• BIST 96.400
  • Altın 144,302
  • Dolar 3,5616
  • Euro 4,0009
  • Kocaeli 13 °C

Tek başına, iş başına

Sevcan TAMER
Nihayet 1 Kasım Milletvekili seçimleri yapıldı ve gergin bekleyiş sona erdi. Şu anda alınan sonuçlara göre Ak Parti güzel bir zaferle  çıktı bu yarıştan. Seçim üzerine  hazırladıkları en etkili  sloganları olan  “Tek Başına, İş Başına” söyleminin gereğini yerine getireceklerini umuyorum..
Ben köşe yazımı yazmaya oturduğum zamanki sonuçlara göre, Türkiye genelinde Ak Parti yüzde 49.4, oy oranıyla 316 Milletvekili,  CHP yüzde 25.4 oy oranıyla 134 Milletvekili, MHP yüzde 11.9 oy oranıyla 41 Milletvekili, HDP ise yüzde 10.7 oy oranıyla 59 Milletvekilini Meclise  sokmuştu.. Yarın pek farklı bir şey olur mu bilemem ama, bu  sonuçların fazlaca  değişeceğini de sanmıyorum.  Ülkesini seven bir Türk vatandaşı olarak  seçim sonuçlarına  saygı duyuyor ve  hayırlı uğurlu olmasını diliyorum.. 
Sadece bizi şaşırtan çok eski ve köklü  bir parti olan MHP’nin (Milliyetçi Hareket Partisi) oylarının ve dolayısıyla milletvekili sayısının böylesi  üzücü düşüşü.. Sanki,  Sayın Bahçelinin “Hayır” zinciri vatandaşın  tercihini de  etkilemiş ve yönünü başka tarafa çekip, almış götürmüş. Sanırım, parti tavanı ve tabanı bu hezimetin  sebeplerini  en derin noktasına dek  irdeleyeceklerdir.
Bu günden  itibaren Türkiye, 4’üncü Ak Parti iktidarını yaşayacaktır.. Bildiğiniz gibi normal  zamanında yapılan seçim 7 Haziran 2015 tarihinde gerçekleşmişti. O seçimde  Türk halkı  başta Ak Parti olmak üzere hiç bir siyasi partiye tek başına  iktidar olma yetkisi vermemişti. O zaman, yani sadece beş ay önce, Ak Parti halkın yüzde  40.8 zinden  oy alarak 254  Milletvekili çıkarmış ve tek başına hükümet kuramamıştı. Hükümet kurmak için yapılan tüm girişimler netice vermeyince,  ülkede yeni bir seçim kararı alındı.. Evet, görünen o ki, sadece beş ay kadar  kısa bir zaman dilimi vatandaşın bakış açısında bayağı etkili olmuş besbelli..
Ve, büyük dönüş yine iktidar partisine. Sanki vatandaşın büyük bir kesimi Ak Partiye  korkutan ve düşündüren bir şaka yapmış, yaptığı uyarı mahiyetindeki şakayı kısa kesmeyi yeterli bulmuştu. İşin şakası bir yana, tabi ki bu dönüşün önemli sebepleri vardır.. Belki seçmen üst üste yaşadığı seçim sayesinde bilinçlendi.. Ve bu bilinçli oy kullanış sonucu iptal oyları  oldukça azaldı.. Ya da,  vatandaş istikrarın, ekonomik kalkınmanın, yaşanan katliamların tek parti  iktidarıyla  biteceğine, siyasi kavgalar sona erdiğindeyse  daha huzurlu ve stressiz  bir yaşama dönülebileceğine  karar verdi.. Veyahut  başka  sebeplerden dolayı, en güçlü olanı seçti..
  Evet sayın okurlarım.. Dediğim gibi, Türk  halkı seçimini yaptı ve yaptığı seçim sonuçlarına göre bu akşamdan itibaren Ak Parti tek başına hükümeti kurma yetkisini halktan aldı ve iktidar oldu.. Seversiniz, sevmezsiniz.. Ortaya çıkan seçim sonuçlarına çok kızmış, üzülmüş, kırılmış olabilirsiniz.. Ancak bu olayın fıtratında var.. Malumunuz, her yarışın mutlaka  bir  galibi olacaktır. Hele de bu galibiyet  vatandaşın tercihiyle kazanılmışsa, söyleyecek fazla bir söz yoktur.. O nedenle,  karşı taraf üzüle bilir, kızabilir, kahredebilir ama asla darılamaz..Akliselim bir insana halkın büyük kesiminin yaptığı siyasi tercihe darılmak yakışmaz.. Tam aksine demokrasiye olan saygısı neticesi, sükunetle ve olgunlukla ülkemize hayırlı olmasını dilemektir.. 
Sonuçta ortaya çıkacak her türlü olumsuzluk  her vatandaşı yaktığı gibi kin ve küskünlük içinde bocalayan muhalif insanları da yakar.. Aynı kurunun yanındaki yaşlar gibi..
 Ak Parti en kısa sürede  tek başına hükümet kurabilecek gücü yakaladı, tamam.. Tamamda, işi gerçekten kolay değil.. Büyük  meseleler ve çözümler hükümeti bekliyor sıra sıra.. Dışarıda ve içeride  tehlikeler ve tehditler en ağır boyutta.. Kol kırılır yen içinde kalır uygulamasını en iyi kullanan parti olmasına rağmen mutlaka kendi iç sorun ve problemleri de vardır.. Olmasa bile iktidar olmanın bilinen birtakım bedelleri  Ak Partiyi sıkacaktır.. Fakat en önemli olan ülkenin ekonomik ve  sosyal istikrarı, bütünlüğü ve beraberliği, yarınlara yönelik  gelişimi, yani istikbali.. Korunmalı , bozulmaması için elden geldiğince fedakarlıklarda bulunulmalıdır.. Bir Türk vatandaşı olarak, parti  içi meselelerin dışında  şu yazdıklarım hanginiz için önem taşımıyor olabilir ki.. İstikrarlı yaşamamız mı.? Dış ve iç tehlikelerin canımızı yakması mı.? Bütünlük, birlik ve beraberliğimizin bozulması mı.? Veya ülkemizin istikbali mi.? Şu da asla unutulmamalıdır.. En önemlisi, iktidarın her konuda  takipçiliğini yapmak  vatandaşlık görevinin  en üstünüdür.. Eh o zaman pembe gözlükler göze.. Ülkemize ve insanına  tebessümü eksik etmeden  bakmak ve sabırla beklemek yakışır size..   
Bu yazı toplam 209 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 2
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÖNE ÇIKAN MARKALARIMIZ
    • TUANA EVLERİ 3. ETAP
    • TUANA EVLERİ 2. ETAP'TA YÜZDE 5 İNDİRİM
    • ROMATEM Kocaeli Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi
    • Özgür Kocaeli mobil uygulamamız yayında
    1/20
    Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Özgür Kocaeli | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0262 331 11 11 Faks : 0262 321 21 37