1. HABERLER

  2. GÜNDEM

  3. Tek kanatlı kuş ve siyaset
Tek kanatlı kuş ve siyaset

Tek kanatlı kuş ve siyaset

CHP bazı medyatik Narsistlerle, mütekaid Marksistlerin "paranoya"larının ihata ettiği siyasi ve kısmi manyetik alanın dışında, "korkut ve yönet" yaklaşımını tarihin ardiyesine iterek, "yeni

A+A-

CHP bazı medyatik Narsistlerle, mütekaid Marksistlerin "paranoya"larının ihata ettiği siyasi ve kısmi manyetik alanın dışında, "korkut ve yönet" yaklaşımını tarihin ardiyesine iterek, "yeni bir sol" arayışı içine girdiğini, son AB istişareleriyle ve iktidarla diyalog kanallarını açarak özellikle vurgulamakta. Buna, "türban" yaklaşımı ve yeni Anayasa arayışı dahildir.

"Laikçi" yaklaşımı seküler bir din ve kin aracı getiren, kendisi gibi düşünmeyen herkesi"rejim karşıtı veya hain" türünden düzeysiz, küf ve

naftalin kokan bir üslupla yaftalayan kafalar, zaten ne "sosyal" olabilir, ne de "demokrat"... Onlar, statüko zaptiyeleridir.

Yerellikte ısrarcı, evrenselliğe yabancı, "süslü retorikten, realist pratiğe terfi edememiş" içe kapanık kafalardan zaten AB standartları beklenemez ki!

CHP artık (kamuoyunda şiddetli alerji yaratacak figürlere" itibar etmeyeceği doğrultusunda) yeni bir imaja ve mesaja yöneleceğini ifade etmektedir.

Türk siyasetinin tek kanatla uçmaya çalışan bir kuşa dönüştüğünün galiba farkına varılmıştır.

12 Eylül referandumunun özünü "demokratik talepler" oluştururken CHP bu doğrultuda bir sosyolojik analiz yerine bir genel seçim iklimini

tercih etmiş: AKP'ye "evet mi, hayır mı" sorusuna odaklanmış; bu da AKP lehine bir oy grafiğini işaret etmişti.

Aynı süreçte; Türkiye'nin en önemli iki sorunu haline gelen Kürt Sorunu ve Türban Meselesi konularında olumlu veya olumsuz hiçbir şey

söylenmemişti.

Hiçbir çözüm önerisi siyasi düzleme taşınmamış, tartışılmamıştı.

Sığ bir yaklaşımla, "Bu sorunları biz çözeriz" veya "Arkadaşlar bu konuda çalışıyorlar" yüzeyselliği tercih edilmişti.

Günümüzde, bir kesime hakim olan ve medet umulan "korku resti"ni, demokratik talepleri yeğleyen Anadolu insanı elinin tersiyle itmiştir.

Artık, "korkulardan korkmak" dönemi bitmektedir.

Bu doğrultuda CHP, Türk siyasetinin tek kanatla uçmaya çalışan bir kuşa dönüştüğü gerçeğini galiba görmeye başlamıştır.

Bir yanda o kuşu uçuran AK Parti kanadı yer alıyor, diğer kanat ise parlamenter muhalefet olmalıyken, onu kamuoyu, kanaat önderleri, sivil toplumsal kuruluşları (STK) temsil ediyor. Örgütlü, partisel, siyasal muhalefet yeterli aktivite sergileyemiyor. İki muhalefet partisinin (yani CHP ve MHP'nin) ekseninde bloke olan toplam güç, iktidar partisinin blokajının 16 puan gerisinde.

Referandumu doğal zeminin dışına çıkarma, CHP'nin aleyhine dramatik bir sonuç doğurmuştur.

Galiba yeni CHP yönetimi artık "Bize oy verin, çözeriz" şeklindeki tutumun, sistemin özü olan katılımcılığa aykırı olduğunun farkına varmıştır.

Ümit edilir ki, tümüyle içeriksiz, politika önerisi getirmeyen, apolitik dil artık terk edilmiştir.

Türkiye, AB ilişkileriyle, sermayenin uluslararasılaştırıldığı küresel bir süreçte tek kanatlı kuşa dönüşen siyasi profilini, CHP'nin yeni açılımlarıyla aşabilecek mi?

Göreceğiz bakalım.

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yapılan yorumlardan yazarları sorumludur.