1. YAZARLAR

  2. İlksen ÇAĞLAYAN

  3. Sözlerin gücü
İlksen ÇAĞLAYAN

İlksen ÇAĞLAYAN

Yazarın Tüm Yazıları >

Sözlerin gücü

A+A-
Sözlerin, kelimelerin gücünün  çok olduğu, ilişkilerimizi bu sözlerle iyi ya da kötü, yıkıcı  ya da yapıcı olarak yönlendirmenin  oldukça kolay olduğu bilinen bir gerçek aslında. Gerçek diyorum ama en çok da unuttuğumuz , önemsemediğimiz, atladığımız şeylerin başında  geliyor aslında demek istediğim şey.  . . Kalp kırmanın, birini incitmenin, birini kırmanın yolu çok kolay. Ağızdan çıkan yersiz laflar, düşünmeden , öylesine söylenen sözler birisini  yaraladı mı toparlayamaz gönül. Bir kere bile olsa incinir ruh, acır kalp. Hata üstüne hata olur, çünkü eskisi gibi yeni olmaz hiç bir şey. Bir ok gibi hızla fırlar bu sözler ve gideceği en hassas yerde kendine yer edinir, oraya yerleşir. Düşünmeden herhangi bir hoşnutsuzluğu, bir fikri söylemek karşı tarafı üzer,kırar ha bi de yorar elbet. Bazen yapabiliyoruz, ne var canım öyle düşündüm söyledim diyoruz, diyoruz da unutuyoruz bu sözlerim acaba karşındakini incitir mi diye. İçimde kalmasın ben söyleyeyim de gerisi boş diyoruz.  Büyüklerimiz “Boğaz dokuz boğumdur  ” diye  boş yere dememiş. Yani düşünmeden konuşma, dur önce bir tart , biç ondan sonra eğer ki o kadar önemliyse söyle, söyle ki karşı tarafı kırma.  Bu sözü söylemenin ne gibi sonuçlar doğuracağını, nelere sebep olacağını önceden kestir ki ,acıtma kimseyi.. Birine  bilmeden bile olsa önceden düşünmeden söylenen bir kelimenin  bir cümlenin nelere yol açabileceğini bilemeyiz ama bunu önleyebiliriz,yani  kötü bir sonuç olmasını. Daha ince düşünerek engelleyebiliriz bunu.Çok ama boş, yersiz, anlamsız ve kaba konuşmak yerine daha az ama daha anlamlı konuşabiliriz. Beğenmediğimiz bir şeyi daha farklı ifade edebiliriz. Karşı tarafın  zaafları, eksiklikleri ve aslında tamamlamak istediği her şeyi daha güzel bir üslupla anlatabiliriz. Acemiliğin bir sonraki gün tecrübeye dönüşeceğinin farkında olarak o kişiye davranmalıyız. Bir şey bilmiyorsa ve eğer ki öğrenmek ve duymak istiyorsa daha güzel anlatabiliriz. Kabalığın ve düşüncesizliğin istenilen değişimi gerçekleştirmeyeceğini ancak daha iyi bir üslupla konuşulursa çok daha olumlu olabileceğini göz ardı ediyoruz. Bir de yaşın arkasına saklanıyoruz. Büyük olmanın her türlü konuşmayı yapabilme yetkisi verdiğini düşünüyoruz. Bol bol akıl veriyor, uyarıda bulunuyoruz, sanki karşı tarafın  bir düşünme mekanizması olduğunu düşünmeden. Bunun yerine incelikle, sabırla  ve anlayışla , gülümseyerek çok daha farklı yol kaydedebiliriz. İyiliklerle, güzelliklerle  anlatabiliriz.
O halde şu andan itibaren ağzımızdan çıkan her bir kelimeye dikkat etmeye var mısınız? Daha nazik ve daha düşünceli olmaya, yermeden konuşmaya, hakaret etmeden güzel bir şekilde  anlaşmaya var mısınız? Ancak öncelikli olarak biz istersek  çok daha farklı olabilir her şey. Sözler daha anlamlı, ilişkiler daha güzel , kelimeler daha yumuşak.. Sonradan “keşke “dememek için şimdiden güzel ilişkilerimiz olsun.. İyilikle.. 
Güzel Bir Hikaye
Para sıkıntısı çeken bir adam, patronundan yardım ister. Patron ise onunla iddialaşır: eğer bir dağ başında bütün bir gece tek başına kalabilirse büyük bir ikramiye alacaktır. Yok başaramazsa o zaman patrona bedava çalışacaktır. Dükkandan çıkarken dışarıda buz gibi bir rüzgar estiğini görür. İçine bir korku düşer ve iddiaya girmekle bir delilik yapmadığından emin olmak için en iyi arkadaşı Aydi’ye akıl danışmaya karar verir.

Aydi biraz düşündükten sonra cevap verir; “Sana yardım edeceğim. Yarın sabah dağın tepesine çıkınca hep ileriye bak. Ben komşu dağda senin için harlı bir ateş yakıp bütün gece bekleyeceğim. Ateşi seyret, arkadaşlığımızı düşün, için ısınsın. Sen istediğini elde edeceksin, sonra benim de senden bir isteğim olacak.”

İşçi iddiayı kazanır, parasını alır ve sonra arkadaşının evine gider: “Benden bir şey isteyecektin.”

Aydi karşılık verir: “Evet, ama derdim para değil. Söz vereceksin, eğer günün birinde hayatımda buz gibi bir rüzgar eserse sen de benim için dostluk ateşini yakacaksın.     
Paulo Coelho - Elif 
“Yaşam  size verilmiş boş bir film, her karesini mükemmel bir biçimde doldurmaya çalışın.”
Ara Güler
Bu yazı toplam 409 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.