1. YAZARLAR

  2. M.Zeki CANŞİ

  3. SİYASETTE İNCE HESAP!
M.Zeki CANŞİ

M.Zeki CANŞİ

Yazarın Tüm Yazıları >

SİYASETTE İNCE HESAP!

A+A-

Cumhurbaşkanı adaylarının belirlenmesiyle birlikte, siyaset yeni bir dönemece girdi. Sır gibi saklanan CHP’nin adayının Sayın Muharrem İnce olarak açıklanması, kendilerinin ifade ettikleri gibi hiç te şaşırtıcı ve de iktidarı sarsıcı ve endişeye sevk edici olmadı. Son aday Sayın Muharrem İnce’nin açıklanmasından sonra ciddi bir hareketlilik yaşandı. Sayın İnce’nin; Sayın Akşener, Sayın Karamollaoğlu, ardından cezaevinde yatan HDP’nin adayı Sayın Demirtaş’ı ziyaretinin akabinde Sayın cumhurbaşkanından randevu talep etmesi ve randevusuna olumlu cevap verilmekle birlikte, Sayın Erdoğan ile görüşmesi, siyasette olumlu bir havanın esmesine vesile oldu. Doğru olan da budur. Bu insanlar her ne kadar bir birlerinin rakibi iseler de, bir birlerinin düşmanı değiller. 
Sayın İnce’nin bu ince çıkışları her ne kadar siyasetin yumuşamasına vesile olmuş ise de, aslında ince bir siyasi manevrayı da uhdesinde barındırıyor. Özellikle Sayın Demirtaş’ın salıverilmesine ilişkin çıkışları, ikinci tura kalması halinde Kürt oylarını safına çekmeye yönelik bir hareket olduğu hemen hemen herkes tarafından dillendirilmektedir. Her ne olursa olsun, bu hareket stratejik olarak doğru bir hamle olduğu söylenebilir… Mütedeyyin Kürtleri istisna kabul edecek olursak, temelde HDP’li Kürtlerin Sayın Demirtaş’ın olmaması halinde, eğer kalırsa ikinci turda Sayın İnce’ye doğru bir yöneliş sergileyebilecekleri tahmin ediliyor. Bunu bilen Sayın İnce, Hakkâri’den işe başlaması boşuna değil; pek manidar!
Sayın İnce, Sayın Akşener’den başlayarak, Sayın Karamollaoğlu ile devam eden ve Sayın Erdoğan ile biten görüşmeleri ile de, kampanya boyunca şimşekleri üzerine çekmemek ve annesinin Rizeli oluşunu ifade ederek iki mesajı birden vermiştir. Birincisi, Rizelilerin oylarına talipli olmak, ikincisi ise, ikinci turda şayet kendisi değil de, Akşener veya bir başkası kalırsa, rotayı bir yönüyle hemşerisi sayılabilecek Sayın Erdoğan’a doğru çevirebileceğinin ince sinyallerini verdiğini düşünüyorum. Tabi, bu bir tahmin ve bu tahmin bana aittir. 
Diğer yandan Sayın Demirtaş’ın salıverilmesi ve böylece seçime gidilmesi, barış havası esmesine vesile olabileceği dillendiriliyor. Bu durum, hem Kürt siyasal hareketinin sisteme entegre olmasına yardımcı olacağı ve hem de, olası ikinci turda oyların kahir ekseriyetinin Sayın Erdoğan’a doğru evirilebileceği istikametinde görüş ve düşünceler kimi çevreler tarafından dillendirilmektedir. Tutukluluk halinin devamında ise, mağduriyet ve mazlumiyetin belirgin hale geleceği, bu sefer mütedeyyin Kürtlerden de hatırı sayılır miktarda oyların Sayın Demirtaş’a, ikinci turda da Sayın İnce’ye yönelebileceği söyleniyor.
SP lideri Sayın Temel Karamollaoğlu’nun Sayın Selahattin Demirtaş’ın salıverilmesine yönelik söylemleri de temelde iki umdeyi uhdesinde barındırıyor. Birincisi, insani refleks ile yaklaşım, ikincisi ise, doğu ve güneydoğu Anadolu bölgesi ile birlikte batıda yaşayan tüm Kürtlerin Ak Parti’ye gidecek olan oyların kendisine doğru yönelmesini sağlamak. Durum onu gösteriyor ki, Sayın İnce ile Sayın Karamollaoğlu, Kürtlerin oylarına fena halde göz dikmişler ve buna ilişkin stratejilerini bunun üzerine bina etmişler. Sayın Akşener ise, buna ilişkin bir beklentisinin olmayışından olsa gerek, konuya dair herhangi bir girişimi gözlemlenmemektedir. 
Ak Parti ise, kanaatimce bu işin getirisini-götürüsünü hesap etmekle beraber, Sayın Demirtaş’ı salıvermekle siyasi partneri MHP’nin takınacağı tavırdan pek emin olmadığı, buna ilişkin olası bir hamlenin tıpkı Sayın Ahmet Türk’ün salıverilmesi olayında olduğu gibi, yine Sayın Bahçeli’den gelmesini bekledikleri düşünülebilir. Eğer Ak Parti re’sen böyle bir girişimde bulunursa, aralarındaki ittifakın bozulacağından korkuyor olmasını düşünmek gayet doğaldır. Zira, bu güne kadarki MHP’nin çıkışlarına ilişkin uygulamalar bunu gösteriyor. Şayet Ak Parti siyasi partneri MHP’yi ikna edip inisiyatif alarak bu işi kotarırsa, hem İnce’nin ve hem Karamollaoğlu’nun konuya ilişkin hesaplarını alt-üst edebileceği gibi, hem de MHP’nin Kürtler nezdindeki negatif imajını pozitife çevirebilir. Yani böylesi bir durum, hem Ak Parti’ye ve hem de siyasi partneri MHP’ye ciddi puan kazandırabilir.  
HDP ise, tüm hesaplarını tutuklu eş genel başkanları Sayın Selahattin Demirtaş üzerine yapmış vaziyetteler. Şayet Sayın Demirtaş’ın tutukluluk hali devam ederse, politikalarını mağduriyet üzerine bina edecekler ve Kürtleri bu çerçevede dayanışmaya davet edecekler. Bununla da ciddi bir başarı elde edip oy toplayabilecekleri tahmin edilmektedir. Şayet Sayın Demirtaş salıverilirse, o vakit kendisiyle birlikte Kürtlerin yoğun olduğu bölgelere gidip yine mağduriyetlerinden bahisle, fakat bu sefer daha mağrur bir şekilde seçmenlerinin karşısına çıkıp hiç değilse ilk turda ciddi bir ivme yakalamayı hedefleyeceklerdir.  
Diğer ufak partilere gelince, onların konuya ilişkin bir gücü ve hükmü olmadığından, bir söz söylemelerinin karşılığı yoktur diye düşünüyorum. 
Ezcümle, olağanüstü bir durum olmazsa, her halükârda ilk turda Sayın Erdoğan ipi göğüsleyecek gibi görünüyor. Ama bu seçimdir, halkın ne yapacağı hiç belli olmaz. Onun için Ak Parti çok çalışmalı ve işini kışa göre tutmalı ki, bahar çıksa bahtına olsun. 
“Görelim Mevla’m neyler, neylerse güzel eyler”
M. Zeki CANŞİ

Bu yazı toplam 891 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.