1. HABERLER

  2. GÜNDEM

  3. Tamam, bıraktım
Tamam, bıraktım

Tamam, bıraktım

Geçen hafta içinde yakalandığım ağır gripten söz etmiş, canımın sigara bile istemediğini belirterek, bu durumu fırsat bilip, sigaradan kurtulmak istediğimi yazmıştım. Pazar gününe kadar siga

A+A-

Geçen hafta içinde yakalandığım ağır gripten söz etmiş, canımın sigara bile istemediğini belirterek, bu durumu fırsat bilip, sigaradan kurtulmak istediğimi yazmıştım. Pazar gününe kadar sigara içmemeyi başarabilirsem, sigarayı bıraktığımı size ilan edeceğime de söz vermiştim.

Benim sigara ile ilişkim, pek çok sigara tiryakisinden farklıdır. Ortaokul birinci sınıfta (şimdiki 6 ncı sınıf. Henüz 12 yaşımdayım) sigaraya başladım. İstanbul’da yatılı okula gidiyordum. Gece yatakhane tuvaletinde bir tek ben sigara içerdim. Marifet diye yazmıyorum. Sigaradan hep büyük keyif aldım. Kimi zaman rahmetli babamın Üçüncü paketinden, kimi zaman Babaannemin Bahar paketinden aşırıp içtim.

Çok değişik sigara içtim. Bir ara  filtresiz Pall Mall’e dadanmıştım.. Salem, Meltem içtim. Türk Tütünü ile yapılmış özel sigaraları Samsun-216, bir dönem Best’i içtim. Son birkaç yıldan beri, Parliament içiyordum.

İyice abartmıştım. Hergün; aynı saatte iki paket sigara alıyordum. Artık sigara almaya girdiğim marketteki kasiyerler, beni görünce; “İki paket Parliament” diyorlardı.

Kişisel sağlığımla ilgili bir kaygım hiç olmadı. Aman sigara içmeyeyim de, daha uzun yaşayayım hesabında değilim. Ama özellikle yasakların yaygınlaşmasının ardından çok baskı görmeye başladı bizim gibiler.

Ben her an elinde veya ağzında sigara olan adamdım. Normal şartlarda selam bile vermeyeceğim insanlardan laf işitir olmuştum. “Burada sigara yasak” diyorlardı. Verecek yanıtınız yok. Adam haklıydı. Eğip başınızı, elinizdeki sigara ile oradan çıkmanız gerekiyordu. Gücüme gidiyordu.

Evde eşim ve çocuklar, işyerinde çalışma arkadaşlarım benden ötürü rahatsız oluyorlardı. Kendimi hem mahcup hissediyor, ama hem de sigara içmeye devam ediyordum.

Bütün bu nedenlerle, aslında artık ben de bu meretten kurtulmak istiyordum. Şiddetli gribin etkisiyle ağzımın tadı kaçıp, canım sigara istemediği için içmezken, en azından bir denemek istedim. Uzun yıllar içtikten sonra sigarayı bırakanlar, bunu hep çok büyük bir başarı, çok müthiş bir irade göstergesi gibi anlatıp, hava basarlar.

Benim için inanın öyle olmadı. Canım istemiyor, içmiyorum dedim. İçmedim. Sigara paketim yine cebimde. Çakmak cebimde. İstediğim anda sigaraya ulaşıp, yakabilecek durumdayım. Ama canım istemedi. Yakmadım.

Sigara almadığım için günde 15 TL(ayda 450 TL) cebimde kaldı. Sabah uyandığımda ağzımın içi acı değildi. Etrafımı duman yapmadığım için, kimseye karşı kendimi mahcup hissetmedim.

Hoşuma gitti, tamam bıraktım dedim, sigarayı bıraktım.

Bu iş, öyle büyük bir mesele, büyük bir maharet falan değil. Yok Sağlık Bakanlığı’nın “Sigara bırakma hattını” ara, doktora git,  nikotinli sakız al falan, bence bunlar da palavra. Ben ki, günde 2 paket sigarayı tüketen, uykuda olduğum zaman dilimi hariç her an sigara dumanını içine çeken biri bunu söylüyor, inanın.

Biraz irade.. Biraz kararlılık. Hepsi bu . Sigaradan kurtulmak, öyle çok zor bir iş değilmiş.

Ancak şunu da itiraf edeyim.. Kendimi büyük sıkıntıya sokmam. Diyelim ki, çok keyiflendiğim bir an oldu. Çok güzel bir yemek yemişim, önüme kahve gelmiş. Ya da düşünsenize, günün birinde Kocaelispor şampiyon olmuş..

Çocuklar evlenmiş de, ilk torun müjdesi gelmiş. Ya da heyecanlı bir poker seansı sırasında, elime dört as gelmiş..

Yakarım sigaramı.. Öyle yemin etmiş, adak adamış falan değilim.

Ne zaman canım çok ister, o zaman yakarım sigarayı. Bunu biliyor olmak belki de sigarayı bırakmayı bu kadar kolaylaştırdı.

Bir de, ben çok çektim. Çok sıkıldım.. Bu yüzden, hiç kimseye, ama hiç kimseye elinde sigara görünce  “Bak kardeş. Bu nalet çok zararlı. Ben bıraktım. Hadi sen de bırak, kurtul” türünden nasihatlerle baskı yapmam.

İsteyen içer, isteyen bırakır. Belki, birkaç yıl sonra, kapalı bir yerde biri sigara yaktığı zaman ben de rahatsız olacağım. Söz, yine de halden anlarım, sigara içen vatandaşa karşı ukalalık yapıp, “Yasal hemşerim, çık dışarıda iç” demem.

Evet, bir şiddetli grip 40 küsur yıldan beri içtiğim, son yıllarda adeta elimden hiç düşürmediğim sigaradan kurtulmamı sağladı. Daha önce bırakmış dostlar, “Gör bak, iki ay sonra kendini zımba gibi hissedeceksin” diyorlar. Sigarayı bıraktıktan sonra hastalıktan kurtulamayan, hatta sigarayı bıraktıktan birkaç ay sonra kalpten giden pek çok insan da biliyorum.

Hayırlısı bakalım. Bizim durumumuz ne olacak?.. Özellikle yazılarımı yazarken, sigaramdan hep güçlü nefesler çeker, zihnimi açardım. Şimdi bir süre, beynim nikotinsizliğe alışana kadar yazıların kalitesi düşerse, lütfen kusura bakmayın.

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yapılan yorumlardan yazarları sorumludur.