1. YAZARLAR

  2. Sevcan TAMER

  3. SİZLERİ SAÇ BAŞ KAVGA EDİN DİYE Mİ SEÇTİK..
Sevcan TAMER

Sevcan TAMER

Yazarın Tüm Yazıları >

SİZLERİ SAÇ BAŞ KAVGA EDİN DİYE Mİ SEÇTİK..

A+A-

          Allah  sizin  iyiliğinizi  versin  olur mu..  Bakınız,  yaptığınız   üstün  çalışma  ve  sayılarınızın  artmasıyla  Türkiye Büyük  Millet  Meclisine  huzur,  nezaket,  nefaset  ve  hassasiyet   dolacağını  hayal  ettiğimiz  kibar  ve  nazik   diyaloglarınızla,  beni  nerelere  götürüp,  neler  yaşattınız!!  Meğer  sizler  ne  maharetli  kadınlarmışsınız  değerli  vekillerim!!  Vallahi  kutlarım..  Bizim  yukarı  mahalledeki  evimizin  büyük  ve  meyvelerle  dolu  bir  bahçesi  vardı.. Gerçi  o  senelerde  oralarda ki  her  evde  böyle  bir  bahçe  mevcuttu  hemen  hemen.. Şimdi  işin  bizi  ilgilendiren  kısmına  gelelim..Bizim  bahçe  ile yan  komşumuzun  bahçesini  ayıran  noktanın  tam  ortasındaysa  tatlı  bir  nar ağacı  sürdürüyordu  hayatını.. Ben  beş  altı,  yan  komşumun  kızı  Saadet  sekiz  dokuz  yaşlarındaydı.. Bahçede  oynarken  canımız  sıkıldığı  an  kendimizi  nar  ağacının  yanında  bulur  başlardık  kavgaya.. Saadet  derdi ki “ Bu  nar  ağacı  bizim”.. Ben  küçükte  olsam  geri  kalır mıyım “ Hayırrr,  sizin  değil  bizim. Bak nar  ağacı  bizim  bahçemizde” ..  Saadet  “ Hayır  yaaa  bizim bahçemizde” derken  başlardı  komik  bir  çekişme.. Ve  bu  çekişme  öyle  büyür,  öyle  hırsa dönüşürdü ki,  arkadan  gelecek  olan  müthiş  kavganın  sinyallerini  duymayan  kalmazdı.. Evet  dediğim  gibi  sinyaller  kavgaya  dönüşür,  biz  iki  küçük  arkadaş  saçlarımıza  dalar,  deli  gibi  yoluşurduk.. Bir  şekilde  biten  kavganın  ardından  en  büyük  kazanımımız  kimin  daha  fazla  saç  yolduğu  olurdu.. Bir  birimize  yolduğumuz  saçları  göstererek “ Bakk  ben  daha  fazla  yolmuşum.. Ohhhh” derdik.. Ah  çocukluk  ahh.. On,  on beş  dakikaya  kalmaz  barışırdık.. Bu  çocukluk  anımı  arada  bir  hatırlar,  kimi  gözlerim  yaşararak,  kimiyse  tebessümler  eşliğinde  yad  eder,  derinlere  dalar  giderdim..

  Bu  günlerde  küçücükken  nar  ağacı  için  yaptığımız  o  masun  çocuk  kavgasını  ve  yoluşmalarımızı  sıkça  hatırlar  oldum.. Meclisteki  erkeklerin  kavgalarına,  tekmelere,  yumruklaşmalara  hatta  küfürlere  alışmıştık  doğrusu.. Artarak  büyüyen  son  kavga  atakları  bizleri  oldukça  korkutuyor  falan  derken,  kadınların ki  tuz  biber  ekti.. Şaşırttı.. Hayal  kırıklığına  uğrattı.. İşte  onları  üzüntü,  utanç  ve  endişe  içinde  seyrederken  birden  güldüğümü  fark  ettim.. Neden mi.?  İşte  birden  çocukluğumda ki  nar  ağacını  sahiplenme  adına  yaptığımız  senin,  benim  kavgası  geldi   aklıma.. Yukarı  mahallemi,  saadeti  ve  yolunan  saçları  hatırladım.. Önce  acı  acı  güldüm.. Sonra  galiba  utandım..  İki  kavganın  birbirlerine  zerre  kadar  benzemediğini  ben de  biliyorum  tabi ki.. Kavga  ve  dövüş  çocuklar da  pek  göze  batmaz,  pek  üstünde  durmaya değmez,  hatta  “çocuk” der  geçeriz.. Ancak  bu  kocaman  insanların  neyi  bölüşemediğini  biraz  daha  ciddi  düşünelim  isterseniz.. Mecliste  bizler  adına  ülkemizdeki  oluşan  tüm  meseleler  üzerine  temsilcilik  yapıyorlar.. Vekalet  verdik  onlara,  hem de  ne  vaatler  karşılığında.. Meclis  kadın  milletvekili  dolsun  istedik.. O  koca  salona  kadınlar  asalet  ve  kibarlığı  yansıtsınlar  diye.. Sesimizin  daha  gür  çıkmasını  sağlasınlar  diye.. Bazı  şartlarda  kadınların  hemcinsleriyle  güzel  iletişimini  gören  erkek  milletvekillerinin  daha  dikkatli  davranmasına  öncülük  etsinler  diye.. Eeee  neyi  bölüşemiyorsunuz  kardeşim.. Üzerinde  tartıştığınız,  kavgalar  ettiğiniz  ve  nihayetinde  saç  baş  yoluştuğunuz, ülke  meselesi,  millet  meselesi..  Lütfen  unutmayın.. Siyasi  partilerinizin  ve  liderlerinizin   stratejik  bakış  açısına  ve  kurallarına  riayet  edeceksiniz  herhalde,  ama  bu  çizgiyi  vatanın  veya  milletin  önüne  geçirmemelisiniz..Sade  bir  vatandaş  olarak   bunun  doğru  olmayacağını  düşünüyorum..Yuvayı  yapan  nasıl  dişi  kuşsa,  oradaki  sıcaklığı  ve  sükuneti  sağlayacak  yine  kadınlardır.. Mazeretiniz  ne  olursa  olsun  kabul  görmüyor  bilesiniz.. Sizler  madem ki  o  mertebeye  layık  görüldünüz,  ne  olursa  olsun  sinirlerinize  hakim  olmalı,  Türk  milletini  mahcup  etmemelisiniz..Olayın  üzerinden  günler  geçmesine  rağmen  bu  konuya  karşı  bir  şeyler  söylemek  zorundaydım.. Çünkü,  her  çeşit  toplantıda  ve  yazılı  veya  görsel medyada,  mecliste  kadın  milletvekili  sayısının  artması  gerektiğini  üstüne  basa  basa  haykıranlardan   birisi de  bendim.. Bu  konuda  yeterince  mücadele  verildiğinin de  en  iyi  şahidiyim..  Ve  şimdi de,   çocuklar  gibi  çığlık  çığlığa  dövüşüp  saç  baş  yolan  bu milletvekili kadınları,  Türkiye  Büyük  Millet  Meclisine  yaptıkları  saygısızlıklarından  dolayı  kınıyorum.. Ayıplıyorum..  Evet.. Maalesef ki,  sizlere hiç mi  hiç  yakışmadı…          

Bu yazı toplam 1962 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yapılan yorumlardan yazarları sorumludur.
3 Yorum