1. HABERLER

  2. PERDE ARKASI

  3. Tarım üretimi ne hâlde?
Tarım üretimi ne hâlde?

Tarım üretimi ne hâlde?

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Türkiye'de sanayi üretimi ile ilgili rakamları, Ağustos ayı sonu itibariyle açıkladı. Beklentiler sanayi üretiminde artışın yüzde 7. 5 civarında olması yönündeydi...

A+A-

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Türkiye'de sanayi üretimi ile ilgili rakamları, Ağustos ayı sonu itibariyle açıkladı. Beklentiler sanayi üretiminde artışın yüzde 7. 5 civarında olması yönündeydi. Sanayide üretim artış oranı yüzde 11 ile beklentilerin çok üzerinde çıktı.

Nihat Ergün 1 Mayıs 2009 tarihinde Sanayi ve Ticaret Bakanlığı görevini üstlendi. Krizin Türkiye üzerindeki etkisinin en derinden hissedildiği günlerdi. Ergün'ün bakanlığının ilk beş ayında sanayi üretimindeki düşüş hızı azalarak da olsa devam etti. Ekim 2009 tarihinden itibaren ise yükselişe geçti. Her ay çift haneli rakamlarla büyüme görüldü.

Bu tablo ülkemiz adına sevindirici bir tablo.

Ama sadece sanayi üretiminin, otomobil, beyaz eşya, konfeksiyon üretiminin artıyor olması yeterli değil. Türkiye'nin tarım ve hayvancılık alanında da mutlaka hamle yapması, tarım ve hayvancılık sektöründe üretimini arttırması gerekiyor.

Buğdayı, mısırı, ayçiçeğini çok büyük paralar ödeyerek dışarıdan almak zorunda kalıyoruz. Canlı hayvan ithal ediyor, yine de et fiyatını düşüremiyoruz. Yakında Türkiye süt ithal etmeye başlayacak.

Türkiye, otomobil satıp, buğday alan bir ülke hâline gelmişse, bu çok övünülecek bir durum değil. Sanayi'de gösterilen üretim artışı başarısını, biran önce tarım ve hayvancılık alanında da göstermek gerekiyor. Üstelik ülkenin bu alandaki potansiyeli çok daha yüksek, yetişmiş elemanı da çok daha fazla.

 

Macaristan'daki çevre felaketi

Dünyanın her yerinde sorumsuz, acımasız, büyük kâr hırsı ile gözleri kapanmış sanayiciler bulunabiliyor. Son günlerde Avrupa, Macaristan'da meydana gelen çevre felaketinin tedirginliğini yaşıyor.

Macaristan'ın batısında Ajka kentinde, Tuna nehri kenarında bir alüminyum fabrikası var. Bu fabrikanın zehirli kimyasal atıklarını depoladığı beton havuzun setleri çöktü. Kızıl çamur adı verilen çok zehirli kimyasal atıklar, Tuna Nehri'ne aktı.

Bu zehirli çamur batağında ilk aşamada beş insan hayatını kaybetti. Tuna nehri zehirlendi ve balık ölümleri başladı. Büyük felaket, sadece Macaristan'ı değil, Tuna nehrinin geçtiği bütün ülkeleri tedirgin ediyor. Zehirli kızıl çamurun, birkaç ay içinde Tuna nehri üzerinden Karadeniz'e de gelmesi bekleniyor. Dünya Çevre Örgütü Greenpeace, Macaristan'daki çevre felaketinin Doğu Avrupa'da bugüne kadar görülmüş en büyük çevre faciası olduğunu açıkladı.

Bir sorumsuz sanayi kuruluşu Macaristan'ı ve Doğu Avrupa'yı perişan etti. Tuna'yı öldürdü.

Bizim buralarda da bu tür sanayicilerden çok var. Dikkatli olmak, sürekli denetlemek gerekiyor.

 

AKP'ye plaket yapanlar kazandı

İlimizdeki AKP teşkilatlarının, Büyükşehir yönetiminin bazı başarıları, bazı siyasi gelişmeleri abartma huyu var. Kabul etmek lazım ki, 12 Eylül'deki halk oylamasında beklenilenden iyi sonuç elde ettiler. Türkiye genelinde yüzde 58 Evet çıkarken, Kocaeli'de bu oran yüzde 61'i buldu.

Dahası umutsuz gözüken İzmit ilçesinde de “Hayır”a fark attılar. Kutlanması, takdir edilmesi gereken önemli bir siyasi başarı elde ettiler.

Ama aradan bir ay geçti, AKP hâlâ bu halkoylaması galibiyetinin kutlamalarını yapıyor. Antikkapı'da neredeyse her akşam toplantılar düzenleniyor. Her ilçede ayrı ayrı plaketler dağıtılıyor. Bitmiyor bir de ilde, Büyükşehir'de aynı insanlara plaketler veriliyor.

12 Eylül galibiyetinin ardından öyle sanıyorum ki AKP'de 50'den fazla kutlama toplantısı yapılmış, yüzlerce plaket dağıtılmıştır. İşin maddi tarafını bir kenara bırakıyorum. Bu kutlamalar büyük zaman kaybı değil mi?..

Bu kentte plaket üreten bir şirket kursanız, sadece AKP'ye yakın olup, onlar için plaket imal etseniz herhâlde köşeyi dönerdiniz. AKP'liler bunca plaketi kime yaptırıyorlar, bunu da merak ediyorum.

 

33 madenci yarın kurtuluyor

Şili'de 5 Ağustos'ta meydana gelen maden kazasının ardından, yerin 700 metre altında mahsur kalan 33 maden işçisinin günlerdir süren trajedisini daha önce bu sütunlara taşımıştım.

Bütün dünyanın yakından takip ettiği “33 işçiyi yeraltından kurtarma” operasyonunda artık işin sonuna gelinmiş. Yarın sabahtan itibaren Şilili madenciler, açılan tünelden 700 metre aşağıya indirilen kapsüle tek tek alınarak yeryüzüne çıkartılmaya başlanacaklar.

Kapsülle yeryüzüne çekilecek işçilerin her birinin tahliyesinin 1. 5 saat sürmesi bekleniyor. Yani 33 işçinin tamamının tahliyesi, iki gün sürecek. Yeraltında 65 gün birlikte yaşayan Şilili madencilerin lideri durumundaki Luis Urzua, en son yukarı çıkacakmış.

65 gün yerin 700 metre altında yaşadıktan sonra kurtarılan bu 33 madencinin bütün hayatı değişecektir. Yarından sonra bütün dünya basını onlarla röportaj için koşturacak, kim bilir o işçiler belki Time Dergisi'ne kapak bile olacaktır.

Bu haber toplam 794 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.