1. YAZARLAR

  2. İsmet ÇİĞİT

  3. Son çare: Yavuz’un KEV başkanlığı
İsmet ÇİĞİT

İsmet ÇİĞİT

Yazarın Tüm Yazıları >

Son çare: Yavuz’un KEV başkanlığı

A+A-

 

Önümüzdeki günlerde Kocaeli Eğitim Vakfı (KEV) olağan kongresi, kent gündeminde önemli yer tutacak. Ne oldu, neler oldu, KEV kongresinde ne olmalı size aktarmaya çalışayım. 
Malum, biz Kocaelisporluyuz. Kocaelispor sevdalısıyız. Kulübümüz amatör kümeye kadar düştü, düşürüldü. Kim yaptı, neden yaptı biliyoruz. Amatör Küme’ye kadar düşen Kocaelispor’u, çok büyük haksızlık, talihsizlik olmazsa, inşallah bu sezonun sonunda yeniden 3 ncü Lige yükseltiyoruz. 
Ama takımımızın 3 ncü Lige yükselmesi ile iş bitmeyecek. Kulübün borçları var. Bu borçlar yüzünden transfer yasağı var. Bu şartlar altında hadi gelecek sezon 3 ncü Lig’de idare edebiliriz. Ama nereye kadar. Bizi 3 ncü Lig’de  sürünmek tatmin eder mi?.. Eski günleri özlüyoruz. Bu kentin takımını Şampiyonlar Liginde görmek istiyoruz. 
Üstelik Birlikspor geliyor. Önümüzdeki sezon 1 nci Lige, bir sonraki sezon Süper Lige Birlikspor çıkarsa, 3 ncü Lig’de sürünen Kocaelispor’u bu kentin gençlerine, geleceğine nasıl sevdireceğiz?..
Bu nedenle, takım BAL’dan yeniden 3 ncü Lige dönerken, artık bu geçmiş borçlar meselesini kapatmamız, Kocaelispor’un geleceğini inşa etmemiz gerekiyor. Eldeki yegane sermaye de KEV tesisleri. 
Derince Yenikent Mahallesi’ndeki KEV tesislerini, rahmetli Muharrem Eskiyapan yaptı, yaptırdı. Kocaelispor için yapıldı. Bu tesislerin yegane sahibinin Kocaelispor olduğunu herkes biliyor. Ama KEV’in üstüne kaydedildi. Kocaelispor’un resmi malı gözükse, şimdiye kadar hacizlerle elden giderdi. KEV bu nedenle iyi bir iş yaptı. Hiç değilse, bu tesis elimizde kaldı. Ama şimdi mülkiyet kavgası var. 
Düşünün, bir şahıs veya bir şirket. Batmış, bitmiş. Elinde ne var, ne yoksa gitmiş ve hala borç batağında. Çıkamıyor, kurtulamıyor. Ne yapacak, eldeki son değerli malını değerlendirecek. Kocaelispor da bu durumda. Ya yok olacak, bitecek; ya da resmen üzerine kayıtlı olmasa da dünya alem herkesin  “Kocaelispor’un malıdır” dediği tesisi alıp, satacak, kendisini kurtaracak.
KEV’in başkanı, kurulduğundan beri Sefa Sirmen. Benim ve bu kentte yaşayan benim gibi pekçok insanın Sefa Sirmen’i üzmek, kırmak, O’na karşı kötü söz söylemek, O’nu rencide etmek gibi bir lüksü olamaz. Sefa Sirmen, her zaman benim için ağabeydir, sığınaktır. Çok kızdığım zamanlarda bile Sefa Sirmen’e kötü laf söyleyemem. Ama şu KEV konusunda artık Kocaelispor için gereğini yapma zamanı gelmiştir. Sirmen’in hala, “Bu tesisler Kocaelispor’un değil, vakfındır. Benim Kocaelispor’a verme hakkım, yetkim yoktur” deme lüksüne sahip olamaz. 
Muhtemelen yarın KEV yönetim kurulunda karar alınacak. KEV’in olağan genel kurulu mayıs ayında yapılacak. Sirmen’in yeniden hazırlandığı yolunda izlenim var. Sirmen KEV’in başında kalırsa, tesislerin Kocaelispor’a devri söz konusu değil. Zaten Sirmen ikna olsa, “Tamam, bu tesisleri gerçek sahibi Kocaelispor’a veriyorum” dese,  yerel yönetimdeki mevcut siyasi kadrolar o tesislerle ilgili arazi üzerinde gerekli düzenlemeleri yapmayacaklar. Herkes çok iyi biliyor ki,  KEV Başkanı Sefa Sirmen olduğu sürece,  yerel yönetim KEV’e su vermeyecek. 
 

BAHRİ YAVUZ NASIL ADAY OLACAK? 
Bu süreçte, Sefa Sirmen’in,  Bakan Fikri Işık ile de başbaşa bir görüşme yaptığını duydum. Görüşme gayet nazik, karşılıklı saygı kuralları içinde geçmiş. Ama Sirmen’e, KEV konusunda bir ışık yakılmamış. 
KEV mütevelli heyeti  80 kişiden oluşuyor. En az 78, en çok 83 kişi.  Kocaelispor Başkanı Bahri Yavuz, KEV mütevelli heyeti üyesi değildi. Bu nedenle aday olamıyordu. Ama KEV mütevelli heyeti üyesi olan babası Av.Veysi Yavuz, geçenlerde mütevelli heyet üyeliğinden resmen istifa etti. Bu durumda, babasının yerine Bahri Yavuz’un mütevelli heyet üyeliği hakkı doğdu. Yarın yapılacak KEV yönetim kurulu toplantısında, Veysi Yavuz yerine Bahri Yavuz’un üyeliğinin onaylanması bekleniyor. 
Benim tanıdığım Sefa Sirmen, bu koşullarda, bu süreçte hala KEV Başkanlığına aday olmazdı. “Ben yapacağımı yaptım. Kim gelip başkan olacaksa olsun” derdi. Ama geçmişte de başına çok işler açan bir çevresi var. Sirmen’in ısrarla Başkan kalmasını istiyorlar. KEV’in bir eğitim vakfı olarak işlevi, fonksiyonu da kalmadı. Artık çelenk işini bile yürütemiyor. Son olarak Şahabettin Bilgisu Caddesi’ndeki binasını da sattı. 
Bahri Yavuz, KEV kongresinde Başkan adayı olacak. Büyük olasılıkla karşısında Sefa Sirmen bulunacak. Pekiyi, Bahri Yavuz KEV Başkanı olursa ne olacak, Kocaelispor nasıl kurtulacak?. Bunu da anlatayım.
KEV’in Derince Yenikent Mahallesi’ndeki aslında Kocaelispor’a ait olan tesisleri, 50 dönüm. Bu arazinin imar planı, “Spor tesisi” olarak gözüküyor. Bu imar planı ile ekonomik değeri yok veya düşük. Satmaya kalksanız, alıcı bulamazsınız. Ama,  KEV tesislerinin bulunduğu 50 dönümlük alanın imar planını “Konut alanı” ya da “Ticari alan” yaparsanız; işte o zaman çok değerli hale geliyor. Derince Belediyesi, Yenikent Mahallesi’nde çok daha yukarıdaki bir araziyi metrekaresi 1 milyon TL’den sattı.  Yani, KEV tesislerinin imar planı konut veya ticari alan olursa, değeri en az 50 milyon TL ediyor.  Yerel iktidar, “Bahri Yavuz başkan olursa, imar planını istenilen hale getiririz” sözünü vermiş. Yerel iktidara “Madem bu mümkün, şimdi neden yapmıyorsunuz?” diye sormak da saçma. Çünkü, Sefa Sirmen’e güvenmiyorlar.
 

Bahri Yavuz şunları anlattı:
“-KEV yönetimini alırsak, hemen tesislerin Kocaelispor’a devrini yapacağız. En fazla 6 aylık bir süreç öngörüyorum. İmar planları değişir, araziyi satışa çıkartırız. 50-80 milyon TL arasında bir gelir hesap ediyorum. Çok rahat satarız. Bu para ile, Kocaelispor’un bütün borçlarını kapatıp, transfer yasağını kaldırabiliriz. Hatta bu paranın bir bölümü ile, ileriye dönük Kocaelispor’u çok rahat ettirecek bazı yatırım planlarımız da var. Kocaelispor’un borçları biter, transfer hakkı açılır. İşte ondan sonra bizi kimse tutamaz.”
Bahri Yavuz, KEV  Başkanlığını, bu işler biter bitmez bırakmayı da kafasına koymuş. 
 

BEN DE YAVUZ İÇİN ÇALIŞIYORUM
Yavuz’un elinde KEV mütevelli heyet listesi var. Şimdiden, tek tek bütün üyeler aranıyor. KEV kongrelerinde vekaletle oy kullanılabiliyor. Ben de babamdan miras KEV üyesiyim. Bugüne kadar hiç kongreye gidip oy kullanmadım. Her kongre döneminde Sefa Sirmen’e vekalet verdim. Ama bu dönem, bu gelişmeler ışığında, vekaleti Bahri Yavuz’a vereceğim. Hatta mütevelli heyet listesinde  bazı isimleri arayıp, ikna etme görevini de üstlendim.
Yukarıda da belirttim.  Benim, Sefa Sirmen’i kırmak, Sefa Sirmen’e karşı olmak gibi bir lüksüm yoktur. Ama konu Kocaelispor’sa, Sirmen’in de karşısında olabilirim. Kocaelispor Başkanı Bahri Yavuz’un kurtuluş reçetesini doğru ve mantıklı buluyorum. Önümüzdeki kongrede, biz KEV mütevelli heyet üyeleri olarak üzerimize düşeni yapalım. Şu Yenikent’teki tesisleri gerçek sahibi Kocaelispor’un almasını sağlayalım. Her halde,  yerel iktidar da sözünden cayamaz. O arazi Kocaelispor’un malı olduktan sonra gerekli imar planı değişikliklerini de yapacaklardır. İşte o zaman yeniden Kocaelispor efsanesini diriltebiliyoruz. 
Elbette hedef, takımı biran önce Süper Lige geri döndürmek. Ama artık bir başka konu var: Kocaelispor'un, Birlikspor'dan önce Süper Lige çıkmasını sağlamak zorundayız. 

Kendimizi kandırmayalım; onlar turist  değildir 

Turizm Haftası’nı kutluyoruz. Toplantılar yapılıyor, nutuklar atılıyor. İlimizin turizm potansiyelinden söz ediliyor. Geçen gün, Turizm Haftası kutlamaları kapsamında Sabancı Kültür Merkezi’nde düzenlenen bir toplantıda konuşan Kültür ve Turizm İl Müdürü Adnan Zamburkan bazı rakamlar vermiş. 
Adnan Zamburkan’a çok büyük saygım var. İşini iyi yapan,  işine gerçekten bağlı olan ve bu kentteki turizm potansiyelini harekete geçirmek için çırpınan bir bürokrat. Ama söylediklerine katılmıyorum. Zamburkan şöyle konuşuyor:
“-2006-2014 yılları arasında, 8 yıllık dönemde Kocaeli’yi 3 milyonu aşkın turist ziyaret etti. Bunların  525.312’si yabancı; 2 milyon  629 bini yerli turistti. 8 yıllık dönemde toplam 3.154.955 turist ilimizdeki otellerde konakladı.”
Kendimizi aldatmayalım.  2006-2014 yılları arasındaki 8 yıllık dönemde, bu kentteki otellerde 3 milyon  155 bin kişinin dışarıdan gelip konakladığı elbette doğrudur. Zaten, bizim şehrimizde son yıllara kadar otel konusunda büyük eksiklik, sıkıntı vardı. Arka arkaya oteller yapıldı. 
Rakam doğrudur da, ben ısrarla iddia ediyorum; bu 8 yıllık dönemde bu kentte bir tek kişi bile turizm amacıyla konaklamamıştır.
Turist ne demektir: Dinlenmek, tatil yapmak, eğlenmek için gelen kişidir. Tarihi yerleri, arkeolojik bölgeleri ziyaret eden; bu kentte yiyip içen,  alışveriş yapan kişidir.8 yıllık dönemde 3 milyon 155 bin kişi bu kente gelip, otellerde konaklamış olabilir. Ama bunların hepsi, bu şehre iş için gelmiştir. Kimi büyük firmalar,  Doğu Avrupa ülkelerinde fabrika kuruyor. Bu fabrikalarda çalıştıracağı işçileri getirip İzmit’teki fabrikalarda eğitiyorlar.  Bu iş için gelip, İzmit’teki konaklama tesislerinde kalan işçiler turist değildir. Bu kent Türkiye’nin en fazla ihracat, ithalat yapan şehri. 8 yılda 525 bin yabancı bu şehre gelip, otellerde konaklamış. Bunların bir tanesi bile acaba, “Hadi gideyim bu İzmit’te bir tatil yapayım. Eğleneyim, dinleneyim” diye gelmiş midir?. Elbette hayır. İşi vardır. Ya alacağı, ya vereceği vardır. Bunun için gelmiştir.
Ha, bununla yetineceksek söyleyecek sözüm yok. Ama turizm başka bir şeydir. Turist gittiği bölgede yer içer. Para harcar. Bizim şehrimize turizm amacıyla insanların gelmesi için bir tek neden gösteremezsiniz. Ama potansiyel var. Hem de müthiş bir potansiyel var. Coğrafi potansiyel, tarihi potansiyel, kültürel potansiyel var. Gelin, kendimizi kandırmayı bırakalım. Bu potansiyeli değerlendirelim.  İnsanlar Eskişehir Odunpazarı’nı görmek için turizm amaçlı seyahat yapıyorlarsa, bu şehre gelmelerini sağlamak için yüzlerce seçenek ortaya çıkartabiliriz. 
Yok biz bu şehre iş için gelenleri, çalışmak için gelenleri,  ticaret yapmak için gelenleri  “Turist” sayacak ve  “8 yılda bu şehre 3.5 milyon turist geldi” diye övünmekle yetineceksek, bu ayrı bir şeydir. 

Lütfen başında durun

Tramvay projesinin kent açısından en rahat, en sıkıntısız bölümü hiç kuşkusuz Yahya Kaptan Mahallesi içindeki bölümüydü. Hoş buradaki çalışmalar sırasında da Yahya Kaptan halkının bir bölümü çile çekti. Hala müteahhit Yahya Kaptan’dan da çıkamadı.
Artık inşaat şehir içine girdi.  Gazi Mustafa Kemal Bulvarı kapandı. Rafet Karacan Bulvarı’nın bir bölümü kapalı. Toplu taşıma araçlarının güzergahı değişti. Şehir içinden Yahya Kaptan’a gitmek imkansız hale geldi. İnat edildi, yapılacak bu iş. Çekeceğiz.  Ama Büyükşehir Belediyesi yöneticilerinden bir ricam var. Lütfen, bu şehri tamamen müteahhit firmanın insafına terk etmeyin. Lütfen, müteahhit firmanın kepçe operatörlerinin insafına bırakmayın bizi. İşin başında durun. Hem gece gündüz çalışma yapılmasını, bu sıkıntının biran önce bitmesini sağlayın, hem de çalışma yapılırken, gaz borusunun, su borusunun, elektrik kablolarının, telefon-internet kablolarının parçalanmasına engel olun. Şimdi çalışma başlatılan bölge için 2 ay (14 Haziran’a kadar) süre verildi. Gece gündüz çalışma yapılmalı, bu iş zamanında bitirilmelidir. Daha hala işin başındayız. Bu çalışma yaz aylarında şehrin tam göbeğine gelecek. Bu şehir yaşayan bir şehir. Zaten normal koşullarda çok sıkıntıları var. Bu inşaatın getireceği ek yükün en hafif şekilde atlatılması için herkes üzerine düşeni yapmak zorundadır.

Bu yazı toplam 2398 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
6 Yorum