• BIST 107.041
  • Altın 143,194
  • Dolar 3,5623
  • Euro 4,1506
  • Kocaeli 31 °C

Şu An

İlksen ÇAĞLAYAN

"Bir zamanlar kralın biri, şayet bir işe doğru zamanda başlamayı bilirse, kimin sözüne kulak verip kimden uzak duracağını bilirse ve de hepsinden önemlisi, her zaman yapması gereken en önemli şeyin ne olduğunu bilirse, giriştiği hiçbir işte başarısızlığa uğrayamayacağını düşünürmüş.

Bu düşünceden hareketle, bütün krallığına kendisine bir iş için en doğru zamanın ne olduğunu, kendisi için en gerekli insanların kimler olduğunu ve yapılması gereken en önemli şeyin ne olduğunu öğretecek kişiye büyük bir ödül vereceğini duyurmuş.

Bunun üzerine alimler kralın huzuruna çıkmışlar. Ancak kralın sorularına hepsi farklı cevaplar vermiş. Verilen bütün cevaplar farklı farklı olduğu için kral bunların hiçbirine katılmadığını söyleyerek ödülü hiç kimseye vermemiş. Ancak sorularının doğru cevaplarını hala bulmak istediğinden, bu konuda, yalnız başına yaşayan ve kendini ibadete vermiş, bilgeliğiyle ünlü birisine danışmaya karar vermiş.

Bilge bir ormanda yaşıyormuş ve yaşadığı bu ormanın dışına da hiç çıkmıyormuş. Kral, bu nedenle tebdili kıyafetle dışarı çıkmış ve bilgenin yaşadığı ormana tek başına gitmiş.

Kral kendisine doğru gelirken bilge, klubesinin önündeki toprağı kazmakla meşgulmüş. Zayıf ve güçsüz görünen bilge, krala selam vererek kazmaya devam etmiş.

Kral, bilgenin yanına yaklaşarak:

_ Soracağım şu üç soruyu cevaplamanız için size geldim, Bilge kişi. Doğru zamanda doğru şeyi yapmayı nasıl öğrenebilirim? Bana en gerekli olan insanlar kimlerdir ve dolayısıyla kimlerin sözünde daha fazla önem vermeliyim? Hangi şeyler diğerlerinden daha önemlidir ve üzerilerine öncelikle eğilmem gerekir?

Bilge, kralı dinlemiş ama hiçbir şey söylememiş. Kazmaya devam etmiş.

Kral, bilgeye yardım etmek istediğini söyleyerek küreği elinden almış ve iki tarhı belledikten sonra sorularını yinelemiş. Bilge, krala yine cevap vermemiş.

Kral uzun bir süre daha kazdıktan sonra bilgeye sorularını cevaplamasını istediğini, eğer cevaplamamakta ısrarlıysa oradan ayrılmayı düşündüğünü söylemiş.

Tam o sırada, yanlarına birinin koşarak geldiğini fark etmişler.

Adam, yanlarına iyice yaklaşınca yaralı olduğunu ve kan kaybettiğini idrak etmişler. Kral hemen elindeki küreği yere bırakmış, yaralının kanını durdurmak için elinden geleni yapmış.   Kral ile bilgenin yardımlarıyla yaralı adam ölümden kurtulmuş.

Sabahleyin yaralı adam, kendine gelir gelmez kraldan özür dilemiş. Bu duruma çok şaşıran kral, bu özrün nedenini anlayamamış. Yaralı adam krala minnettarlığına neden olayı anlatmaya başlamış:

Yaralı adam, o gün kralı takip ettiğini, bilgeyi görmeye gittiğini bildiğini, dönüşte onu öldürmeyi planladığını anlatmış. Ancak kral, bilgenin yanında uzun süre kazma işiyle meşgul olduğu için ölümden kurtulmuş. Kralın adamları ise onu yakalayıp yaralamışlar.

Yaralı adam, hayatını kurtaran kraldan kendisini bağışlamasını, eğer yaşarsa bundan sonra ona kulluk yapmak istediğini söylemiş.

Kral düşmanıyla böyle kolay yoldan barıştığı ve onu bir dost olarak kazandığı için çok mutlu olmuş. Onu bağışlamış ve kendisiyle alakadar olmaları için hizmetçileriyle doktorlarını görevlendirmiş. Artık oradan ayrılmak istediğini söyleyerek, yaralı adamdan müsaade isteyen kral, son kez sorularına cevap almak için bilgenin kendisiyle konuşmasını istemiş. Bilge, ona cevaplarını aldığını söylemiş.

Kral, istediği cevapların ne olduğunu kendisinden dinlemek istediğini söylemiş.

Bilge, bunun üzerine anlatmaya başlamış:

Dün benim güçsüz oluşuma acımayıp, bu toprakları benim için kazmasaydınız ve yolunuza gitseydiniz, o adam sizi vuracakatı. Dolayısıyla en önemli an, o toprağı kazdığınız andı. En önemli kişi ise bendim, üstelik en önemli uğraşınız da bana iyilik etmekti. Sonra, o adam bize doğru koşarak geldiğinde, en önemli an, onunla ilgilendiğiniz andı. Çünkü siz adamın yarasını sarmasaydınız, adam sizinle barışmadan ölecekti. Dolayısıyla sizin için en önemli adam oydu, ayrıca onun için yaptığınız en önemli uğraştı. 

Şunu sakın unutmayın:

Önemli olan tek bir an vardır, o da ‘Şimdi’ dir. Çünkü bir tek ona sözümüz geçer. İnsana gerekli olan kişi, şu an yanında olan kişidir. Çünkü hiç kimse, günün birinde bir başkasına işinin düşüp düşmeyeceğini bilemez. Ayrıca insan için en önemli uğraşı, o an yanında olan kişiye iyilik  yapmasıdır. Zira bu, insanın yeryüzündeki amacıdır..."

TOLSTOY

Bilmiyoruz çoğu zaman en doğrusu , en iyisi, en faydalısı ya da en önemlisi bizim için nedir şu hayatta diye..  Bazen  merak ediyoruz , bazen de hiç yeltenmiyoruz bile. Bir de bekliyoruz , bekliyoruz , bekliyoruz.. Bir de yanı başımızdakini, dibimizdekini de görmüyoruz. Aslında çok da fazla bilmemiz gerekmiyor, tıpkı çok da fazla görmemiz gerekmediği gibi.

Hiç bir şey tam ve en doğru şekilde  olamaz ki zaten.. Önemli olan şu an yani "şimdiki zaman" halbuki.. Şu an yaptığın bir şey zincirleme olarak ve doğrudan başka bir şeyi etkileyecek, iyi ya da kötü, güzel ya da çirkin  , bu tamamen sana bağlı.. Bir de şu ana..

"Bir kelebek ayları değil, ‘an’ları hesaplar; ve yeterince de zamanı vardır."

Tagore

 

Bu yazı toplam 1088 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKAN MARKALARIMIZ
  • TUANA EVLERİ 3. ETAP
  • TUANA EVLERİ 2. ETAP'TA YÜZDE 5 İNDİRİM
  • ROMATEM Kocaeli Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi
  • Özgür Kocaeli mobil uygulamamız yayında
1/20
Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Özgür Kocaeli | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0262 331 11 11 Faks : 0262 321 21 37