1. HABERLER

  2. GÜNDEM

  3. Tarım İl Müdürlüğü’nü göreve çağırıyorum!
Tarım İl Müdürlüğü’nü göreve çağırıyorum!

Tarım İl Müdürlüğü’nü göreve çağırıyorum!

Yaşadığımız kentin yakın geçmişini iyi bilenler, dün ile bugün arasındaki inanılmaz değişime de bizzat tanık olmuşlardır. Dün ile bugünün kıyasını yapmak için orta yaş ve üstü hemşerilerimiz

A+A-

Yaşadığımız kentin yakın geçmişini iyi bilenler, dün ile bugün arasındaki inanılmaz değişime de bizzat tanık olmuşlardır. Dün ile bugünün kıyasını yapmak için orta yaş ve üstü hemşerilerimize zaman zaman kulak vermekte fayda var. Örneğin Mustafa Küpçü, hem bu kentin yakın geçmişine tanıklık etmiş, hem de duyarlılığını hala en üst seviyede koruyan değerli hemşerilerimizden birisidir. Şimdi Kocaeli’nin tarımsal sonunun nasıl hazırlandığını yine kendisinden dinleyelim:

“Kocaeli, hızlı ve plansız sanayileşmenin bedelini çok ağır ödedi ve daha da ödeyecek.

1967’lere kadar bu Körfez’de Istakoz dahil pek çok çeşit balık çıkardı.

Üzüm, incir, fındık, şeftali, kiraz başta olmak üzere meyvelerin en lezzetlisi bu kentin köylerinde, kırsal alanlarında yetişirdi.

Biz meyveyi kilo ile değil sele sepetleriyle alırdık.

Çayırköy’ün karpuzu at arabası ile gelir, yaz boyunca en lezzetli karpuzu yerdik.

Sera ürünü, hormonlu, kimyasal katkılı sebze nedir bilmezdik.

Bugün İzmit başta olmak üzere, Kocaeli’nin “plansız ve çarpık sanayi” yüzünden yaşadığı çile ortadadır. Kanser patlaması başta olmak üzere pek çok hastalığın pençesindeyiz.

Hastanelerimiz tıklım tıklım, çare arayan insanlarla dolu.

Ve hala bu kentin yönetiminde söz sahibi olanlar yeni ve ağır sanayi tesislerini kurmanın inadı içindeler!

Bir fabrikanın Organize Sanayi Bölgesi ilan edilen alanda kurulması bir şey ifade etmiyor. Salınan baca atıkları kilometrelerce ötedeki bağları, bahçeleri yok ediyor.

Uzunbey, Arslanbey gibi çevresi birinci sınıf tarım alanları olan beldelerimizde kurulan sanayi tesislerinin çevrede yarattığı felaketi kimse görmüyorsa, Tarım İl Müdürlüğü’nün görmesi gerek!

Sahildeki kimyasal temizlik maddeleri üreten firmanın yüzünden Bahçecik’te meyve bahçeleri kuruyor!

Şu anda benim yaşadığım Derbent’te, yakın çevredeki Nusretiye, Balaban, Suadiye, Arslanbey, Kullar ve Maşukiye’de de meyve bahçeleri kansere yakalanmış insanlar gibi kuruyor.

Siyasi iktidar inatla Kocakaymaz köylülerinin tarımsal üretim yaptıkları tarlalarda Organize Sanayi Bölgesi kurmaya çalışıyor!

YETER artık!

Dünyada olduğu gibi, ülkemizde de en büyük sorun, insanların insanca beslenebilmesi sorunudur.

Temiz gıdaya hasretiz.

Verimli tarım alanlarını korumak, siyasi iktidarlar için “Anayasal bir görev” olduğu halde, tarım alanlarının hoyratça katledilmesi sürüyor.

Nerede bir “OVA” varsa, ya sanayinin ya tersanelerin ya da konutların işgali altında!

Allah, “Ovalardan beslenin, yükseklerde oturun” diye o bereketli alanları insanlığa lütfetmiş.

Ama, o Allah’a inandığını söyleyen akıl ve vicdan özürlüler, o bereketli toprakların canına okuyor!

Allah’tan korkmuyor, kuldan utanmıyorlar!

Tarım İl Müdürlüğü’nü göreve çağırıyorum; Kocaeli’de halen sebze ve meyve üretilen beldeleri ciddi şekilde incelesinler. Kirli sanayinin yol açtığı katliamı belgelesinler ve “görevlerini” yapsınlar.

Bugünkü koşullarda, insanlarımızın bu gerçekleri görüp de hesap sorma iradesi gösterebileceklerine inanmıyorum!

Bu yüzden, kamu görevlilerini Allah’a şikayet ediyorum!

Allah, görevini doğru dürüst yapmayan, bu yüzden “kul hakkı” yenmesine göz yuman, siyasal güç sahiplerine boyun eğenleri affetmeyecektir!

Biraz Allah korkunuz varsa, görevinizi yapın.

Bu rezilliklere göz yummaya devam edecekseniz, “Müslüman” taklidi yapmayın!..”

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yapılan yorumlardan yazarları sorumludur.