmış; adamı bu kentten silip atmaya çalışmıştır. Güngör gazeteci olarak hatalar yaptı. Herkesi kendine düşman, birkaç çürük adamı dost kabul etti. Faturasını hak ettiğinden çok daha ağır ödedi. 
………………….
Bu kentte Güngör Arslan’dan çok daha tehlikeli, sinsi ve herkesin maşası olabilecek tipte gazeteciler var. Bir dönem herkese FETÖ’cü diyen, asıl kendisi FETÖ’cü olan birilerinin kayığına binmiş, herkese saldırıyor. 
İnsanlara mal varlığını soruyor. İnsanların ticari olarak zor duruma düşmesinden büyük memnunluk duyarak manşetler atıyor. Sözde muhalif kesilmiş, meydanı boş bulduğunu sanarak sözüm ola gazetecilik yapıyor. 
“Dinime küfreden Müslüman olacak” diye bir laf vardır. Bu kişinin yazdıklarını elimde belge olursa, ben yazabilirim. Demokrat’ta Adem Turgut, Çağdaş’ta Sadun Abi yazabilir. 
Bu adama birileri sormalı: Sen kaç kişiyi dolandırdın?
En yakınındaki insanları nasıl kazıkladın? 
Ağır Ceza’da kaç tane davan, İcra’da kaç tane dosyan var?
Yıllar önce kime 300 bin TL’lik sahte senet verdin de bütün mallarının üzerine bu kişinin icra koyup, seni kurtarmasını sağladın?
Senin mal varlığın, sıradan bir noter tercümanı ve öğretmenken geçtiğimiz yıllarda sahtekarlık yapana kadar olan dönemde nasıl ve ne kadar arttı?
Bankalarla, finans çevreleri ile çalışabiliyor musun?
Sokakta yürürken kaç kişi yüzüne tükürüyor?
Senden alacaklı kaç kişi bugüne kadar seni tekme tokat dövdü?
Evine kaç defa icra memurları geldi de, bir kısmını ağlayarak, bir kısmını tehdit ederek geri gönderdin? 
Toplum içine çıkabiliyor musun? Bir dönemler sana “Abi “ diyerek etrafında dolaşan insanların şimdi yüzüne bakabiliyor musun?
Üzerinde +1 TL hesap, küçücük bir mal varlığı bıraktın mı?
Sözde bir zamanlar Holding patronu oldun da, o holdingin içini boşaltıp, kendi en yakın arkadaşlarını nasıl kazıkladın? 
………………….
Daha sorabileceğim çok fazla soru, ortaya koyabileceğim pekçok belge var. Zaten bir süre sonra kimlerin ne hale geldiğini bu şehir görecektir. Emin olun kenti, okurlarımı bu tartışmaların içine çekmek istemiyorum. 
Ama ortada çok büyük yalan, çok büyük dolandırıcılık ve sahtekarlık var. Bu şehirde herkes bunu bilsin istiyorum. Şimdilerde menfaatleri gereği bu sözde, dolandırıcı gazeteciye yakın duranları da uyarıyorum. Pislik üzerinize sıçramadan kendinizi kurtarın. Sonra çok pişman olursunuz. Bu kentte bu konuda çok fazla örnek bulunuyor. 
Saygılar, sevgiler, iyi haftalar dilerim.

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yapılan yorumlardan yazarları sorumludur.