1. HABERLER

  2. PERDE ARKASI

  3. Tek ceza, aday göstermemek mi?
Tek ceza, aday göstermemek mi?

Tek ceza, aday göstermemek mi?

Dünyanın bütün ülkelerinde seçimler öncesinde “Yolsuzluk” “Suistimal”, “Haksız mal edinme” iddiaları ortaya atılır. Özellikle ülkemizde seçim dönemlerinde bu kavramlar çok fazla ön plana

A+A-

Dünyanın bütün ülkelerinde seçimler öncesinde “Yolsuzluk” “Suistimal”, “Haksız mal edinme” iddiaları ortaya atılır. Özellikle ülkemizde seçim dönemlerinde bu kavramlar çok fazla ön plana çıkar.

Muhalefette olanlar iktidardakileri “Yolsuzluk yapmak, haksız kazanç elde ederek zenginleşmekle” suçlarlar. İktidarda olanlar da bu iddiaları yanıtlamak için genellikle muhalefet liderlerinin geçmişi ile ilgili benzer iddialar ortaya atarlar.

Şimdi de aynı şeyler yaşanıyor. CHP lideri Kılıçdaroğlu, AKP iktidarı döneminde bazı kişilerin haksız kazançla çok zenginleştiğini, yolsuzluk yaptığını iddia etti. Başbakan Erdoğan, muhalefetin bu sözlerine yanıt verirken, kendi partisinden bazı eski bakan ve milletvekillerini yeniden aday yapmadıklarını söyledi, adeta bu yeniden aday yapılmayanların yolsuzluk nedeniyle diskalifiye edildiğini ima etti.

AKP'de yeniden aday gösterilmeyen pek çok önemli isim var. Kürşat Tüzmen var, Osman Pepe var. Tanıdığımız bildiğimiz Eyüp Ayar var...

Başbakan'ın sözleri, hiç ayırım yapmadan yeniden aday gösterilmeyen bütün eski bakan ve milletvekillerini kapsıyor.

Diyelim ki, bu kişilerin gerçekten kusurları, kabahatleri belirlenmiş. Hak etmedikleri şekilde, devlet kaynaklarını kullanarak zenginleşmişler. Bu durumda tek ceza, yeniden aday gösterilmemeleri olabilir mi?.. Suç işlenmişse, bu kişilerin adalete verilmesi, yargılanarak cezalandırılmaları gerekmez mi?..

41 çeşit fındıklı yiyecek

Karadeniz Fındığı, Türkiye'nin dünya pazarlarında fiyatını belirleme şansı olan belki de tek ürün. Fındık, çikolata-tatlı endüstrisinde vazgeçilmez bir unsur. Dünyadaki fındık üretiminin çok büyük bölümünü de Türkiye gerçekleştiriyor.

Ancak, biz elimizdeki bu neredeyse petrol kadar değerli ihracat ürününü yıllardır yeterince değerlendiremedik. Fındığı işleyemedik. Üretici ağacından topladı, devlet veya büyük kuruluşlar aldı. İşlemeden yurt dışına sattı. Oysa fındığı işlemek, günümüz teknolojileri ile çok zor bir iş değil. İşleyip satsak, ülke olarak çok önemli gelir elde edebiliriz. Fındığı üreten de çok zengin olabilir.

İlimizde Marsiad diye bir dernek var. Çok bilinen, tanınan bir dernek değil. Ama kurucu Başkan Bahri Odabaş her yere girip çıkan, tuttuğunu kopartan bir adam.

Bahri Odabaş, yıllar öncesinden bu fındık konusunda kafa yormaya başladı. Fındık, sadece Karadeniz'de Ordu ve Giresun'un malı değil. Bizim ilimizde Kandıra bölgesinde de önemli miktarda fındık üretiliyor, pek çok kişi fındık sayesinde para kazanıyor.

Bahri Odabaş, fındığı işleyip, çikolataya kattı, ezmesini yaptı. Fındık öyle lezzetli, öyle ilginç bir ürün ki, neyin içine koysanız gidiyor. Üstelik besleyici, faydalı.

Marsiad Başkanı, fındıktan 41 farklı çeşit yiyecek üretmiş. Sonunda İzmit'te “Fındık Dünyası” adını verdiği küçük bir satış mağazası da açtı.

İlk fırsatta gidip, birkaç çeşit fındık ürünü almak ve tatmak istiyorum. Eminim en azından bir kısmı, mükemmel, vazgeçilmez bir lezzet içeriyordur. Bir hayal gibi başladı ama Marsiad Türk fındığını gerçekten işleyebilir ve işlenmiş hâliyle Avrupa'ya, dünyaya satabilirse, çok önemli bir iş başarmış olur.

Bazı büyük işler, hayalle başlar. İnatçılıkla ve özveriyle büyür, gelişir. Bahri Odabaş'ın fındık konusundaki saplantısı da böyle oldu. Önemli bir aşama geçildi. Bakalım bundan sonrası nereye varacak?

Piyasalarda neler oluyor?

Manşetlere baktığınızda Türkiye ekonomisi güllük gülistanlık. Bütçe fazla vermiş. Avrupa'da her konuşan Türkiye ekonomisine övgüler yağdırıyor. Sanayide kapasite kullanımı, ilk çeyrekteki büyüme rakamları da gayet iyi gözüküyor.

Ama 70 binleri gören İMKB, birden bire yüzde 3 gibi çok yüksek oranlı düşüş gösterdi. TL değer kaybetmeye başladı, Dolar tekrar 1. 60 seviyelerine geldi. Faizler yükseliyor.

Piyasalarda bir tedirginlik var. Türkiye'deki bu gelişmeleri sadece Yunanistan, Portekiz, İrlanda'nın batışı, banka kârlarındaki geçen yıla oranla düşüş ile açıklamak doğru olmaz.

İlk üç aylık dış ticaret açığımızın tavan yapmış olması uzun süreden beri sırtımızı yasladığımız sıcak para sahibi dış yatırımcıların gözünü korkuttu.

Karamehmet-Kazancı ortaklığının Ankara Gaz Dağıtım ihalesi sonucu yatırması gereken 1 milyar doları yatıramamasının da hazineyi güç duruma düşürdüğü, ödenmesi planlanan bazı dış borçların bu nedenle ödenemediği konuşuluyor.

Notumuz artıyor, Türkiye kalkışa geçiyor derken yine burun üstü çakılırsak bu kez toparlamamız çok zor olur…

Bu haber toplam 956 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.