• BIST 83.161
  • Altın 147,145
  • Dolar 3,7693
  • Euro 4,0453
  • Kocaeli 8 °C

Siyasileri kırmadan, anonimce dokunsak ayıp olur mu?

Alaattin KÖKSAL
Siyasi partiler, toplumun kaderiyle, ülkenin geleceği alakalı çok önemli bir görevi ifa etmeye çalıştıklarından, siyaseti asla hafife alamazlar, hafifleştirerek sulandıramazlar. Bu kadar önemli bir görevi üstlenen siyasiler, siyasi parti liderleri ve diğer önemli şahsiyetler,  ülkenin geleceği için karar verecek olan milletvekilli adaylarını seçerlerken ve tercihlerini kullanırlarken vefayı unutmamalıdırlar. İmtiyaz, çıkar, kuvvet, sahibi insanların baskılarına, dolaylı dayatmalarına karşı çok dikkatli olmalıdırlar.
Çok önemli bir vazifeye yapmak üzere yola çıkan, ülkesi ve milleti için elini taşın altına koyarak, bedel ödemeyi göze alan siyasilerimizin, iyi niyetle yaptıkları hata ve kusurlarını eleştirirken, kalemimin ucunu sivriltmeden yazmaya çalıştım. "Keskin sirke kabına zarar verir" misali sabırlı davranarak, 40 yıllık siyasi hayatımda yaşadığım ve gördüğüm vefasızlıkları samimi Müslümanların kalpleri kırılır ve partilerinden soğurlar düşüncesiyle yazmamaya azami gayret gösterdim ve göstermeye devam edeceğim.
Bugünkü yazımızı yazarken, bazı yerel gazete muhabirlerinin AK Partisinin açıkladığı milletvekili listesi hakkındaki düşüncelerimi sordular. Cevap olarak; Milletvekili adayı olarak açıklanan kişileri beğenmedim diyemem. Meselenin teferruatına girmeden listeyi hazırlayanlar, yaptıkları kapsamlı araştırmanın yanında, özel olarak, bölgenin kanaat sahibi insanlarıyla ve üç dönem milletvekilliği yapmış kişilerin fikirleri alınsa idi, hazırlanan liste daha isabetli olurdu. Açıklanan listeyle, AK Partisinin 7. ve 8. Milletvekilliğini alması veya alamaması, diğer siyasi partilerin performansına bağlı olacaktır...
Konumuza devam edersek, " Damdan düşenin halinden damdan düşen anlar" misali, bendeniz defalarca damdan nasıl düşürüldüğümü çok iyi bildiğimden damdan düşünlerin halinden çok iyi anlarım. Yüce Allah onlara gönül genişliği versin. Aday adaylarına ihanet edenler, er veya geç yaptıklarının cezasını çekerler. Akıllı insan, hesaba çekilmeden önce, Hz. Ömer gibi  "BUGÜN ALLAH İÇİN NE YAPTIM" sorusunu kendisine sorarak öz eleştiri yapabilmeli, hatası varsa tövbe etmeli, engel olduğu kişiden özür dilemelidir.
Vicdanının sesini dinleyen onurlu insan, ehli olmadığı bir göreve talip olmaz. Dünyanın geçici nimetlerini kalbine koymaz. Yüce Allah'tan başkasına kulluk yapmaz. Dünyeviliklerin bağımlısı ve aşığı olan insanlar vicdanlarının sesini duymadıklarından dünyada onurlu yaşadıklarını zannederler. Maddiyatta bağımlı, köle ruhlu olduklarından, dünya ve ahret âleminde hür olmanın izzetini yaşayamazlar. Bu tip insanlar, Şerefsizce yaşarlar, haysiyetsizce ölürler.  
Eleştirilerimizi şahsileştirmeden konumuza devam edersek, şu hususu hatırlatmakta fayda vardır. Genel eleştiriler, şahsi hataların toplamından meydana geldiğini unutmamalıyız. Her bireyin kendine ait özel ve siyasi sırları vardır.  Yaşadığı maddi ve manevi haksızlıkları, ispat edecek maddi delilleri olmadığından, yüreklerini kanatan siyasi entrikaları ve vefasızlıkları, toplumla paylaşamazlar. Dostlarına;"BENİM BAŞIMA GELEN, PİŞMİŞ TAVUĞUN BAŞINA GELMEMİŞTİR" atasözüyle veya Cerrahpaşa türküsünde geçen " HERKESİN BİR DERDİ VAR DURUR İÇERİSİNDE"  cümlesiyle geçiştirerek, içlerine atarlar.
Fertlerin sırları olduğu gibi, devletinde çok önemli siyasi, askeri ve ekonomik sırları vardır. Bu sırlara uygun olarak kendilerini yetiştiremeyen, sadece şahsi ikbal menfaatini düşünen veya bu sırlara vakıf olduğu halde, sır saklamasını bilmeyen, manevra kabiliyeti olmayan insanlara, siyaset yolu açılmamalıdır.  Devletin sırlarına vakıf olan, bu uğurda canı pahasına çalışabilecek kabiliyetli insanları bulmak, seçmek, göreve getirmek, göreve tutmak, ülke adına desteklemek,  vicdanı bir görev olduğu unutulmamalıdır.
Gerçek manada ülkesini tanımayan, İslam dininin emir ve yasaklarını anlamadan, vasat ümmetin ne olduğunu bilmeden, rahmetle adaletin kesiştiği ortak noktanın yüklendiği manayı kavramadan, bende inandım, bende müslümanım diyenler, basit menfaatlerin cazibesine kapılarak, adalet ve merhamet çizgisinden uzaklaşarak, emanetleri ehli olan insanlara teslim etmezler. Karakterleri gereği, şahsi ikbal ve menfaatlerini düşündüklerinden, yetki makamında olan iyi niyetli insanları aldatarak, ülkeye, millete ve dolayısıyla kendilerine zarar verirler.
"DOST ACI SÖYLER, LAKİN GERÇEKLERİ SÖYLER"  atasözüne sırtını dönenlerin dostları olmaz, menfaatleri olur. Bu tip insanların yapmacık gülüşlerine ve yılışıklıklarına akıllı insanlar aldanmamalıdır. Şahsi ikbal ve menfaatlerini düşünen insanlar, menfaatlerini koruma içgüdüleriyle hareket ettiklerinden, beklenmediği bir anda, sözde çok sevdikleri liderlerini ve arkadaşlarını arkadan hançerlemekten tereddüt etmezler. Siyasi hançerleme işinde başarılı olanlar, doğruya yakın nefsi fetvalar uydurarak, toplumu yönlendirmeye çalışırlar.
Partilerin ve cemiyetlerin içinde yer alan haysiyetsizlerin, en tehlikeli yönleri, doğruya yakın yalan uydurmalarıdır. Sözünü ettiğimiz onursuz insanların,  ellerine geçirmiş oldukları maddi ve manevi güçlerini, baskı aracı olarak kullanarak, kendilerine ve yandaşlarına menfaat sağlamaktan utanmazlar. Bu gibi insanları partilerin bünyesinden temizlemek, partilerin temel taşı olan, yetkililerin görevidir. Bilelim ki, halk yanlışı affetmez, kılıflı mazeretleri kabul etmez ve unutmaz.
Üzülerek ifade edelim ki, siyasi partileri, dünyeviliklere bağımlı insanlar tarafından kuşatıldığından, iyi niyetli liderler, ülkenin yönetiminde faydalı olacak insanları bulup öne çıkarmakta zorlanıyorlar. Partilerin bünyesine planlı bir şekilde yerleştirilen hainler, Anadolu'dan seçilerek gelen saf insanları, Planlı bir şekilde ve alçakça takip ederek, kabiliyet ve zafiyetlerine göre eğiterek ve parlatarak, parti liderlerinin ferasetini perdelemeye çalışırlar. Sözünü ettiğim hainler, yetiştirdikleri kurbanlık kınalı vekillerle, her seçimde istedikleri vekilleri seçtirerek partileri kontrollerine geçirirler. Sonra da utanmadan Yüce Allah'ın takdiri böyleydi pişkinliği ile hainliklerini örtmeye çalışırlar.
İnanmış bir Müslüman, tedbir yolunda yapılan ihanetlerin neticesini, Yüce Allah'ın takdirine yükleyemez. Müslümanın kızması ve üzülmesi, tedbir yolundan yapılan ihanetleredir. Bu gibi çirkinlikleri hâşâ Yüce Allah'ın takdiri böyleydi diyerek örtmeye çalışmak büyük bir bühtandır. Partilerin tepe yetkilileri, bu ihanetlere karşı tedbirli olmalıdırlar.  Şahsi ikbal ve menfaati için siyasi entrikalar çeviren, yapmacık gülüşlerle, insanları aldatıp, arkasından kuyu kazmaya çalışan haysiyetsizlere yetkililer yol vermemelidirler.
 Bu cefakâr milletin kahir ekseriyeti, kendilerine yapılan iyiliği ve kötülüğü unutmuyor. Bu hususta örnek olması için, aday adayı olduğumda, insanların söyledikleri şu cümleleri sizler paylaşmak istiyorum " Başkanım sen insanlara hep iyilik yaptın, bizlere doğruları anlatmaya çalıştın, davan için bedel ödedin, bizlere ağabeylik yaparak teselli edin. Senin adaletinden, merhametinden korkan bir avuç menfaatçi, aday olmanızı istemediklerinden sana engel olacaklardır..."  Bu vefalı kardeşlerime, ben görevimi yaptım. Bundan sonrasını yetkililer ve bir avuç dediğiniz insanlar düşünsünler. Müslüman kişi kendini ahrete göre hazırlamanın endişesini taşımalıdır. Nice zenginler, fakirler, âlimler, zalimler kazandıkları dünyeviliklerini dünya bırakıp, amelleriyle baş başa öbür âleme göç etiler. Akıllı insan için en büyük ibret ölümdür, gerisi angarya.
Makalemizi Hz. Ali'nin kızı seyide Zeynep'in; kanlı Kerbela faciasından sonra, Şam'da Yezit'in yüzüne karşı söylediği şu cümle ile tamamlamak istiyorum. "EY YEZİT! ARKANDA ONBİNLERCE ORDULARIN VAR, BUNA RAĞMEN, ZAVALLI VE YALNIZSIN. OYSA BEN SENDEN ÇOK DAHA GÜÇLÜYÜM, ÇÜNKÜ YÜCE ALLAH İLE BERABERİM." Kırmadan dökmeden ve isim vermeden yaptığımız anonim eleştirilerimizden bilmem hisse alan olur mu? Haziran-2015 seçimleri ülkemize ve milletimiz için hayırlı olsun. Kalın sağlıcakla
Bu yazı toplam 193 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 2
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Özgür Kocaeli | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0262 331 11 11 Faks : 0262 321 21 37