1. HABERLER

  2. GÜNDEM

  3. Sorun kişilerde değil anlayışta
Sorun kişilerde değil anlayışta

Sorun kişilerde değil anlayışta

CHP, geçtiğimiz cumartesi 12 Haziran 2011 milletvekili seçimlerinde ilimizden aday göstereceği 11 milletvekili için il, ilçe yöneticileri, belediye ve il genel meclisi üyeleri arasında kendi

A+A-

CHP, geçtiğimiz cumartesi 12 Haziran 2011 milletvekili seçimlerinde ilimizden aday göstereceği 11 milletvekili için il, ilçe yöneticileri, belediye ve il genel meclisi üyeleri arasında kendi söylemleri ile eğilim yoklaması yaptı.

Kimine göre “bacağına balta indirmesi” olarak nitelendirilen, kimine göre “kendileri çaldılar kendileri oynadılar” olarak isimlendirilen, kimine göre “onur kırıcı” olarak tanımlanan, kimine göre de “dostlar alıverişte görsün” olarak adlandırılan bu eğilim yoklaması bana göre hiçbir şeye benzememekteydi.

Üye ve delegelerin güvenilir olmadıklarını gerekçe gösterip milletvekili aday tespiti için merkez yoklaması kararı alanların, üye ve delege yapısının baş sorumlularına aday sıralaması yaptırmalarının anlaşılır tarafı yoktur.

Bir senato seçiminde Turan Güneş ile Erol Köse arasında aday belirlenmesinde yaşanan siyasi mücadele 1977 yılın CHP’ye İzmit Belediyesi’ni kaybettirmiş, yıllarca Sefa Sirmen ile birlikte siyaset yapmasına rağmen Sefa Sirmen’in 2002 yılında milletvekili olması ile başlayan ikinci adamlık mücadelesinin daha sonra Sirmen, Erenkaya siyasi mücadelesine dönüşmesi, 2004 yılında İzmit Büyükşehir Belediyesi’nin kaybedilmesine neden olmuş, bu mücadelenin kronikleşmesi ile de 2009 yılında Kocaeli’ndeki tüm belediyeler kaybedilmiştir.

Kocaeli’nde CHP’nin hiçbir belediyeyi alamamasını, CHP yöneticilerinin hatalarının yanında, tüm Kocaeli’nde sokaklara kadar örgütlenen, sürekli halkın nabzını tutan ve buna göre siyasi duruşunu düzenleyen AK Parti’nin çalışmalarını söylemesek haksızlık etmiş oluruz.

2010 yılında yapılan CHP İl Başkanlığı seçiminde Sirmen, Erenkaya siyasi mücadelesi bitti derken, il başkanı atamasında ve eğilim yoklamasında görüldüğü üzere bu sefer de Hurşit Güneş, İzzet Çetin arasında siyasi mücadele başlamıştır. Şunu da hemen belirtmek istiyorum ki, Sayın İzzet Çetin’in tüm çabalarına rağmen bu mücadeleyi başlatan ve sürdüren Sayın Hurşit Güneş olduğu da bilinen bir gerçektir.

Benzer örneklerini daha da verebileceğimiz bu olaylara baktığınızda Kocaeli CHP’de her dönem birbirlerinden nefret eden en az iki grubun bulunduğunu, bu gruplar siyasetten çekilseler bile ortamın yeni gruplar yarattığını, aday tespitinden sonra da gruplaşmanın devam ettiğini görmekteyiz.

Elbette siyasi mücadele; sınırları içerisinde tutulursa, rakipleri kötüleme yerine daha iyisini yapmak yönünde yapılırsa, her sektörde olduğu gibi siyasette önemli getirisi vardır. Ancak Kocaeli CHP’de olduğu gibi rakipleri kötüleme üzerine yapılan mücadele zamanla rekabete dönüşerek partiye büyük zararlar verdiği de bir gerçektir.

Kocaeli CHP’de yaşanan ve partiye zarar veren bu rekabete çözüm bulması gereken Genel Merkez yöneticileri; yapmış oldukları merkezden yönetici atama, seçime girecek adayları merkezden tespit etme uygulamaları ile sorunu çözmek yerine gruplar arasında taraf olması, sorunu kronikleştirmiştir.

Gruplar arası rekabetten kimlerin siyasi ve ticari kazanç sağladığını, gruplarda liderin arkasında kimlerin ikinci adam konumuna yükseldiğini, layık olmamasına rağmen kimleri makam ve mevkilere geldiğinin gözlemlenmesi dikkate alınması gereken bir başka olgudur. Bunlara gruplar arasında laf taşıyan sözde kanaat öderlerini eklediğinizde sorunun kaynakları tüm açıklığı ile ortaya çıkar.

Bu köşeden defalarca önseçimin doğru olacağını söylemem, önseçimde en uygun sıralamanın çıkacağı beklentisinden değil yan gelip yatan örgütleri hareketlendireceği ve tüm grupların kanaat önderlerinin seçim çalışmalarına katacağındandır.

Bu arada, üç gün sonra açıklanacak olan milletvekili aday sıralaması ister grup lideri olarak tanımlanan kişilerden ilk dört sıra oluşsun, ister grup lideri olarak tanımlanan kişilerin hiçbirisi sıralamaya konulmasın, ister ise sıralama tamamen kent dışından yapılsın, 12 Haziran 2011 milletvekili seçimlerinin sonucu değişmeyecektir. Bir başka deyişle gelinen noktada hiçbir aday seçimlerin sunucunu etkileyecek durumda değildir.

Şunu hemen belirtmek istiyorum ki, bugün grup lideri olarak tanımlanan kişiler siyasetten çekilseler bile bu anlayış değişmeden hiçbir şey değişmeyecektir. Partinin bu üye ve yönetici yapısı ile bu anlayışın değişmesi de mümkün gözükmemektedir.

Ancak, AK Parti’nin gizli ajandasını görüp adaylar kim olursa olsun CHP’ye oy veren, hangi şartlarda olursa olsun CHP’yi terk etmeyen CHP’nin gerçek sahiplerinin partiye sahip çıkmaları ile bu anlayış yok edilebilinir.

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yapılan yorumlardan yazarları sorumludur.