1. HABERLER

  2. PERDE ARKASI

  3. Suriye'de 58 Meclis Üyesi
Suriye'de 58 Meclis Üyesi

Suriye'de 58 Meclis Üyesi

Bu akşam saat 18. 30 sıralarında, Büyükşehir Belediyesi'nin sahildeki binasının önüne en az iki tane süper lüks otobüs yanaşacak. Büyükşehir Belediye Meclisi'nin 48'i AKP'li, 5'i CHP'li, 1'i

A+A-

Bu akşam saat 18. 30 sıralarında, Büyükşehir Belediyesi'nin sahildeki binasının önüne en az iki tane süper lüks otobüs yanaşacak.

Büyükşehir Belediye Meclisi'nin 48'i AKP'li, 5'i CHP'li, 1'i SP'li, 4'ü bağımsız toplam 58 üyesi ellerinde birer küçük valiz, gelip bu otobüslere binecekler. Kafilede Büyükşehir Belediye Başkanı, ilçe belediye başkanları da var. Otobüslerle İstanbul'a havaalanına gidecek, buradan dört günlük inceleme gezisi için Şam'a uçacaklar.

Hayırlı, uğurlu olsun. Gezsinler, görsünler. Suriye'ye gidip gelenler çok övüyorlar. Biraz pismiş. Ama yemekleri çok lezzetli, eğlencesi, gece hayatı da hayli renkliymiş.

Ben, Meclis üyelerimizin yurt dışı gezilerine karşı değilim. Daha önce, daha büyük bir kafile hâlinde Yunanistan'a gittiler. Önümüzdeki aylarda Bosna Hersek gezisi planlanıyor. Başkan Karaosmanoglu sık sık bu gezilerin yapılmasından yana... 2014'e kadar bu meclis daha çok yurt dışı gezisi yapar.

Bir tek önerim var: Belediye kesesinden yapılan bu gezilere, Meclis toplantılarına katılmayan, devamsız olan üyeler alınmasınlar.

Kocaeli Büyükşehir Belediye Meclisi'nde 73 üye var. Bunların önemli bir bölümü, başta Sayın Başkan Karaosmanoğlu olmak üzere, meclis toplantılarını hiç önemsemiyorlar. Ayda bir kez yapılan toplantılara üst üste üç kez katılmış Belediye Meclisi üyesi sayısının çok az olduğunu biliyorum.

Ama hadi Suriye'ye gidelim, Şam'ı belediye parasıyla gezelim deyince, 48'i bu beleş geziye atlıyor. Büyükşehir yurt dışı geziler yapsın. Bu gezilere, meclisin bütün toplantılarına katılan, görevini hakkıyla yerine getiren üyeler alınsın. Meclis toplantılarına katılmaya gerek görmeyenler, beleş gezilere de alınmasın.

“Statükonun kibirli mensupları artık halkı ikna edemiyor”

Başlığa çektiğim bu sözler, Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç'a ait.

Malum, Anayasa Mahkemesi'nin, HSYK'nın yapısı değişiyor. Türkiye'nin “Kibirli statükosu” çok uzun yıllar devletin bütün erklerinin kendi ellerinde olması, kalması için direndi. Oysa Türkiye farklıydı. Toplum farklıydı. Üstelik Türkiye'de geniş kitleler yoksul bırakılmıştı. Gelir paylaşımı adaletsiz yapılmış, çok geniş bir kitle, çok küçük bir mutlu azınlığı beslerken, hep mutsuz olmuştu.

Recep Tayyip Erdoğan çıktı. Bu ezilen insanların gönlüne, ruhuna girdi. “Statükonun kibirli mensupları”, ülkede başlayan yeni halk hareketinin farkına varamadılar. Çok katı biçimde direnmek istediler.

Halkın seçtiği iktidara askeri muhtıra verildi. Sonra, adalet üzerinden partinin kapatılmasına çalışıldı. Engeller çıkartıldı. İktidar partisine aba altından sopa gösterildi. Hakkı olmasına rağmen, Meclis'te Cumhurbaşkanını seçmeleri engellendi.

Bütün bunlar, halk hareketini başlatan AKP'yi geriletmedi, tam tersine daha da güçlü hâle getirdi. Başbakan Erdoğan olması gerekenden daha hızlı yükseldi.

Gelinen noktada, “Kibirli statükonun” elinde hiç bir şey kalmadı. Ne ordu, ne yargı, ne medya...

Oysa ortak noktalar bulunabilirdi. Türkiye'nin toplumsal gerçekleri ile yüzleşilebilir, halkın talep ve isteklerine kulak verilebilirdi. O zaman böyle olmazdı.

Şimdi Anayasa Mahkemesi de, HSYK da, devletin diğer bütün kurumları da elden gitti. Bu nedenle Anayasa Mahkemesi Başkanı doğruyu söylüyor:

“Statükonun kibirli mensupları, artık halkı ikna edemiyor” diyor. Kılıç devam ediyor:

“Tüm toplumlarda özgürlük, demokrasi ve daha çok hukuk isteklerine ilişkin güçlü sesler yükselmekte, buna cevap veremeyenler yıkılıp gitmektedir.”

Herkes içinde yaşadığı toplumu, kendisini onlardan farklı görüyor olsa bile anlamaya çalışmak zorunda.

Hamsi yemenin tam zamanı

Balık sezonu bu yıl bereketli başladı. Önce bol palamut geldi. En lezzetli zamanında 7-9 TL'ye palamut satıldı.

Hamsi sezona pahallı başlamıştı. Balık Pazarında hamsi, kilosu 10-15 TL'den satıldı bir süre... Üstelik o sıralar henüz yeterince iri, diri, lezzetli değildi.

Şu sıralar hamsi bolluğu var. Geçen hafta kilosu 5 TL'ye kadar inmişti. Şimdilerde sokak tezgahlarında bile hamsi satılıyor. Kilo fiyatı 3 TL'ye kadar düştü. Üstelik “Çivi” gibi hamsiler. Diri, iri, lezzetli.

Bir kilo hamsi, dört kişilik bir aileyi doyurur. Diyelim ki aile iştahlı. Yanına 1 TL'lik yeşil salata, 2 TL'ye mal olacak bir paket makarna, 1,6 TL'ye mal olacak iki tane ekmek. Hem mükellef bir ziyafet olur hem de herkesi tıka basa doyurur.

Et fiyatındaki, domates fiyatındaki hızlı yükselişe takılıp kalmamak lazım. Türkiye'de bazı şeyler hâlâ çok ucuz.

Alın akşama bir kilo hamsi. Türkiye'de az para harcayarak, evde kendinize çok güzel bir ziyafet çekebileceğinizi anlayın.

Avrupalı'nın, Amerikalı'nın bu hamsiyi bulma ve yeme lüksü bulunmuyor.

Bu haber toplam 802 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.