1. YAZARLAR

  2. İbrahim ELGİN

  3. SÖZ DİNLEYEN ÜLKEDEN SÖZÜ DİNLENEN ÜLKEYE
İbrahim ELGİN

İbrahim ELGİN

Yazarın Tüm Yazıları >

SÖZ DİNLEYEN ÜLKEDEN SÖZÜ DİNLENEN ÜLKEYE

A+A-

Dünyada ve Türkiyemizdeki ölüm yaşı ortalamasına baktığımızda zannederim 70-75  yaş civarındadır. Hadi bunun çocukluğunu çıkalım yaşlılığını çıkalım hadi gecelerini de çıkalım insanımızın yaşamında verimlilik zamanı azami 15 veya bilemedin 20 yıldır. Ama maalesef o güzelim yıllarımızı da savaşlarla, birbirimizle kavga ederek gereksiz tartışmalara girerek yada gereksiz küslüklerle geçirip gidiyoruz.

           Çoğu insanımız nefsini aklının önüne almış bu dünyada benden daha akıllı benden daha çok bu işi bilen başka kimse yok deyip kimseye müdana etmeden yaşayıp gidiyor. Bakın dostlar insan toplumsal bir varlık yalnız başına yaşaması mümkün değil. Bir türlü herkesin birbirine işi düşecek ve bazı şeyleri paylaşmak zorunda kalacak. Zaten insan toplulukları olmasa devletler oluşmaz. Devletlerinde ayakta durması için orada yaşayan insanların kalitesi ve mutluluğu çok önemlidir.                          

        Henry Ford’un çok güzel bir sözü var.”Bir araya gelmek başlangıç biri arada durmak ilerleme ancak birlikte çalışmak başarıdır” der. İşte devlet adamlarının da kaliteliliği burada ortaya çıkıyor. O toplumu bir arada tutmak onların ülkeleri için beraber hareket etmelerinin önemini kavratmak bunların hepsi devletin asli görevlerindendir. Ancak bunları başarmanın en önemli harcı halkın birbirlerini sevmelerini yani gönül birliğini sağlamaktır.       

        Eğer devlet adamları halkına kendilerini sevdirmez ve onların güvenini kazanmazlarsa vay o devletin haline. Allaha şükür ki şu an Türkiye Cumhuriyetinin başında R.Tayyip Erdoğan gibi bir lider varda Ülkemize yapılan tüm saldırıların gezi olayları dahil, 15 Temmuz dahil, ekonomik saldırı dahil, PKK, PYD, DEAŞ terör örgütlerinin saldırıları dahil en sonunda da Nato toplantısında gördünüz tüm Avrupa ülkeleri ve Amerika’nın Suriye konusundaki psikolojik baskıları dahil Türk halkını ve devletini parçalanmadan bölünmeden bir arada  tutmayı başarıyor. Ha bu başarısı nereden ileri geliyor derseniz önce milletimiz kim ne derse desin liderini seviyor, ona inanıyor ve güveniyor.

        Nasıl güvenmesin arkadaş ülkemizi eskiden Amerika ve Avrupa’ya karşı söz dinleyen bir ülke konumundan kurtarıp artık tüm dünya tarafından sözü dinlenen bir ülke konumuna getirmiş böyle bir liderin arkasından gidilmez mi. Gidilir. Nasıl gidilmesin son günlerde muhalefet partisinin içindeki liderlik yarışının nasıl birbirlerine kumpas kurma yarışına döndüğünü hep birlikte Brezilya dizilerindeki yaşanan varyasyonlar gibi hep birlikte izliyoruz. Yahu arkadaş milletin gözünün içine baka baka ne kadar pişkince kolay yalan söylüyorlar inanın ben izlerken utandım onlar söylerken hiç utanmadılar. Birde utanmadan yalanlarını meşrulaştırmak için işin içine Cumhurbaşkanımızı da bulaştırmak istediler ama dedim ya Allahtan başımızda dünya lideri bir Cumhurbaşkanımız varda bütün kumpası bir anda çözüp işleri tereyağından kıl çeker gibi haletti. Dikkat ederseniz muhalefet şimdi de susarak işi soğutmaya çalışıyor.

       Ama bu millet artık yemez bu son kumpas olayından sonra sizin gerçek yüzünüzü açıkça gördü sanırım. Bakın şunu da anlamakta zorlanıyorum. Kendi partililerine kurdukları tezgahın içine sanki kendilerinin hiç suçu yokmuş gibi başkalarını da karıştırmalarında ne kadar mahirler. Valla helal olsun pişkinliğin bu kadarına da pes doğrusu ne diyelim.

      Tam burada anlatmadan geçemiyeceğim bir olmuş olay var. Hani anlatılır adamın biri hamama gitmiş neyse soyunup peştemalını da kuşanarak hamama girip bir güzel yıkanıp çıktıktan sonra giyinmek için odasına girmiş bakmış ki elbiseleri ortada yok sağa bakmışlar sola bakmışlar bir türlü bulamamışlar. Sonunda anlamışlar ki adamın elbiseler çalınmış. Hamamın sahibi adamın yanına gelerek birazda işletmenin onurunu kurtarmak için demiş ki bey efendi bizim işletmemizde böyle çalınma işleri olmaz siz bir daha düşünseniz acaba deyince peştemallı adam işletmenin sahibine beyefendi beyefendi bana bir bakın bakayım ben bu hamama peştemella mı geldim ne dersiniz deyip cevabı yapıştırmış. Şimdi bu hikayeyi niye anlattım. Muhalefet partisinin içinde yaşanan olay aynen bunun gibi. Garibim Muharrem İncenin hiçbir şeyden haberi yokken Partisinin içinden kumpas kurulmuş Genel Başkan Kılıçdaroğlu’da sanki hiçbir şeyden haberi yokmuş gibi partisinin itibarını kurtarmak için Muharrem iyi düşün bak Külliyeye senin haberin olmadan gitmiş olmayasın diyor. Böyle garip bir mesele işte dostlar bu iş daha çok su kaldırır ama şimdilik Dünya lideri R.Tayyip Erdoğan’ın Türkiye’nin menfaatleri için hem Amerika hem de Avrupa ülkelerine karşı Nato Toplantısındaki verdiği mücadele bütün bu gündemi unutturdu. Bu mesele Muhalefet Partisinin Nisan ayında yapılacak genel başkanlık yarışında daha net ortaya çıkacak diye düşünüyorum. Herkese iyi pazarlar.

Bu yazı toplam 961 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yapılan yorumlardan yazarları sorumludur.
4 Yorum