1. HABERLER

  2. GÜNDEM

  3. Taşocağı girişimlerine karşı uyanık olmalıyız
Taşocağı girişimlerine karşı uyanık olmalıyız

Taşocağı girişimlerine karşı uyanık olmalıyız

İlimizin çeşitli bölgelerinde taşocağı, mıcır ya da maden ocağı kurma girişimleri, ANAP iktidarı döneminde başladı. Sorumsuzca ruhsatlar verildi. İlimizin en güzel bölgelerinde orman alanlar

A+A-

İlimizin çeşitli bölgelerinde taşocağı, mıcır ya da maden ocağı kurma girişimleri, ANAP iktidarı döneminde başladı. Sorumsuzca ruhsatlar verildi.

İlimizin en güzel bölgelerinde orman alanları, tarım alanları, taş-mıcır-maden ocakları ile doldu. Dağlar oyuldu, ağaçlar kesildi. Yerleşim alanları toz toprak içinde kaldı. Köy yolları, orman yolları bu ocaklardan çıkan taşı toprağa taşıyan kamyonlar tarafından perişan edildi.

Bu işlerden birileri büyük paralar kazandı. Allahın taşı, toprağı. Patlatıyorlar dinamiti, dağıtıyorlar. Sonra, büyük paralar karşılığında satıyorlar.

Yukarı Hereke böyle bitirildi. Yazlık, Arslanbey sırtları; Balören, Bayraktar bölgesi rezil edildi.

Sorumsuzca verilen ruhsatlarla kurulan taş ocakları, mıcır ocakları, çevreyi kirleten sanayi kuruluşlarından çok daha tehlikeli ve sıkıntılıdır. Üstelik istihdam yaratmaz. Bölgeye ekonomik getiri sağlamaz. Sadece siyasi torpil ile bu ruhsatı alıp,  taşı toprağı patlatarak satanlara para kazandırır.

Şu sıralar yine birilerinin iştahı kapandı. Bu bölgede devletin büyük yatırımları gündemde.  İstanbul’dan Akyazı’ya ulaşacak Kuzey Marmara Otoyolu inşa edilecek. İstanbul-İzmir otoyolu projesi içinde yer alan Körfez Köprüsü’nün projesi başladı. Karamürsel’den başlayıp, Gölcük, Başiskele sırtlarından geçerek mevcut otoyola bağlanması planlanan bir de Güney Otoyolu projesi var. Bu bölgede toplu konut projeleri arka arkaya hayata geçiriliyor.

Hepsine, taş lazım, toprak lazım, mıcır lazım. Yollara yayılacak, çimentolara karılacak. Taşı toprağı patlatıp, dağıttıktan sonra kamyonlara yükleyip satanlar büyük paralar kazanacak.

Ama her taşocağının kurulduğu yerde, hayat bitecek. Ağaçlar kesilecek, tarım alanları yok edilecek, geniş alandaki evlerde oturanlar toza, toprağa bulanacak.

Çok girişim var. Bu kentte boş buldukları yerde taş ocağı, mıcır ocağı kurmak isteyenler var. Üstelik bunlar hem ekonomik açıdan, hem siyaseten çok güçlü insanlar. Önlerinde durulması, istediklerinin engellenmesi çok zor olan insanlar.

Hereke’de yeni taş ocakları kurmak istiyorlar. Geçen gün Derince’nin Kaşıkçı köyü bölgesinde yeni taşocağı kurmaya yönelik projenin ÇED toplantısı yapıldı. Bu girişimleri yenileri izleyecek.

Hakkını vermek gerekir ki, AKP döneminde ilimizde yeni taş ocağı kurulmasına izin verilmedi. Ama mevcutların ıslahı için de bir şey yapılamadı.

Büyükşehir Belediyesi biraz gevşek. Bu konuda AKP’li milletvekilleri Ankara’da dik duruyorlar. Ama gidişat tehlikeli. Önümüzdeki seçimlerin ardından bu kentin çeşitli bölgelerinde yeni taş ocakları, mıcır veya maden ocakları kurulabilir.

İşte o zaman bu şehir biter. Tarım alanı kalmaz, orman kalmaz. Köylerde, kırsal alanlarda hayat biter.

Çok dikkatli olmak, çok dik durmak gerekiyor. Açık söylüyorum, Büyükşehir Belediyesi’ne bu konuda çok fazla güvenmiyorum. İlçe belediyeleri de, bir miktar menfaat karşılığında, bu girişimlere yeşil ışık yakabilirler. Büyükşehir Belediye Başkanımız İbrahim Karaosmanoğlu’nun çevrecilik anlayışı,  yürüyüş yolları yapmak, yeni ağaç fidanları diktirmekle sınırlı. Başkan, “Milyon tane yeni ağaç diktim. Bu arada birkaç bin ağaç kesilse ne olur” havasında. Hele şimdi bu konularda nispeten daha katı duruşu ile tanınan İlyas Şeker de milletvekili olup giderse, vah bu kentin haline.

Bu kentin bütün siyasetçileri, bütün sivil toplum örgütleri uyanık olmalıdır. Nerede ne zaman bir taş ocağı veya mıcır ocağı girişimi ile ilgili toplantı olsa, kitlesel katılım sağlanmalı, o bölgenin halkı bilgilendirilmeli ve daha tesis kurulmadan gerekli tavır konularak bu girişimler engellenmelidir. Sessiz kalınır da tesis için gerekli formaliteler tamamlanıp, izin alınırsa, sonrasında ne kadar bağırsak azdır.

Dikkat edilmesi gereken tek konu, taş ocağı, mıcır ocağı girişimleri değil.

Başiskele ilçesinin Vezirçiftliği bölgesi var. Bu bölge, neredeyse Dilovası gibi oldu. Çarpık sanayileşmenin, vahşi sanayileşmenin merkezi haline geldi. Belediyelerin bu bölgedeki sanayi kuruluşlarını buradan taşıması, OSB’lere gitmelerini teşvik etmesi lazım.

Ama tam tersi oluyor. Vezirçiftliği mevkiindeki bir boya ve kimyasal madde fabrikası,  ilave tesisler yapmak için izin peşinde koşuyor.

Başikele Belediyesi göz kırpmamış olsa,  “Sen yürü, ben yolunu açarım” dememiş olsa, Vezirçiftliği’ndeki boya fabrikası böyle bir büyüme girişimine kalkışabilir mi?.. Geçen gün, bu fabrika da yeni tesisi için ÇED toplantısı yaptı. “Solvent geri kazanım tesisi” ve “Boya çamuru kurutma ünitesi” kurmak istiyorlar.

Vezirçiftliği’nin ortasında, yerleşim alanlarının içinde. Boya fabrikasının orada durmaması gerekirken, şimdi ilave tesis için izin peşinde koşuluyor.

Bu projenin istihdam özelliği yok. İhracat özelliği yok. Ama belli ki bir yerlerden güç alınmış, işaret alınmış, böyle bir projeyi ortaya koyma cesareti bulunuyor.

Kocaeli çevre konusunda sadece palavra üretiyor. Vali Ercan Topaca’ya bu konuda samimi bir güven duyuyorum. Ama gücü bazı şeylere yetmeyebilir. Büyükşehir Belediyesi’nin ilçe belediyelerinin dik durması lazım. Tavizsiz olması lazım.

Bölgemizdeki taş-mıcır ocağı kurma, genişletme girişimlerine, mevcut kirletici, zehirleyici fabrikaların genişleme ve kapasite artırımı girişimlerine karşı kentsel duyarlılık şarttır. Eskiden seçim dönemlerinde Türkiye’nin bir ucundan kopup gelmiş gariban insanlar “Nasıl olsa af çıkar” diyerek hazine arazilerinde kulübeler, gecekondular yaparlardı.

Şimdi vahşi sanayi, doyumsuz para sahipleri, bu kenti taş ocakları, kirletici fabrikalarla doldurmanın hesabını yapıyor.

Çok uyanık olmaz zorundayız. Aksi halde, Kocaeli’nin bugünkü halini de mumla arar hale gelebiliriz.

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yapılan yorumlardan yazarları sorumludur.