• BIST 83.067
  • Altın 146,530
  • Dolar 3,7912
  • Euro 4,0490
  • Kocaeli 2 °C

Siyasette tutarlı olmak gerekir

Siyasette tutarlı olmak gerekir
Siyasette güven vermek, söylenenle yapılanların birbirleriyle uyumuna bağlıdır.

Söyledikleriniz yaptıklarınızla örtüşmüyorsa, birbirini tamamlamıyorsa inandırıcılığı kalmaz.

“Kardeşim sen ne demiştin, ne yapıyorsun?” manasında “Bu ne perhiz ne lahana turşusu” şeklindeki sözlerin sürekli hedefi olursunuz.

CHP Kocaeli İl Başkanı Cengiz Sarıbay ile İzmit İlçe Başkanı Mehmet Ümit Küçükkaya’ya bu yönde eleştirilerim olacak.

Türk siyasetinde iktidar ve muhalefeti yan yana getiren ender görüntü, 15 Temmuz darbe girişimi sonrası İstanbul'daki tarihi Yenikapı Mitingi’nde yaşanmıştı.

Kurtuluş Savaşı’ndaki gibi bizleri milli ruh etrafında birleştiren bu romantik havanın bozulmasında kimin ne kadar payı var tartışabiliriz.

Ama bir gerçek var ki; CHP İzmit İlçe Başkanı Mehmet Ümit Küçükkaya en başından itibaren, her şey ılımlı gittiği dönemde bile iktidarı en acımasız şekilde hedef alıyordu. Zaman zaman partisinin tersi istikametinde yol almasına rağmen hiç hız kesmiyordu.

Küçükkaya’nın bu tavrı aslında yeni değildi.

Siyasette kendine yer edinme çabası mıdır, yoksa huyu mu böyledir bilinmez, Yenikapı’dan önce de iktidara yönelik çoğu ispata bile ihtiyaç duyulmadan en sert ithamları sıralayabiliyordu.

Böylesine muhalif olan, yeri geldiğinde olayı kişiselleştirip ilimizdeki temsilcilerini isim vererek zan altında bırakmaktan çekinmeyen Küçükkaya, geçen hafta nikahına aynı kişileri davet etti. Toplum önünde yerden yere vurduğu insanları en özel anında yanında görmekten çekinmedi. Bana çok ilginç geldi.

CHP’de örgüt üyelerini yöneticilerle bir araya getiren güzel bir etkinlik devam ediyor. Geçmişte bir televizyon programı vardı “Siyaset Meydanı” diye. Orada olduğu gibi, CHP’liler de partisine oy veren seçmene, “Ne düşünüyorsun?” diye soruyor. Serbest kürsüde herkes fikrini, düşüncelerini açıklıyor.

Bu toplantıların birkaçına CHP Kocaeli İl Başkanı Cengiz Sarıbay da katıldı. Orada, örgüt üyeleri karşısındaki sert eleştirileri dikkat çekiciydi.

Aslında Sayın Sarıbay’ın alışık olmadığımız tarzdaki bu söylemlerini ilk duyduğumda inanmak istemedim. Abartılı yazılmıştır diye düşündüm ama birkaç yerde birden aynı ifadeleri okudum.

FETÖ operasyonlarıyla ilgili eleştirisinde AK Partili yöneticilere, “Beraber ıslandınız bu yağmurda” şeklinde, bence bu örgütle amansız mücadeleyi zedeleyecek ağır bir ithamda bulunmuştu.

FETÖ’nün geçmişte birçok parti içine sızma çabası olduğu herkes tarafından biliniyordu. En son eski başbakanlardan Mesut Yılmaz’ın Hürriyet Gazetesi’ndeki röportajında “DSP lideri merhum Bülent Ecevit hayatta olsaydı, Cumhurbaşkanı gibi pişmanım derdi” sözleri her şeyi özetlemiyor mu?

Ayrıca 7 Haziran ve 1 Kasım Seçimleri’nde AK Parti’den intikam için kendilerine yaklaşan FETÖ'nün abileri ve ablalarına CHP’den ses çıkaran olmuş muydu?

Buna rağmen Sarıbay gibi ılımlı bir politikacının böyle bir çıkış yapması, “Tamam, iktidar ile muhalefet arasında köprüler atıldı, artık bir araya gelemezler, seçim startı erken verildi” dedirten cinstendi. Ama ertesi gün, il başkanları toplantısında Sayın Sarıbay’ı AK Parti İl Başkanı Şemsettin Ceyhan’la yine omuz omuza gördük.

Siyasette karşı görüşlerin yan yana gelmesi, aynı masada tartışabilmesi önemli. Hiç kimseye, yakaladığınızda rakibinizin gözünü çıkarın da demiyorum.

Mahalle baskısı altında siyaset yapmak mutlaka zordur.

Ama Sayın Sarıbay, zaten üzerine yakışmayan bu belden aşağı vuran çıkışlar yerine artık daha akılcı ve yol gösteren söylemler üretse iyi olmaz mı? Ya da bunu yapamıyorsa; salonda partililere karşı söylediklerini, yan yana geldiğinde iktidar temsilcilerine karşı da savunmaya devam etmesi gerekmez mi?

Küçükkaya da aynı şekilde, en özel anında yanında olmasından çekinmediği insanlara karşı artık daha olgun eleştiriler yapmalı. Veya aralarındaki ilişkiyi belli mesafede tutmalı.

Kalıcı ve inandırıcı siyasette bu hususların önemli olduğunu düşünüyorum. Kaldı ki, son toplantıdan sonra bazı ifadelerin yumuşadığını da gördük. En azından bu ortam devam etmeli, söylemlerin de yumuşadığı bir dönem başlamalı.

Bu haber toplam 1295 defa okunmuştur
  • Yorumlar 2
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Diğer Haberler
  • Önce kongreler, sonra seçim olur 17 Ocak 2017 Salı 00:16
  • Hala gazete satıyor olabilmek16 Ocak 2017 Pazartesi 08:34
  • Yeni limanlar yapın, yeni fabrikalar kurun15 Ocak 2017 Pazar 23:38
  • Hala oturup, konuşabiliyoruz 15 Ocak 2017 Pazar 01:49
  • Artık bir kongre merkezimiz olmalı14 Ocak 2017 Cumartesi 00:03
  • Kobak Kırtasiye14 Ocak 2017 Cumartesi 00:00
  • Vali, gurur duymakta haklı13 Ocak 2017 Cuma 00:00
  • Çok sıcakta İzmit, çok soğukta İzmit12 Ocak 2017 Perşembe 00:33
  • Eğitim takvimini gözden geçirmeliyiz11 Ocak 2017 Çarşamba 00:00
  • Bu şehirde teleferik olsaydı10 Ocak 2017 Salı 00:00
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Özgür Kocaeli | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0262 331 11 11 Faks : 0262 321 21 37