• BIST 90.383
  • Altın 144,263
  • Dolar 3,6117
  • Euro 3,9021
  • Kocaeli 8 °C

Tecrübe ile sabit birkaç öneri

İsmet ÇİĞİT
Pazar günleri yazısında, kırıcı olmayan, siyasete bulaşmayan, okurların tatil gününde keyfini kaçırıp, sinirlerini harekete geçirmeden konular seçmeye önem veriyorum. Öncelikle geçen hafta pazar günü yazdığım “Özlediklerim” başlıklı yazıya, İzmit sevdalısı okurlardan gelen yoğun övgülere teşekkür ederim. Üstelik, o yazıyla birlikte bu kentte özlenen, benim atladığım pek çok konu daha iletildi. Neredeyse bir uzun yazı konusu daha olabilecek kadar da bu konuda malzeme birikti. 
Bugün, okurlarıma daha farklı bir pazar yazısı sunmak istiyorum. Geçen hafta içinde yaşadığım, bizzat test ettiğim birkaç konuda tavsiyede bulunacağım. 
……..
Malum, çarşamba günleri öğleden sonra hafta tatili yapıyorum. Pek çok çarşamba gezisini bu sütunlarda ballandırarak anlatmışımdır. Aslında, pek çok çarşamba günü erkek erkeğe genellikle de kafa çekmeli kent gezisi yapsam da, evden laf işitince, arada bazı çarşambaları da eşime ayırıyorum. Geçen çarşamba da öyle oldu. Öğleden sonra, eşimi aldım, “Gel seninle Karamürsel’e kadar uzanalım, baş başa balık yiyelim” dedim. 
Geçen çarşamba tam bir bahar havası vardı. Öğlen eşimle çıktık. Araba kullanmayı sevmem. Mecbur kaldığımda da çok yavaş kullanırım. Çarşamba günleri Nazif Çanakçılı ile Karamürsel tarafına çıktığımızda, her ilçeye, her beldeye en başından girer, sahili boydan boya geçip, öbür ucundan çıkarız. 
Aynı programı uyguladım. Değirmendere’ye, Yüzbaşılar’dan girdim. Sahile indim. Çarşamba günü, bahar havası. Aylardan aralık.. Yüzbaşılar sahili, alabildiğine tenha. Deniz tertemiz görünüyor, rıhtımda olta atan amatör balıkçılar var. Değirmendere ile ilgili, 1999 büyük deprem felaketi öncesine uzanan pek çok anım vardır. Değirmendere’de, tatil günlerinde oturacağımız pek çok mekan bulunurdu. Kırık Çatal, Koruk, Krokodil Bar, Çınar Restaurant vs. Şimdi hiç biri yok. Ama Değirmendere hala her açıdan İzmit Körfezi’nin en güzel, en elit beldesi. 
Yüzbaşılar sahilinden geçip, Çınarlık Meydanı’ndan çıkarken, eşim “Benim canım balık istemiyor. Sen de gündüz vakti içme. Gel şu güzel havada, şurada bir kebapçıda karnımızı doyuralım” dedi. Daha az masraf, bana uydu. Arabayı Çınarlık Meydanında zor bela bulduğum bir boşluğa bıraktım. Bir kebapçıya oturduk. 
Değirmendere, her açıdan yaşanacak bir belde. Bölgede hala aydınlık kalan insanların yüzünün güldüğü, içme olmasa da yeme konusunda pek çok alternatifi olan bir yer. Şu vapur seferleri doğru dürüst yerleşmiş olsa, eminim İzmit, güzel havalarda her gün buraya akar. 
Aklınızda bulunsun. Boş zamanınızı yakaladığınızda, hava da güzelse, Değirmendere’ye uzanın. İnsan orada kendisini keyifli ve huzurlu hissediyor. 
Kebapçıda yemeğin ardından, Karamürsel tarafına devam ettik. Halıdere’yi, Ulaşlı’yı sahilden soydan boya geçtik. Çok sakin, çok huzurlu, çok temiz her yer. Şunu fark ettim; İzmit Körfezi’nin kuzey tarafı, İzmit’ten Dilovası’na kadar olan bölge, fabrikalar, limanlarla dolunca, çok fazla iç göç aldı. Çok kalabalık, karmaşık, kozmopolit hale geldi. Körfez’in güney tarafı, Başiskele’yi biraz kenara koyarsak; Gölcük-Karamürsel arası öyle değil. Çok fazla iç göç gelmedi. Büyük deprem felaketinden sonra, nispeten tenhalaştı. Yapı bozulmadı.. İnsan kalitesi bozulmadı. Umarım, gelecek yıllar da bozmayız. 
Ereğli sahilinde, sabah teknelerin mezata getirdiği, günlük, hatta saatlik olduğu bir bakışta anlaşılan balıklardan akşam için iki kişilik temizletip, paketlettim. Öğlen için Karamürsel’de düşündüğüm balık keyfini, akşam için eve taşıdım. 
Karamürsel de çok güzel. Çok sakin, temiz. Tekrar öneriyorum, fırsat bulduğunuzda, eşinizle, ailenizle bu bölgelere gitmek için, mutlaka yaz günlerini beklemeyin. Bu birinci tavsiyem.
……..
Çok uzun zamandır, siyaseten yanlı bulduğum için TRT kanallarını izlemiyorum. Geçen salı günü akşamı, çekimlerinin büyük bölümü İzmit’te Seka Platosu’nda yapılan “Filinta Mustafa” isimli iddialı dizinin ilk bölümü için, evde TRT-1’i açtım. 
Seka Platosu, benim özel ilgi alanım içindedir. 2005’de Seka kapatılıp, yıkıldıktan sonra, bu muhteşem araziyi kent için değerlendiremedik. Bu film platosu işi İzmit için çok önemli. En başından beri destekliyorum. O platonun yapımcısı Burhan Özkan’ın bu kent için önemli bir iş yaptığına inanıyorum. 
Filinta Mustafa’yı izlerken, çekimlerinin Seka alanında yapıldığını düşünürseniz, daha büyük zevk alıyorsunuz. O gözle izledim. Bizim yıkılan Seka’nın alanında, 100-200 yıl öncesinin Galata’sını, Pera’sını, Karaköy Limanını kurmuşlar. Dizinin konusu, yine din-siyaset- Osmanlı özentisine dayalı. Bazı sahnelerin çekimi-örneğin o kadar muhteşem plato kurmuşlar, yağmur yağdırma sahnesi çocukçaydı- amatörce. TRT bu diziye büyük para yatırdı. Çok iddialı. Siyaseten verilmek istenen mesajlara, Osmanlı özentisine çok fazla kafayı takmazsanız, Filinta Mustafa güzel bir dizi. Önümüzdeki salıdan itibaren, ilk bölümün özeti de yayınlanırsa, izleyin. İkinci tavsiyem budur.
………
Çok uzun yıllardan beri, evde elimde mutlaka bir kitap vardır. Evde her akşam birkaç saat, özellikle uykum kaçtığında kitap okumadan duramam. Son olarak, Ahmet Rasim’in yazdığı Osmanlı Tarihini okuyordum. Bugüne kadar, kendimi zorlamama rağmen, çok ağdalı ve yavaş bulduğum için Orhan Pamuk kitabı okuyamamıştım. Pamuk, bence Türkiye’nin en önemli gururudur. Ülkemizin Nobel ödüllü tek sanatçısı. Son kitabı “Kafamda 
bir tuhaflık” çıkınca, en azından Nobel ödülüne duyduğum saygı nedeniyle, bu kitabı alıp, kendimi okumaya zorlamaya mecbur hissettim. Şimdi elimde bu kitap var. Orhan Pamuk’un bu ülkenin yetiştirdiği, dünyaca ünlü en önemli yazar olduğunu kitabı okudukça daha iyi anlıyorum. Pamuk, eskiden ilimizde de çok yaygın olan bir sokak yoğurtçusu, bir sokak bozacısının gözünden, iç göçle yaşanan büyük değişimi, olağanüstü anlatıyor. Kitap 22 TL. Okumayı seviyorsanız, mutlaka Orhan Pamuk’un son kitabını alıp, başlayın. İstanbul’un geçmişini okurken, bizim şehrimizin geçmişini de hatırlayacak, evinden barkından çaresizlik nedeniyle çıkıp, buralara yeni hayat umuduyla gelen garip insanları daha iyi anlayacaksınız. Bu da ücüncü tavsiyem.
Bu pazar için, bu kadarı yeter. İyi pazarlar. 
Bu yazı toplam 209 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKAN MARKALARIMIZ
  • TUANA EVLERİ 2. ETAP'TA YÜZDE 5 İNDİRİM
  • ROMATEM Kocaeli Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi
  • Özgür Kocaeli mobil uygulamamız yayında
1/20
Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Özgür Kocaeli | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0262 331 11 11 Faks : 0262 321 21 37