1. HABERLER

  2. GÜNDEM

  3. Taraf, Wikileaks belgelerini yayınlıyor
Taraf, Wikileaks belgelerini yayınlıyor

Taraf, Wikileaks belgelerini yayınlıyor

Taraf gazetesi kurulduğu günden bu yana pek çok bomba haberle adından söz ettirdi. Ergenekon soruşturmasıyla ilgili açıkladığı gizli belgeler, Balyoz soruşturmasını başlatan belgeler ilk

A+A-

Taraf gazetesi kurulduğu günden bu yana pek çok bomba haberle adından söz ettirdi. Ergenekon soruşturmasıyla ilgili açıkladığı gizli belgeler, Balyoz soruşturmasını başlatan belgeler ilk akla gelenler. Bir dönem AKP'liler Taraf'ın en sıkı takipçisiydi. Bu gazetenin yayınlarını çok beğeniyorlardı. Fakat son aylarda çıkan bazı haber ve yorumlar nedeniyle Başbakan Erdoğan'ın Taraf ile arası açıldı. Recep Tayyip Erdoğan başyazar Ahmet Altan aleyhine dava açtı.

Eski hızını kaybetmiş gibi görünen Taraf Gazetesi bugünden itibaren Wikileaks belgelerinin Türkiye ile ilgili olanlarının yayınına başlayacağını duyurdu. Bilindiği gibi birkaç ay önce bu belgelerin küçük bir kısmı yayınlanmış, uzun süre gündeme oturmuştu.

Wikileaks'in sahibi Julian Assange Taraf Gazetesi'yle irtibata geçmiş. İngiltere'de gerçekleşen buluşma sonrasında elindeki belgelerin Türkiye ile ilgili olanlarını gazetenin temsilcisine teslim etmiş.

Julian Assenge 21 bin sayfa tutan 11 bin belgeyi Taraf Gazetesi'ne vermeden önce belgelerin çarpıtılmadan ve sansürsüz yayınlanacağına dair bir anlaşma imzalamış.

Söz konusu belgelerde Fetullah Gülen'den, Başbakan Erdoğan'a, Hrant Dink cinayetinden Ergenekon'a ABD dışişleri görevlilerinin çok ilginç kayıtları yer alıyormuş. İş dünyası ve siyaset dünyasının önde gelen isimleriyle ilgili dedikodular da varmış.

Taraf dün bu haberi duyurdu. Bugünden itibaren belgelerin yayınına başlayacağını açıkladı. Ellerindeki 11 bin gizli belgeyi herhangi bir önem ya da kronolojik sıra olmaksızın yayınlayacaklarmış. Tam seçim arefesinde, aday listeleri oluşturulurken pek çok siyasetçinin başına çorap örebilirler.

Ayıbımızı bu hafta sonu temizleyelim

Geçen hafta Cuma gününe Japonya'dan gelen deprem haberiyle başladık. Depremin şiddeti 8,9 olarak açıklandı. Bu şiddetin çok çok yüksek olduğunu biz Kocaelililer iyi biliyorduk. Ama Japonya'nın depreme karşı aldığı tedbirler sayesinde bu felaketi az can kaybıyla atlatacağını düşündük.

Japonya'dan ilk iki gün içinde gelen haberlerde de en çok birkaç yüz kişilik can kaybından söz ediliyordu. Bu nedenle geçtiğimiz hafta sonu bizim ülkemizde felaketin boyutu tam kavranamadı.

Almanya'da, İspanya'da, Polonya'da futbol karşılaşmalarından önce Japonya'daki bu büyük felakette canlarını yitirenler için saygı duruşu yapıldı. Bazı takımlar maçlara kollarında siyah bantla çıktı.

Bizim ülkemizde hiçbir spor karşılaşması öncesi Japonya düşünülmedi.

Son günlerde gelen haberler Japonya'da can kaybının 10 bini geçeceğini gösteriyor. Üstelik tehlike hâlâ geçmiş değil. Nükleer santralarda yaşanan gaz sızıntısı sorunu çok daha büyütebilir.

Aynı 17 Ağustos'ta burada yaşadıklarımız gibi. İlk günlerde birkaç yüzle ifade edilen can kaybı, birkaç hafta sonra 50 bin olarak telafuz edilmişti. Tüpraş ve çevresindeki tesislerdeki yangın tehlikesi çok geniş bir alanda yaşayan insanları günlerce tehdit etmişti.

Japonlar, 17 Ağustos'ta yardımımıza ilk koşan ulusların arasındaydı. Bugün onların canı yanıyor.

Bu hafta sonu yapılacak spor karşılaşmalarından önce yapılacak kısa bir saygı duruşu Japonya'ya manevi desteğimizi çok iyi anlatacaktır. Geçen hafta bu konuyu atladık. Vakit geçmiş sayılmaz bu hafta bu ayıbı temizlememiz gerekir…

Şu Köprü Kafe bu bahar olur mu acaba?

Büyükşehir Belediyesi'nin bazı konulardaki yavaşlığına şaşıyorum. Güzel projeler, fikirler ortaya atıyorlar. Ama iş uygulamaya gelince, nedense basit işleri bile yapamıyorlar.

D-100 karayolu üzerinde Yenicuma Camii önündeki Mimar Sinan Üst Geçiti'nin deniz tarafındaki ayağı üzerinde özel bir cafe bölümü yapılmıştı. İnsanlar burada oturduğunda kendilerini adeta denizin üzerinde gibi hissedebileceklerdi.

2009 yılı Mart ayında üst geçitler açıldı. Büyükşehir Belediyesi, aynı yılın yaz mevsiminde Köprü Kafe'yi de açacaktı. Önce, ihaleye çıkılacak, işletmeciye verilecek dendi. Sonra bir ara vazgeçildi, Antikkapı işletecek diye açıklama yapıldı.

2009 yazı geçti, 2010 yılının baharı, yazı da geçip gitti. Mimar Sinan Köprüsü üzerinde kafeterya olarak ayrılan yer, ne ihale edildi, ne Antikkapı işletti. Şimdi 2011 yılının baharı geliyor. Köprü üzerinde, denize nazır mükemmel bir kafe yeri var. Üstelik kiralansa da, Belediye şirketi tarafından işletilse de gayet güzel para kazandırır.

Büyükşehir acaba neyi bekliyor?.. Bu Köprü Kafe, bu yıl bahar aylarında şöyle Nisan’da, Mayıs’ta bir şekilde açılır da İzmit farklı bir mekan kazanır mı acaba?..

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yapılan yorumlardan yazarları sorumludur.