• BIST 83.048
  • Altın 146,881
  • Dolar 3,7605
  • Euro 4,0391
  • Kocaeli -6 °C

Tarzımızı da kaybettik…

Sevcan TAMER
Sevgili  dostlar,  şöyle  bir  çevrenize   bakın.. Hatta  kritik  edin.. İnsanların  ne  derece hoşgörüsüz  ve  sinirli  olduğunu  tespit  edeceksiniz..Türkiye  geneline  girecek,  istatistiki  bilgileri  önümüze  serecek  olursak,  işin  içinden asla  çıkamayız.. O  nedenle,  bilhassa  kendi  çevremizdeki  olumsuzluklardan  söz  etmek  istiyorum.. Çünkü  bizlerde  Türkiye  genelinde  yaşanan  gerginliklerin  ve  acımasızlıkların  ayrılması  mümkün  olmayan  bir  parçasıyız.. Evet, ben,  sıkça  karşılaştığım  bu  yapıdan  çok  sıkıldım.. Çokta  rahatsızım  doğrusu.. Gayet  iyi  bildiğinizi  tahmin  etmeme  rağmen  sizlere  bir  kaç  örnek  vereyim  diyorum,  ancak  hangisini.?Sabahın  köründe  sokağımızda  yol  kavgasına  tutuşarak  herkesi  uyandıran  izansızlardan mı,  yolda  adeta  bilerek  omuz  atan  sonrada  dönüp “ ne  oldu,  bir şey mi  var  canım” tarzında  yüzüne  küstahça  bakanlardan mı,  bomboş  minibüse  binmek  için  koşarak  önüne  geçip,  ayağınızı  çiğneyerek  itiştirenlerden mi,  içtiği  sigaranın  izmaritini  dikkatsizce    fırlatıp,  üzerinize  gelmek   üzere  olduğunu   gördüğündeyse  adeta  suçlayarak “ önüne  baksana  be” bakışı  atan  utanmazlardan mı, gözünü  kırpmadan  ve  vahşice cinayet  işleme  eylemine  hazır  bekleyenlerden mi,  aile  içi  kavgalarından mı, iş  yeri  içindeki  çekememezlik  sonucu  oluşan   kavgalardan mı,  çözüm  bulmak  için  yapılan  bir  toplantıda  sadece  öne  çıkmak  için  ve  buna  ilaveten  gıcıklık  olsun  diye  çözümsüzlük  üretenlerden mi,  siyasilerin  bizi  alıştırdıkları  kaba  konuşmalar  sonucu  yarattıkları   kötü  örneklerinden mi.?Hangisinden,  hangi  tarzdan  bahsedeyim,  inanın ki  şaşırdım..Uzun  bir  süreden  beri,  yani  çeşitli  sosyal  bozulmalar  ve  ekonomik  olumsuzlukların  yarattığı  toplumsal  dejenerasyonların  en  ağır  bir  biçimde  yaşandığı  günlerden  geçiyoruz.. Birbirine  kızan  çekip  silahı  vuruyor.. Bilmem  kaç  yerinden  bıçaklıyor.. Kadın,  erkek  fark  etmez,  yan  bakanı  dövüp  hastanelik  edebiliyor..Haklı  olduğun  bir  yerde, haksız  duruma düşmek  aynen  buna  denir..İtiraz  et  kolaysa.. İşte  sana  kavga  nedeni..Haa  sonu  nasıl  biter  bilemem.. Hastanede mi, hapishanede mi.? Mezarlıkta  olasılıklardan  biri..
   Şimdi,  karşımızda  endişe  verici  bu  gerçekler  sıralanırken,  belli  sorumluluğa  sahip  unsurlar  üzerine  düşen  sosyal  çalışmaları  yapıyorlar mı.?Hepsi  bir  yana,  “Medya”  ya  taktım  bu  ara.. Medya,  yazılısı  veya  görseliyle  insanları   sükûnete  ve  olumlu  düşünmeye  davet  edebilecek  süper  güçte  bir iletişim  aracı  değil mi.? Toplumun  her  kesiminin  vaz geçilmez  tutkusu  olan  görsel  medya,  insanlara  olumlu  yansıyan  bir  ayna  görevi  yapamaz mı.?  Doğrunun  ne  olduğunu  anlatamaz mı.? Biliyorsunuz,  insanları  sakinleştirmek  veya  tedavi  edebilmek  için  terapiler,  uyumlu  yaşam  seansları  falan  yapılır..Bizim  insanımız  madem ki  televizyon  izlemeyi  bu  kadar  çok  seviyor,  hiç  avantaja  çevirebilme  olasılığı  yok mu.? Bu  topluma, saçma  sapan  dizilerden,  filmlerden  başka  öğretici,  eğitici  programları da izleme  alışkanlığı  yaratılamaz mıydı.?Bakın  hele  bir  izleyin.. Çocukların  çizgi  filmlerinde  şiddet,  kavga.. Normal  sinema  filmlerinin  yüzde  doksanı  şiddet,  kavga.. Moda  olan  evlenme  programlarının  ana  teması,  kavga.. Başlı  başına  hepsi  rezalet  doğrusu.. En  son  kavga  versiyonu,  kanallar  içinde  çekişmelerle  başlayan  “Tarz” yarışmaları..Şimdi  sakın  bana  “Aman  Sevcan  hanım  elinde  kumanda  yok mu, izleme, başka  kanala  geç,  görmezsin”  demeyin.. Bu  en  kolayı  olur..Kavgalarla  toplumu  adeta  hipnozla  kavga kolik  bir  yapıya  sokarak  bağımlı  hale  getirmişler  bir  kere..Kavga  arıyor,  kavgasız  duramıyoruz.. Ekranlarda  izlediğimiz  tartışmalar,  kavgalar  ve  şiddet  aynen  normal  hayatımızı  etkileyerek,  hepimizde  davranış  bozuklukları  yaratıyor..Ben  bu  gidişatın,  hem  ahlaki,  hem de  aile yapılarımıza  uygun  olmadığını  düşünüyorum..Tamam  “Giyim,  kuşam  hakkında  bilgiler  veren,  cici  cici  kızların  su  gibi  güzelliğini  ve  zarafetini  aksettiren  türde  programlar  yapıp,  meraklısına  izlettirebilirsiniz.. Ancak  zaten  kavgaya  hazır  ve  gergin  bir  topluma, bu  denli  ağır  sözlerle, kavgalarla  bezenmiş  tarzlar  gitmez..  Sayelerinde  iyice  tarzımızı  kaybettiğimizi  bir  bilseler..Bu  izlenenler belki  kurgu,  belki  reyting  endişesi.. Ne  çare ki  sonuç,  toplumsal  çöküş.. Birilerinin  ceplerini  doldurmasının  açık  ve  net  ispatı..Gelde  şimdi  Müge  Anlı’nın  kulaklarını  çınlatma..Hiç  olmazsa  toplumu  yakından  ilgilendiren  tehlikelere  değinerek,  acı  veya  tatlı  sonuçlarla  insanlara  ayna  oluyor..Uyarıyor.. Hoş  olmayan  bir  söz  uyarısıyla,  anında  ses  alınıyor  yayından.. O  nedenle  yaptığı  çok  büyük  bir  hizmet  olarak  girdi  hayatımıza.. Keşke  bu  hassasiyet  diğer  sosyal  içerikli  programlara da  yansıyabilseydi.. Keşke  kavga  ve  dövüşün  reytinge  dönüşmesi  adına  ellerinden  gelen  ucubeliği  yaparak   para  kazanmayı  keşfeden  medya  patronları,  paranın  toplumsal  cinnetin  önüne  geçmesine  seyirci  kalırken,  geleceğe  nasıl  bir  miras  bıraktıklarını da  görebilselerdi..Kendimi  ve  bizim  gibi   bakış   açısına  sahip  tüm  yazılı  ve  görsel  “Yerel  Medyayı”,  21  senelik  bir yerel  medya  emekçisi  olarak, teknoloji  harikası  devasa  yapılarıyla  hava  atan  Ulusal  Medyaya  karşı  kutluyor, halkımızın  eğitim,  sağlık,  sosyal  tüm  hayati  konularını  sıkça  konu  ettiği  içinde  “İYİ Kİ  VARSINIZ” diye  alkışlıyorum.. Arzumuz,  yeter ki  algınızı  etkileyen  bir  takım  dizilerden, tartışma  ve  kavganın  tavan  yaptığı  belli  programlardan,  mafyaların,  teröristlerin  acımasızca  canlara  kıydığı  kanlı  ve  heyecanlı  filmlerden  fırsat  bulup,  bizi  izleme  alışkanlığına  erişebilmenizdir..
Bu yazı toplam 154 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 2
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Özgür Kocaeli | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0262 331 11 11 Faks : 0262 321 21 37