Şura

Şura

“Şura” kavramını anlamlı kılan ve Kur’an-i Kerim’de de başlı başına bir sure ile insanların dikkatinin çekilmesi büyük bir öneme haizdir. Bu önemi kavrayanlar, kurdukları partilerine, dernek ve

A+A-

“Şura” kavramını anlamlı kılan ve Kur’an-i Kerim’de de başlı başına bir sure ile insanların dikkatinin çekilmesi büyük bir öneme haizdir. Bu önemi kavrayanlar, kurdukları partilerine, dernek ve vakıflarının tüzüklerine “istişare heyeti”ni oluştururlar. Bildiğiniz gibi, istişare, şura kökünden meydana gelmiştir.

Peki “şura”nın kök manası nedir ve onu anlamlı kılan nedir?

Değerli dostlar, “şura” kelimesi Arapça bir kelimedir. Arının çeşit çeşit çiçeklerin özlerinden beslenip bal yapmasına ”şura” denir. Demek oluyor ki, farklı farklı görüşlerin bir araya gelip ortak aklın ürünü bir görüş ve düşünce meydana getirmesi arının farklı farklı çiçeklerin özünden beslenerek bal üretmesi mesabesindedir ki, sonucu ne olursa olsun herkes bundan fayda görür. Tabi bazı merdiven altı reçel yapıcıları ve bunların simsarları,  sahte glikozlar ile ürettikleri o merdiven altı reçellerinin fazla tatlılıklarından dem vurarak halis balın önüne ket vurmaları, son derece yersiz ve hastalıklı bir durumdur ki, bu da kendilerini kandırmaktan başka bir işe yaramaz.

“Akıllı adamlar kendi akıllarını kullanırlar, daha akıllı adamlarsa, kendilerinden daha akıllı insanların akıllarından da istifade ederler” sözünden beslenenler hep başarılı olmuşlardır. Bakınız yakın geçmiş tarihe ve yaşanan şu ana, başarmış insanların yanında hep akil adamlar heyeti vardır ve bu heyetin yönlendirmesi bu şahsiyetleri muvaffak ve muzaffer kılmıştır. Bu sözden korkanlar ve “az olsun benim olsun” mantığı ile hareket edenler saman alevi gibi bir süreliğine parlamışlardır ve sonları hep hüsran olmuştur. Bu ise kendi kıyametlerinin kendi elleriyle hazırlaması anlamına gelmektedir.

Yüce kitabımız Kur’an-i Kerim müminlerin vasıflarından bahsederken, “Onların işleri kendi aralarında şura iledir” ifadesi, “benmerkezci” bir yapının mahsurlarını da gözler önüne sermektedir. Onun için kamu kaynaklarına ilişkin tasarruflar söz konusu olduğu hallerde kurul kararı ön görülmektedir. Nitekim, siyasi parti yönetim ve denetim kurulları, dernek ve vakıfların yönetim ve denetim kurulları ile mütevelli heyetleri, hatta spor kulüplerin bile mütevelli heyetlerinin ortak paydada buluştukları kararlar almaları bu yüzden çok önem arz etmiştir.

Hangi düzlemde olursa osun, millet adına hareket edenler, milletin kaynakları üzerinde tasarruf yapanlar, kesinlikle amelleriyle baş başa bırakılmamalıdırlar, sorgulanmalıdırlar. Bu filtrelemeyi ilk önce yapacak olan heyet de öncelikle kendi istişare heyetidir. Eğer yanlışlarında ısrarcı iseler, derhal bulundukları makam ve mevkilerden el çektirilmelidirler. Aksi taktirde hiç kimsenin zücaciye dükkanına dalan filin yaptığı zarar ve ziyandan şikayet etmesi söz konusu olamaz. Hem şikayet etseler ne yazar, onca kırık ve dökükten sonra!..

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yapılan yorumlardan yazarları sorumludur.