1. HABERLER

  2. GÜNDEM

  3. Spor yapsak bir türlü, yapmasak bir türlü
Spor yapsak bir türlü, yapmasak bir türlü

Spor yapsak bir türlü, yapmasak bir türlü

Bizim Bekirpaşa'da Yürüyüş Yolu'nu bırakın, normal yürümeye yol olmadığı için, sabah yürüyüşüne çıkan insana rastlamıyorum. Kent merkezine geldiğimde Yürüyüş Yolu'nda eşofmanlarını giyip

A+A-

Bizim Bekirpaşa'da Yürüyüş Yolu'nu bırakın, normal yürümeye yol olmadığı için, sabah yürüyüşüne çıkan insana rastlamıyorum. Kent merkezine geldiğimde Yürüyüş Yolu'nda eşofmanlarını giyip sabah yürüyüşüne çıkanları gıptayla izliyorum. Her yaştan insana rastlamak mümkün. Özellikle kadınların rahat tavırları dikkatimi çekiyor. Bizim oralarda görseler, deli derler… Gerçi ülkemizde yol ortasında spor yapana her yerde deli diyorlar.

Yıllar önce ünlü tiyatro sanatçı Bedia Muvahhit'e sormuşlar:

- Hanımefendi 90 yıl yaşamanın sırrını neye borçlusunuz... Spor yapar mısınız?

- Aptal mıyım ben spor yapıp kendimi yorayım, diye yanıt vermiş Bedia Hanım...

Bu ülkede sabah vakti cadde üzerinde kültürfizik hareketi yapmaya kalkışın...

Herkes döner "Deli mi bu?" diye size bakar.

Bizim kültürümüzde spor yorulmaktır.. Yorulmak enayiliktir..

Genel amacımız çalışmadan kazanmak, yorulmadan yaşamaktır...

Milletçe peşine takıldığımız, anladığımız, heyecanlandığımız tek spor oldu; futbol...

Pazar akşamları kanalları bir dolaşın... Her kanalda ligdeki ikinci sınıf futbol masaya yatırılıyor, üzerinde ahkam kesiliyor... Ülkede para futbola yatırılıyor, siyasetçisinden ordu komutanına herkes futbolla ilgileniyor, halk futbolcuyu alkışlıyor, medya futbolcuyu koltukluyor...

Ama ne var ki, normal zamanda asla anımsamadığımız atlet, atıcı, yelkenci, halterci, güreşçi, judocu, boksör gibi sporculardan olimpiyatta madalya bekliyoruz...

Onlarla madalya alma umutları doğduğunda aniden ilgileniyor...

Milletçe hak etmiş gibi; amatör sporcuyu alkışlamış, onunla ilgilenmiş, ihtiyaçlarını karşılamış, müsabakasına gitmiş gibi... Anamızın ak sütü gibi helal bir madalyanın bekleyişine geçiyoruz...

Bakanı, Genel Müdürü şampiyonaları mesken tutmuş...

Madalya kazanan olursa derhal birlikte kameraların karşısına geçiliyor... Hava atılıyor... Sporcu madalya alamazsa kimse yüzüne bakmıyor... Tesadüfen yetişmiş sporcu şampiyona arenasına bu karmaşık psikoloji içinde çıkıyor... Başarı kazanırsa madalyasına ortak çok… Kazanamazsa linç... Elbet bu koşullarda gerçek performansını gösteremiyor...

Spordaki başarı bence yol ortasında sabah sporuna aşinalıkla başlar. Sabah sporuna çıkanları deli diye niteleyen bir toplumdan da maalesef yeterince şampiyon sporcu çıkmıyor.

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yapılan yorumlardan yazarları sorumludur.