1. HABERLER

  2. GÜNDEM

  3. Tam bir yıl geçti…
Tam bir yıl geçti…

Tam bir yıl geçti…

Bugün, 301 madencinin hayatını kaybettiği Soma maden faciasının birinci yıl dönümü. Maden şehitleri bugün yapılacak etkinliklerle anılacak. İzmit’te saat 18:30’da da bir yürüyüş düzenlenecek

A+A-
Tarih 13 Mayıs 2014. Ajanslara küçük haberler düştü: "Soma Kömürleri A.Ş.'ye bağlı Eynez Ocağı'nda işçiler mahsur kaldı. Ulaşılan işçiler kurtarılmayı bekliyor." Aradan geçen saatlere karşın kurtarma haberi gelmediği gibi, facianın büyüklüğüne işaret eden emareler ortaya çıkmaya başladı. Ve ardı ardına madenci cesetleri ağızlarına maske takılı halde dışarı çıkarıldı. İçeride çıkan yangın nedeniyle 301 madenci karbonmonoksit gazından zehirlenerek can verdi, 486 madenci de yaralandı.
 
Ölen madencilerin arkasında yaş ortalaması 10 olan toplam 432 yetim kaldı.
 
Bugün, tüm Türkiye'nin yüreğine düşen yangının üzerinden 1 yıl geçti. Facianın yaşandığı ilçede çeşitli anma etkinlikleri düzenlenecek. İzmit’te de bugğn saat 18:30’da bir yürüyüş düzenlenecek. Merkez bankası önünde toplanacak gruplar Sabri Yalım Parkı’na kadar bir yürüyüş düzenleyecek.
16 MAYIS'TA MİTİNG VAR
Soma'da maden faciası için asıl büyük mitingin ise, DİSK, KESK, Türk Tabipler Birliği ve TMMOB tarafından 16 Mayıs Cumartesi günü yapılacağı açıklandı. Bu mitinge siyasi partiler ile sivil toplum örgütlerinin de destek verdiği öğrenildi.
TÜRKİYE'NİN EN BÜYÜK MADEN KAZASI
Soma'da geçen yıl 13 Mayıs'ta meydana gelen faicada, 301 madenci hayatını kaybetmişti. Olay sonrası ülkede 3 günlük yas ilan edildi.
 
Türkiye'nin en büyük maden kazası olarak kayda geçen faciayla ilgili açılan davanın ilk duruşması ise ancak katliamdan 11 ay sonra, 14 Nisan 2015 tarihinde görüldü. Duruşmaya ailelerin "Tutuklu sanıkların davaya getirilmesi" ve "Kamu görevlilerinin yargılanması" talebi damgasını vurdu.
 
KAMU GÖREVLİLERİNİN YARGILANMASINA İZİN VERİLMEDİ
Duruşmaya tutuklu sanıklar getirildi ancak, aralarında Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik'in, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız'ın ve iş müfettişlerinin de bulunduğu kamu görevlilerinin yargılanmasına izin verilmedi. Manisa Barosu kamu görevlilerinin yargılanması için bu kararı Danıştay'a taşıdı ancak, Danıştay'dan konuyla ilgili bir yanıt gelmedi.
 
Tutuklu sanıklar Soma Kömür İşletmeleri A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Can Gürkan, Soma Kömür İşletmeleri A.Ş. Genel Müdürü Ramazan Doğru, İşletme Müdürü Akın Çelik, İşletme Müdür Yardımcısı İsmail Adalı, maden mühendisleri Yasin Kurnaz, Hilmi Kazık, Ertan Ersoy, emniyet teknikeri Mehmet Ali Günay Çelik suçlamaları kabul etmeyerek, faciada yaşamını yitiren Maden Mühendisi Mehmet Efe'yi suçladı. Mahkeme duruşmayı 15 Haziran'a ertelerken aileler davanın gidişatına tepki göstererek adalet talebini yineledi.
"Eşimin aldığı bir kilo makarnayla mutluydum. Şu an hiçbir şeyle mutlu olamıyorum. Dünyaları verseler ne olur. Keşke hep yanımda olsaydı."
 
Bu sözler, Soma'da maden faciasında ölen işçiler arasında bulunan Uğur Çolak'ın 23 yaşındaki eşi Duygu Çolak'a ait. Çolak, eşinin ölümü sonrası kayınpederiyle yaşamaya başlamış. AFAD'tan aldığı 176 bin liranın haricinde kendisine ve çocuklarına ölüm aylığı bağlanan Çolak, İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü'ne hizmetli memur olarak yerleştirildi. Okullarda temizlik görevlisi olarak görev yapıyor, iki çocuğuyla hayata tutunmaya çalışıyor.
 
"ÇALIŞMAK İYİ GELDİ"
Çolak, kendisine iş verilmesinden memnun ancak hiçbir şeyin eskisi gibi olmadığını söylüyor:
 
"Geçen ay işe yerleştirildim. Temizlik yapıyorum, çay dağıtıyorum. Hiçbir şekilde eşimi unutamıyorum ancak çalışmak bana iyi geldi. Devletin tek ve en doğru yaptığı iş bence bu. Yoksa iki çocukla bin 200 lirayla geçinmek mümkün mü? Çalışınca kafamdaki düşünceler dağıldı. İşe başlamadan önceki halimle şimdiki arasında dağlar kadar fark var. Bu da çocuklarıma olumlu yansıyor. Diğer kadınların da bekletilmeden derhal işe alınması gerekiyor."
 
BAĞIŞ PARALARI DAĞITILDI
13 Mayıs 2014'te, Soma'daki maden faciası sonrası ailelere, AFAD'ta toplanan bağıştan önce 156 bin daha sonra 20 bin lira olmak üzere toplam 176'şar bin lira dağıtıldı. Cenaze masrafları Kaymakamlıkça ödenen ailelere, bin 200 lirayı bulan ölüm aylıkları bağlandı.
Beşiktaş Belediyesi Berkent Konutları'nda satın aldığı 30 daireyi kurayla 30 aileye verdi. Geçen ay, ölenlerin yakınlarından 24'ü, kendilerine tanınan haktan yararlanıp kamu kurumlarındaki işlerine yerleştirildi. Diğer işçi yakınlarının da atama işlemleri sürüyor.
 
İlçede, TOKİ ile protokol imzalayan Doğuş Holding ve Gaziantep OSB'nin yapımını üstlendiği evlerde ise inşaat çalışmalarına başlandı.
 
Al Jazeera Türk, Soma'daki madenci aileleriyle görüşüp yardımlarla ilgili düşüncelerini sordu.
"DEVLETTEN BİR KURUŞ YOK"
Ölen işçi Uğur Çolak'ın babası İsmail Çolak, tüm ailelerin ekonomik sıkıtı içinde olduklarını savunuyor:
 
"AFAD'ın dağıttığı para, hayırsever vatandaşlarımızın bağışları. Zaten böyle bir kazanın ardından ölenlerin yakınlarına maaş bağlanması zorunluydu. Maaşlar da düşük kaldı. Bu parayla geçinmek mümkün değil. Aileler, AFAD'tan aldıkları paralarla ya borçlarını kapattılar ya da ev aldılar. Ekonomik sıkıntıları hâlâ devam ediyor. Devlet ise cebinden bize hiçbir yardımda bulunmadı. Soma için maç yapıldı. Hasılatın nerede, hangi kurumda olduğu da belli değil. O parayı araştırma gibi bir durumumuz yok ama sağlıklı bilgi de verilmiyor. Biz aileler maddi olarak birşey beklemiyoruz. Bu olay yaşanmasaydı, gerekli önlemler alınsaydı zaten bunları konuşmayacaktık."
"DEVLETİN HİÇBİR ŞEYİ YOK, KAPIMI DAHİ ÇALMADILAR! HANİ VERİLEN SÖZLER?"
Sekiz yaşındaki oğlu Emirhan'ın sünnet düğünü hazırlıkları sırasında konuştuğumuz ev hanımı Gülten Kavas da yaşadıklarına tepkili. Kavas'ın, 35 yaşındaki eşi Ali Kavas, henüz üçüncü iş günündeyken faciada yaşamını yitirmiş. Devletin arkalarında durmasını istiyor:
"Olay sonrası bana 523, çocuklarıma 470 lira ölüm aylığı bağladılar. AFAD'tan aldığım parayla bir ev satın alıp oturdum. Beşiktaş Belediyesi'nin evlerinden biri de bana nasip oldu. Onu da 430 liraya kiraya verdim. Her ay elime geçen para yaklaşık bin 430 lira. Vatandaşın bağışlarını devletinmiş gibi gösterdiler. Eşimizi kaybettik ama aklımızı kaybetmedik. Devletin hiçbir şeyi yok. Kapımı dahi çalmadılar. İş hakkımı da çocuklarımdan yana kullandım, çalışmak istemedim. Bari onların geleceği düzgün olsun istedim. Ancak memnun değilim. Hiç değilse maaşlarımız bin 500 lira olsun. AFAD'taki para da olmasa bitmiştik. Hani verilen sözler?"
 
"BU DUYARSIZLIK NİYE?"
29 yaşındaki bekar oğlu Yahya Aybak'ı kaybeden emekli Seyit Hüseyin Aybak da dertli. Oğlunun ardından eşiyle kendisine toplam 689 lira ölüm aylığı bağlandığını anlatıyor.  Al Jazeera Türk'ün haberine göre; Beşiktaş Belediyesi'nin dağıttığı, kurada kendisine çıkan evlerden birinde oturan Aybak, olay sonrası verilen vaatlerin yerine getirilmesini istiyor:
 
"AFAD'ın dağıttığı parayla borçlarımızı kapattım. Köyümden Soma'ya taşınıp kuradan çıkan eve gelip yerleştim. Bir defalığına orman köylüsüne verilen dört bin lirayı geç haberim olduğu için alamadım. Diğer oğlum, henüz bir işe yerleştirilmedi. Emeği geçen herkesten Allah razı olsun. Ama devletin de aynı emeği göstermesi gerekiyor. Maaşlarımız arttırılmalı. Bu duyarsızlık niye? Ölen 301 işçinin hiçbir anlamı yok mu?"
 
Soma Kaymakam Bahattin Atçı ise bu eleştiriler üzerine şunları söylüyor:
 
"Ölenlerin tüm banka borçları silindi. Sağ kurtulanların ertelendi. Ölüm aylıkları bağlandı, yakınlarının kamu kurumlarında işe yerleştirilmeleri devam ediyor. AFAD'ta toplanan paralar dağıtıldı. TOKİ işbirliğiyle her aileye iki ev verilmesiyle ilgili inşaat çalışmaları devam ediyor."
Bu haber toplam 536 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.