1. YAZARLAR

  2. M.Zeki CANŞİ

  3. SON KALE: TÜRKİYE!
M.Zeki CANŞİ

M.Zeki CANŞİ

Yazarın Tüm Yazıları >

SON KALE: TÜRKİYE!

A+A-
Eskiden uluslararası ilişkiler salt diplomasi yolu ile yürütülürdü. Ülkeler bir birlerinin zaaf ya da zayıf noktalarını diplomasi atraksiyonlarıyla yakalamaya çalışıyorlardı. Hiçbir ülke, kendisine rakip gördüğü ülkeyi organize olmuş terör örgütleri vasıtasıyla yenmenin tenezzülünde bulunmazdı. Yani, düşmanlıkları bile mertçeydi. İllegaliteden medet umarak bir takım kazanımlar elde etmenin yolları aranmazdı. İlişkiler ya da düşmanlıklar, en azından ahlaki bir temele dayanıyordu. Hiç değilse, önemli bazı ülkeler için bu böyleydi.
İçinde bulunduğumuz 21.asrın en gayri ahlaki yanı, kadim devlet geleneğine sahip ülkelerin bile, terörizmi kendileri açısından bir manivela aracı gibi görmeleri ve mertçe yenemedikleri ülkeleri kirli ilişkilerle iletişime geçtikleri uluslararası terörizm örgütleri vasıtasıyla denetim altına almaya çalışmalarıdır.
Şu an ülkemiz ne yazık ki, başını küresel haydutların çektiği ve stepne olarak yanlarına aldıkları sözüm ona bazı İslam ülkeleri ile birlikte bölgesinde bir huzur adası olma mücadelesi veren Türkiye’yi bir takım terörizm örgütleri vasıtasıyla destabilizasyona sevk edip tarumar etmenin planlarını gergef gibi işlemektedirler. 
Tabi, Türkiye’ye dair hedeflerine ulaşmak için, öncelikle zayıf halkadan başlamaları gerekiyordu. Nitekim öyle de yaptılar. Irak, Afganistan, Mısır ve nihayet Suriye ile giriştikleri tahribatlarını tedrici bir şekilde uygulamaya koyup neticeye vardıktan sonra sıranın son kale durumundaki Türkiye’ye geleceği besbelliydi. Kendileri açısından en zoru Türkiye idi ve onun için en sona bıraktılar. Ama zor olmasına rağmen Türkiye’nin aktif fay hatları da göze çarpıyor ve her an tetiklenmeye müsait olduğundan, bu destabile durum iştahlarını kabartıyor ve kolayca harekete geçirebileceklerini düşünüyorlar. Süreç içerisinde bu aktif fay hatlarını tetikler mahiyette bazı vibrasyonlar yapsalar da, kendi arzu ve istekleri doğrultusunda bir netice alamamanın üzüntüsünü yaşadıklarını ve konjonktürün müsait hale gelmesini beklediklerini müşahede ediyorduk. 
Süreç içerisinde bu aktif fay hatlarından “koçbaşı” durumundaki olası Alevi-Sünni, Laik-antilaik ve nihayet Kürt-Türk çatışması, onlar açısından mümbit bir alan ve can simidi niteliğinde olduğundan, bunlardan kendileri açısından konjonktürel yapıya uygun olanını harekete geçirmeleri an meselesidir.
ABD ve Rusya, ortak paydada buluştuklarına ve kendilerinin ürettikleri IŞİD belası üzerinden genelde de İslam âlemini, özelde de Türkiye’yi yok etme gibi bir çalışmanın ve birlikteliğin içinde olduklarına göre, mevcut girişim bir 3.Dünya savaşı provası gibi gözükse de, teknik açıdan böyle bir tehlike en azından şimdilik görünmüyor. Eğer öyle olsaydı, iki zıt kutup gibi görünen ABD ile Rusya’nın karşı karşıya gelmiş olmaları gerekirdi. Böyle bir durum gözükmediğine göre, yürütülen bu savaşlar, “Asli Savaş” olmayıp “Vekâlet Savaşları” olduğundan, hedef topyekün bir İslam coğrafyası ve Türkiye’dir!
Hani hep denir ya, “Türkiye’nin üç tarafı denizlerle, dört tarafı düşmanlarla çevrilidir” işte o misal. Ne yazık ki, ülkemiz çok yönlü küresel bir kuşatma altında ve bu kuşatmaya tempo tutan mebzul miktarda dahili ve harici bedhahlardan oluşan şer odaklarının varlığı ve ortak paydada buluştuğu çıplak gözle görülmektedir. İşte bu son Ankara’daki bombalama hadisesi de oynanan oyunlar silsilesinin bir halkası. 
İçinde bulunduğumuz zaman, milletimizin Türküyle-Kürdüyle, laiki-anti laikiyle ve Alevi’si- Sünni’siyle yekvücut olup bu küresel oyunu boşa çıkaracak birlikteliği dünya âleme göstermesi zamanıdır. Bu gemide hepimiz varız ve eğer gemi su alırsa hepimiz boğuluruz. 
Ehli küfür İslam’a ve ülkemize karşı “mekr” (hile,düzen) içindedirler. Bu, biliniyor ve görünüyor. Ama “Allah, “mekr” edenlerin en hayırlısıdır” Yeter ki, biz bu şuura varalım ve tedbirlerimizi ona göre alalım…
Bu yazı toplam 650 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.