• BIST 73.391
  • Altın 132,849
  • Dolar 3,5219
  • Euro 3,7585
  • Kocaeli 8 °C

TEFEKKÜR (1) 

Mehmet SÖNMEZOĞLU

Tefekkür, en dar anlamıyla “düşünme” demektir, ancak çok daha geniş ve kapsamlı tarif etmek gerekirse tefekkür; herhangi bir mesele hakkında derinlemesine düşünme, işin şuuruna varma, meselenin hakikatini kavramak için zihni yorma manalarına gelmektedir.

Tefekkür, yaratılmışlar içinde sadece insana mahsus olan bir özelliktir. İnsan, bu ayırıcı özelliğini doğru ve yeteri kadar kullandığı ölçüde diğer varlıklardan üstün bir konuma sahip olur. Tefekkür insanı iyiye, güzele, doğruya ve hayra yöneltir. Hakk’ı tanımaya, hakikatleri kabul etmeye sevk eder ve sonunda kişiye cennetin kapılarını açar. Nitekim Lokman (a.s) sık sık tenha yerlere çekilip tefekkürde bulunurdu. Bu davranışının sebebini soranlara şu cevabı vermiştir: “Uzun süre yalnız kalmak, tefekküre daha müsaittir. Uzun süre tefekkürde bulunmak da, insanı cennetin yoluna sevkeder.” 

Tefekkür insana doğru ve faydalı bilgi sahibi olma imkanı sağlar. Bilgi ve görgüsü artınca bu onun hareketlerine yansır, böylece kendisini yenileme, geliştirme, ahlâkını güzelleştirme, kulluk görevlerinde gayretini ve şevkini artırma gibi birçok kazanç elde eder.

Bu denli bir öneme sahip olmasından dolayıdır ki Kur’an’da bu kavram 18 ayette geçmiş, benzer anlamlardaki kavramlara ise pek çok ayette yer verilmiştir. Yüce Allah, tefekkürü teşvik etmiş ve tefekkür ehlini övmüştür. (Âl-i İmrân, 3/191) Peygamber Efendimiz (s.a.s.) de tefekkürün önemini belirtmek üzere, “Bir saat tefekkür, bir sene ibadetten daha hayırlıdır.” (Aclûnî, Keşfu’l-Hafâ, C. I, s. 370) buyurmuştur. Kur’an, mü’minleri tefekküre davet ettiği gibi, inkârcıları da tefekkür etmeye çağırmaktadır. (Sebe’, 34/46) Bu, onların tefekkür sayesinde iman hakikatlerini anlayabileceklerine delil teşkil etmektedir. Bundan dolayı tefekkür, Cenab-ı Hakk’a yaklaştırıcı en değerli ibadet olarak kabul edilmektedir.

Tefekkürün faydalarından biri de kişi de Allah ile beraber olma şuurunun oluşmasıdır. Mesela, “Nerede olursanız olun, O sizinle beraberdir” (Hadîd, 57/4) ve “Biz insana şahdamarından daha yakınız” (Kâf, 50/16) ayetlerinin anlamını düşünen bir kimse Allah’ın her yerde hazır ve nâzır olduğunu, kendisini gördüğünü ve murakabe ettiğini idrak ederek hayatına bu istikamette yön verir. 

Kur’an’ı tefekkür: Kur’an’ın insanları, üzerinde tefekkür etmeye çağırdığı belli başlı hususlar bulunmaktadır. Bunların başında Kur’an’ın kendi ayetleri gelmektedir. Nitekim Yüce Allah, Kur’an’ı, insanlar manasını düşünüp anlasınlar diye göndermiştir. Ayet-i kerimelerde “İnsanlara kendilerine indirileni açıklaman ve onların da (üzerinde) düşünmeleri için sana bu Kur’an’ı indirdik.” (Nahl, 16/44); “Bu Kur’an, ayetlerini düşünsünler ve akıl sahipleri öğüt alsınlar diye sana indirdiğimiz mübarek bir kitaptır.” (Sâd, 38/29) buyrularak bu husus vurgulanmaktadır. Şu ayetlerde ise Kur’an üzerinde tefekkür etmeyenler kınanmıştır: “Onlar bu Kur’an’ı hiç düşünmediler mi?” (Mü’minûn, 23/68); “Onlar Kur’an’ı düşünmüyorlar mı? Yoksa kalplerin üzerinde kilit mi var?” (Muhammed, 47/24) Bu nedenle Kur’an-ı Kerim’i ayetlerin manası üzerinde düşünerek ağır ağır okumak gerekmektedir. Hz. Ali (r.a.), Kur’an okumanın tefekkürle olması gerektiği şöyle ifade etmiştir: “Tefekkür edilmeden yapılan kıraatte ve ince bir anlayış olmadan yapılan ibadette hayır yoktur…” (İbrahim Canan, XV, 24)

    Kâinatı tefekkür: Allah’ın kitabı olan Kur’an üzerinde tefekkür eden insan, ayrıca kâinat kitabı yani kendisinin ve diğer varlıkların yaratılışları, kâinatta cereyan eden hadiseler, Cenâb-ı Hakk’ın kendisine ikramı olan sayısız nimetler hakkında da tefekkür eder. Bütün bunlardaki ibret verici delilleri müşahede ederek Allah’ın azametini, kudretini daha iyi anlar, O’na olan imanı, sevgisi ve itaati ziyadeleşir.
     
Kur’an’da bu konuya temas eden pek çok ayet-i kerime vardır. İşte bunlardan birkaç örnek: “Göklerin ve yerin yaratılışında, gece ile gündüzün birbiri ardınca gelip gidişinde selim akıl sahipleri için elbette ibretler vardır.”  (Âl-i İmrân, 3/190); “O, yeri yayıp döşeyen, orada dağlar, nehirler meydana getiren, orada her türlü meyveden (erkekli-dişili) iki eş yaratandır. O geceyi gündüze bürüyor. Şüphesiz bunlarda, düşünen bir kavim için (Allah’ın varlığını gösteren) deliller vardır.” (Ra’d, 13/3); “Allah o su ile size; ekin, zeytin, hurma ağaçları, üzümler ve her türlü meyvelerden bitirir. Elbette bunda düşünen bir kavim için bir ibret vardır. O, geceyi, gündüzü, güneşi ve ayı sizin hizmetinize verdi. Bütün yıldızlar da O’nun emri ile sizin hizmetinize verilmiştir. Şüphesiz bunlarda aklını kullanan bir millet için ibretler vardır.” (Nahl, 16/11-12;  Ayrıca bkz. Yûnus, 10/5, 6; Câsiye, 45/13)

Kur’an’da bu gibi misallerin üzerinde tefekkür edilmesi için verildiği belirtilmekte (Haşr, 59/21), ayrıca “Düşünen bir toplum için ayetleri böyle açıklıyoruz” (Yûnus, 10/24) şeklindeki ifadelerle insanlar tek tek ve topluca tefekküre teşvik edilmektedir. (Ayrıca bkz. Nahl, 16/69; Zümer, 39/42)
(Haftaya devam edecek)
 

Bu yazı toplam 878 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
  • Her şey kuralına uygun yürütülüyor
  • Zaman Geçiyor, Büyüyoruz
  • Özgür Kocaeli mobil uygulamamız yayında
1/20
Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Özgür Kocaeli | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0262 331 11 11 Faks : 0262 321 21 37