• BIST 73.391
  • Altın 132,849
  • Dolar 3,5219
  • Euro 3,7585
  • Kocaeli 8 °C

SUBAY VE KOMUTAN

Sevcan TAMER

     Son   yıllarda   milletin  milli  değerlerinin   üzerine  değişik  yorumlar  yapıldığını  hep  birlikte  izliyoruz.. Olumlu  veya  olumsuz.. Buna   şöyle de   diyebiliriz.. Kişilerin  dünya  görüşüne  veya  bakış  açısına  göre   değerlendirmesi.. Ancak   bir  gerçek  var ki,   her  iki  görüşü de   kapsayan   toplumsal  gelişmeleri   olumsuzca   tetikleyenlerin,    bir  gün  kendisiyle  paylaşacağı  çok  şey  olacağıdır..  Sonuçta    görüneni,  eski  heyecan,  coşku,  istek  ve  duygu  selinin  yok  denecek   azalmasıdır.. Bunun  değerlendirilmesini  de   yine   her   vatandaşın  kendi  inisiyatifine  bırakıyorum..  Benim   veya   benim  gibi  düşünenlerin   tek  korkusu,  ülkemizin  büyük  zarar  göreceğini  düşündüğümüz,  kutuplaşmaların,  ötekileştirmelerin    ve   çatışmaların   doğabileceğidir..

  Her şeye  rağmen  bu  yılki  milli  duygu   yüklü  törenler,  büyük   coşkular   içinde  geçti.. Örneğin,  Cumhuriyet   Bayramında  vatandaş  milli  duygularını  yaşayabildiğince  yaşadı.. Ya  10  Kasım.. İşte  tam da  bu  gün..Atamızı  kaybedeli  76  yıl  oldu.. Ama  geçmiş  yıllarda  olduğu  gibi  bu  yıl,  beklide  geçenlerin  hepsinden  coşkulu  anılacaktır.. Hepsinden  daha  fazla  ziyaretçiyle    doldu  taşacaktır   Anıtkabir.. Atasına  koşacaktır  Türk  halkı.. Çünkü  yaşananlara  bakıldıkça  ve  Ata’nın  söylevleriyle  karşılaştırıldıkça  Ona  ne  denli  şükranlarımızı  sunmamız  gerektiği  çıkıyor  ortaya.. Bu  düşünceyi  ülkesini  seven  ve  gözünden  sakınan  bütün  Türk  vatandaşları  aynen  hissediyorlardır,  eminim.. Yinede  o  şaha  kalkan   coşkulara  verilecek  cevabı  yine  sizleri  görüşlerinize   bırakıyorum..

Benim  çok  yoğun  dini  ve  milli  duygularımın  en  özel  yerinde  “Mustafa  Kemal Atatürk”   aşkını   taşıyan  değerli  arkadaşlarım,   geçtiğimiz  yıllarda  gerçekleştirdikleri  Anıtkabir  ziyaretlerinde  bana  hediye  küçük  bir  kitapçık  getirmişlerdi.. Kitapçığın   adı  “Subay  ve  Komutan  ile    Konuşmalar” (Zabit   ve  Kumandan  ile  Hasbihal)..  Genelkurmay  ATASE  Başkanlığı  Yayınları.

   Güzel  bir  tarihi  belgeydi  bu..  Ata’nın  üstün  yeteneklerinden  birisi  daha  sergileniyordu.

Ben,  tam  zamanı  düşüncesiyle,  bu  kitapçıktan  bir  kaç  paragrafı  sizlerle  paylaşmak  istiyorum.. Kitabın  Sunuş  kısmı  şöyle  başlıyor.. Mustafa  Kemal  Atatürk  yaşamının  her  döneminde  kitapla  bütünleşmiştir.. Yaşamının  farklı  dönemlerinde,  farklı  konularda  kitaplarda  yazmıştır.. Mustafa  Kemal,  özellikle  İkinci  Meşrutiyetin (23  Temmuz  1908)  ilanından  sonra  tüm  dikkat  ve  çalışmasını   askerlik  üzerine  yoğunlaştırmıştır.. O özellikle    subayların  değişen  koşullara  uygun   olarak  mesleki  bilgilerini  arttıracak  yayınların  yapılmasını  gerekli  görüyordu.. Bu  amaçla  mesleğinin  ilk  yıllarından  itibaren  askerlikle  ilgili  birikimlerini  aşağıda  isimleri  belirtilen  kitaplarda   toplamıştır..

  a-Takım  Muharebe  Takımı..    b- Cumalı  Ordugahı..   c- Tabiye Tatbikat ve Seyahati..

  d-Bölüğün  Muharebe  Talimi..    e- Zabit ve Kumandan  ile  Hasbihal..     f- Tabiye  Meselesinin  Hali  ve   Emirlerin  Sureti  Tahririne  Dair  Nesayih.. Genelkurmay  Askeri Tarih  ve  Stratejik Etüt  Başkanlığı  olarak,  Mustafa  Kemal’in  askerlikle  ilgili  yazmış  olduğu  bu  eserleri,  yaşayan  Türkçeye  çevirerek  okurların  yararlanmasını  sağlamışlardır..  Sizlere  yazdığım  paragraflar  orijinal  şeklidir..

  1914  *Nuri ( Nuri  Conker.. Atatürk’ün  okul  ve  silah  arkadaşı ) Genç  Mülazim,  asıl  ruh-u  sanatını  intisap  ettiği  bölüğün  babası  olan  yüzbaşısı  ve  daha  büyük  amirleri  tarafından,  iş  üzerinde  bulunaraktan  her şeyi  öğrenecektir..

  Evvela  kumandan  olacaktır,  bir  takıma.. Ve  sonra  kumandan  olmaya  hazırlanacaktır,  bir  bölüğe.. Ve  işte  böyle  öğrenecektir  ve  sonra  öğretecektir.. Ordu  mekteb-i  fiilisi ancak  bu  suretle  makamının  ehli  bölük  kumandanları  makamının  ehli  tabur,  ehli  bölük  kumandanları  yetiştirmek  sayesinde    milletin  evlatları   bir  sürü  gibi  değil,  şanlı  şerefli  insanlar  olarak   düşman  karşısında  şan  ve  şerefle  sevk  ve  tevcih  olunabilir..

   Zabitlik  demek  fedayınefs   ve  canı  kat’iyen  göze  almış  olmak  demektir.. Bir  zabit,  sanatı  namına   hayat  ve  mevcudiyetine  hiç  ehemmiyet  vermeyecektir.. Zabit  “hayat  ve  rahatın  hiç  düşünülmemesi  icap  edince”  rahat  ve  hayatını  feda  etmeyi  şeref  bilecektir.. “ Mukteza- yı  namus  budur”.. Muharebede   yağan  mermi  yağmuru,  o  yağmurdan  ürkmeyen  eri,  ürkenlerden  daha  az  ıslatır.. Filhakika  böyle  olmasaydı  Trablusgarb  Harbi’ne  iştirak  etmiş  olan  bütün  arkadaşlarımızın  mutlaka  Trablus’da,  Humus’ da,  Bingazi’de,  Derne’de,  Tobruk’taki  İtalyan  istihkamları  karşısında  bu  gün  kemiklerinin  dahi  kalmamış  olması  iktiza  ederdi..

  Nuri..  Ordu  ne  demektir,  ordunun  vazifesi  ne  demektir.. Ordu,  vatanın  mukaddes  topraklarını  müdafaa   için  sulh  vaktinde  hazırlanan  ve  terbiye  gören  bilcümle  evladın   birleşmesidir.. Ve  ordunun  görevi,  yurdu  çiğnemek  isteyen  düşmana  karşı  ayağa  kalkmaktır.. Bu  kalkış  elbette  yerinde  durmak  için  değil,  düşmana  atılmak  için  olursa,  ayağa  kalkmaya  değer.. Anlaşılıyor ki  askerimizin  ruhunu  kazanmak  bizim  için  bir  görev  olduğu  gibi,  vatanı  için  önce  onlarda  bir  ruh,  bir  emel,  bir  seciye  yaratmak  da  Allah’tan  ve  Medine’ de  yatan  Hazret-i  Peygamberden  sonra,  bize  düşer.. 

Bu yazı toplam 1107 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 5
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÖNE ÇIKANLAR
    • Her şey kuralına uygun yürütülüyor
    • Zaman Geçiyor, Büyüyoruz
    • Özgür Kocaeli mobil uygulamamız yayında
    1/20
    Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Özgür Kocaeli | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0262 331 11 11 Faks : 0262 321 21 37