1. HABERLER

  2. GÜNDEM

  3. Telefonla mesaj at, git kredini hemen al
Telefonla mesaj at, git kredini hemen al

Telefonla mesaj at, git kredini hemen al

Avrupa’da derinleşerek devam eden ekonomik kriz ülkemize de gelir, Türkiye’yi bir kez daha perişan eder mi, bilemem. Bu konuda Başbakan Erdoğan’ın, “Ekonomimiz sağlam. Bu defa kriz bize teğet bile geçm

A+A-

Avrupa’da derinleşerek devam eden ekonomik kriz ülkemize de gelir, Türkiye’yi bir kez daha perişan eder mi, bilemem. Bu konuda Başbakan Erdoğan’ın, “Ekonomimiz sağlam. Bu defa kriz bize teğet bile geçmez” sözlerine güveniyorum.

Devletin ekonomisine belki bir şey olmaz. Ama bu ülkede yaşayan insanların önemli bölümünün çok açıldığı, çok borçlandığı, insanların adeta borçlanıp, para harcamaya teşvik edildiği bir gerçektir.

Pek çok insan ayağını yorganına göre uzatmıyordu. Eskiden Türk insanı bankalardan kredi almayı, kredi kartları ile borçlanmayı bilmezdi. Paraya çok sıkışan, çok önemli bir ihtiyacını karşılamak için para arayan biri, yakınındaki insanlara, can dostlarına başvurur, belli vade taahhüdünde bulunarak borç isterdi. Faiz falan ödemezdi. “İsteyenin yüzü kara, vermeyen zenci” modeli geçerliydi.

Birkaç kapıyı çalıp, borç bulamazsanız, kaderinize razı olur, çok istediğiniz bir şeyi almaz, bu ihtiyacınızı ertelerdiniz.

Şimdi öyle değil. Para mı gerekiyor, gidiyorsunuz bir bankaya, hemen elinize istediğiniz kadar parayı sayıyorlar. Hatta bankaya gitmeye bile gerek yok. Cep telefonuna vatandaşlık numaranızı yazıyor, bilmem kaç numaraya mesaj atıyorsunuz, size hemen geri dönüyorlar. Gidiyorsunuz, bir banka makinesinden paranızı çekiyorsunuz.

İnsanlar bu parayı borç olarak görmüyorlar. Bu paranın ağır faizli bir borç olduğundan habersizler. Sanki at yarışından, piyangodan kazanmış, ya da yürürken sokakta bulmuş gibi farz ediyorlar.

Ama öyle değil. Dışarıdan sıcak para ülkemize giriyor. Bankalarda bekleyen bu para, uzun vadeli, yüksek faizli borç olarak sürekli para talep eden insanlara veriliyor.

Plazma TV almak için,  yurt dışında ya da Türkiye’nin pahalı bölgelerinde tatil yapmak için insanlar bankalardan borç para alıyorlar. Hiç ihtiyacı olmayanlar, araba almak için bankadan kredi çekiyorlar. Çocuğunu özel okula yazdırmak için kredi çekenler var.

Ertelenebilir, şimdilik alınmasa da olabilir ihtiyaçlar için kredi çekiliyor. Bankalar parayı satmak için zaten hazır bekliyor. Faizler eskiye göre düşmüş olsa da, hala bu tür kredilerde tefeci faizi uygulanıyor.

İnsanlar borçlanıyorlar. Geleceklerini ipotek altına alıyorlar. Yarın öbürgün işimden olur muyum, başka ihtiyaçlar için paraya sıkışır mıyım diye düşünen yok.

Yaşadığım, tanık olduğum olaylardan birkaç örnek vereyim.

Allah devletimize zeval vermesin. Yıllarca çalışıp, prim ödemişliğin karşılığında SSK’dan emeklilik hakkı kazanmış milyonlarca insandan biriyim. Aylık 900 TL civarında emekli maaşım var.  Geçen ay bankamatikten emekli maaşını çekerken, “En kısa zamanda banka şubemize gelin, bilgilerinizi güncelleştirin. Yoksa gelecek ay maaşınızı çekemezsiniz” diye bir uyarı yazısı okudum.

Eskiden rahmetli babamın emekli maaşını bankadan ben alırdım. Her ay bankaya maaş almaya giderken, önce mahalle muhtarına gider, babamın hayatta olduğuna dair “İlmühaber” alırdım. Şimdi, cebinizde banka kartı var. Emekli maaşı günü geldiğinde sokuyorsunuz makineye, parayı alıyorsunuz. Altı ayda, yılda bir bilgi güncellemesi, yaşadığınızı ispat etmeniz gerekiyor.

Gittim bankaya.. Genç bir memur işlemi yapıyor. Çevremdeki insanlardan sık sık duyduğum için, laf olsun diye sordum:” Kredi talep etsem, alabilir miyim?”

Genç memur, önünde duran nüfus kağıdımdan vatandaşlık numaramı bilgisayara girdi. Hiçbir yere borcu olmayan tertemiz bir vatandaş olduğumu sanırım gördü. “Ne kadar kredi isterseniz, yarım saat içinde size verebiliriz” dedi.

Yine laf olsun diye sordum: “20 bin TL kredi alsam, kaç ay, ne kadar ödemem gerekir?”

Memur kısa bir hesap yaptı, “Yarım saat içinde 20 bin TL’yi veririz. 60 ay süreyle, emekli maaşınızdan 525 TL para keseriz.”

Ne güzel değil mi?.. Yarım saat içinde elinize 20 bin TL verecekler. Git tatile, en güzel yerde harca. Bir haftada ye bitir. Ya da git bir teknomarkete, en kralından televizyon, bilgisayar, dijital aletler, şöyle süper lüks bir cep telefonu falan al.

Sonra, 60 ay 552 TL öde. 20 bin lira veriyorlar,  31. 500 TL ödeyeceksiniz.

Yine çok yakınımdan tanık oldum. Kıramayacağı biri paraya sıkışmıştı. Yakınım, emekli maaşı karşılığı kredi almak için bankaya başvurdu. Yarım saat içinde 5 bin TL parayı eline verdiler. 36 ay 225 TL para kesilecek.  Yani, 5 bin TL’ye karşılık, 36 ay içinde 8. 100 TL geri ödeme yapacak.

Hayati bir ihtiyaç olur. Sağlık sorunu olur. Bir yuva dağılacaktır. Bir iş, tamamen dağılacak, yok olacaktır. Allah eksikliklerini göstermesin. Gidersiniz bankaya, bu koşullarda da kredi alırsınız.

Ama ertelenebilir ihtiyaçlar, olmasa da olur zevkler için bankalardan bu şekilde kredi almak, insanların geleceğini ipotek etmesi ile eşdeğerdir.

Kredi dağıtan bankalarda “Müşteri temsilcisi” ya da “Bireysel bankacılık uzmanı” olarak vasıflandırılan elemanların masasının karşısındaki bütün sandalyeler dolu. Gençler, çocuklar, torunlar, emekli maaşı olan dedelerini, ninelerini bankaya getiriyorlar. Emekli maaşı karşılığında kredi çektiriyorlar.

Türkiye’de 9 milyon civarında emekli maaşı alan var. Eminim tamamına yakın bölümünün maaşından kredi borcu taksiti kesiliyordur.

Yarım saat içinde 20 bin TL al. 60 ay sonunda 31 bin TL öde.

Ya da 15 dakika içinde 5 bin TL nakip para çek. 36 ay sonunda 8 bin TL öde..

Türkiye bu kez krizi teğet bile geçmeden atlatabilir. Merkez Bankamızın dövizi bol. Bütçemizin açığı yok.

Ama insanlar batıyor. Bu ülkede dar ve orta gelirli insanlar, bankalar üzerinden hayatlarının geleceğini ipotek altına alıyorlar. Bizim emeklilerimiz, ödedikleri yüksek faizli taksitlerle, dünyanın ve Türkiye’nin para babalarının ceplerine oturdukları yerde büyük paralar koyuyorlar.

Memleket ekonomisi belki ayakta kalacak. Ama üç-beş yıl sonra bankaya olan borçları nedeniyle patlamış, yoksullaşmış, emekli maaşından kuruş bile alamayan insanlarla dolup taşacağız.

Eskiden böyle değildi. Bu gidişten gerçekten kaygı duyuyorum. Çevremdeki insanları “Aman banka kredilerine bulaşma diye” uyarmaya çalışsam da, ne yazık ki başarılı olamıyorum.

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yapılan yorumlardan yazarları sorumludur.