1. HABERLER

  2. MEKTUP

  3. Terbiyeli, cesur gazete
Terbiyeli, cesur gazete

Terbiyeli, cesur gazete

MEKTUP- İsmet ÇİĞİT Hayatımın 40 yıla yakın bölümünü, bu mesleğin içinde geçirdim. Gazeteciliğin her kademesinde bulundum. Çok büyük bölümü yöneticiliktir, doğrudan gazeteyi yapma, gazetenin politikasını,

A+A-

MEKTUP- İsmet ÇİĞİT

Hayatımın 40 yıla yakın bölümünü, bu mesleğin içinde geçirdim. Gazeteciliğin her kademesinde bulundum. Çok büyük bölümü yöneticiliktir, doğrudan gazeteyi yapma, gazetenin politikasını, çizgisini belirlemek ve uygulamaktır.

Bu kentte, halen bu meslekten ekmek yiyen insanların büyük bölümüyle birlikte çalışmışlığım vardır. Ben bu işi yaparken, kendime çok fazla güvendim. Birlikte çalıştığım insanları, özellikle gençleri yetiştirmek, onlara bir şeyler öğretmek gibi bir gayretim hiç olmadı. Bunu şimdi kendi adıma en büyük eksiklik olarak görüyorum. Hata etmişim, ayıp etmişim.

Bundan sonra daha ne kadar bu işin içinde aktif olarak yer alırım; doğrusu bunu da kestiremiyorum. Belki vücut, belki beyin izin vermez. Yorgunum... Bundan sonraki süreçte, bu kentte bu meslek içinde geleceği olan genç arkadaşlarla daha yakından ilgilenmeyi, onlara bir şeyler öğretmeyi biraz daha fazla önemseyeceğim.

Her medya kuruluşunun bir tarzı bir karakteri vardır. Bizim ülkemizde medya kuruluşları siyasi yönleri ile sınıflandırılıyorlar. Kimi medya kurumları için “Yalaka”, kimileri için “Muhalif” damgası vuruluyor.

Oysa medya kurumlarının karakter farklılıkları vardır. Gazete, dergi, radyo, televizyon, internet sitesi. Medyanın hangi alanında olursa olsun, periyodik olarak kendisini yenileyen,  kendisini takip eden insanlara haber ve fikir aktaran her medya kurumunun kendisine has bir tarzı ve karakteri olmalıdır.

Bütün dünyada da böyledir. Televizyon kanallarına bakın; haber kanalları, müzik kanalları, eğlence kanalları, spor kanalları vardır. Radyolar için aynı sınıflandırmalar yapılabilir. Gazete, dergi, televizyon, radyo ya da internet medyası. Hepsi içinde “Zıpır”, “Sorumsuz”, “Şantajcı”  tarzı belirleyenler olabilir. Ya da ahlaki değerlere önem veren, sadece sektörle ilgili yasalara değil, herkesin bireysel hakkına saygı duyan ve özen gösteren tarzda olanlar vardır.

Ben bu gazetenin tarzını, “Terbiyeli, cesur” olarak tanımlıyorum. Bu gazete, insanların özel hayatına burnunu sokmaz. Bu gazete, “İnsanların dikkatini çekecek” haberler peşinde koşmaktansa, “İnsanları doğru bilgilendirecek” haberleri tercih eder.

Bu gazetede, şehrin tanınmış, varlıklı bir insanı ile Kandıra’nın en uzak köyündeki çiftçi Mehmet Ağa’nın karısı Ayşe Teyze’nin vefat haberi aynı ölçüler içinde 1’nci sayfada yayınlanır. Bu gazete, kişilere veya kurumlara saldırmaz. Herkesin hakkına hukukuna saygı gösterir. Bu gazete habercilikte doğruluğa ve detaya önem verir. Saldırgan, rahatsız edici, olayları ajite eden bir yayın politikası izlemez.

Ama bu gazete her zaman güçlü ve cesurdur. Gerektiğinde, gözünü de budaktan esirgemez. Bu gazetenin özgüveni vardır ve kimseden korkmaz. ÖZGÜR KOCAELİ’nin bu tavrını giderek çok daha net olarak göreceksiniz.

RECEP HALDIZ İLGİLENECEK

Biz, ekip olarak yıllardır bu kentte gazeteciliğin, şehir gazeteciliğinin en iyisini, en düzgününü yaptık. ÖZGÜR KOCAELİ Gazetesini, Türkiye’nin en saygın, en güvenilen şehir gazetesi konumuna getirdik. Ama işin ekonomik tarafını, şirketin para kazanan bir şirket olması tarafını beceremedik. Bu gazete bu kentteki en güçlü yerel medya kurumu olmasına rağmen, kimseye saldırmadı. 5 kuruşluk menfaat peşinde koşmadı. Ne kimseye burnumuzdan kıl aldırdık, ne kimseden gazete gücünü kullanıp, menfaat dilendik.

Teknolojiyi yenileyemedik. Teknolojik açıdan geri kaldık. Şirketi personel yapısı açısından aşırı büyüttük, şişkin hale getirdik. Aman çalışanlarımızın haklarını son kuruşuna kadar ödeyelim diye kendimizi paraladık.

Bu şekilde ÖZGÜR KOCAELİ’yi daha çok uzun süre yaşatamazdık. Bir yere gelinecek, tıkanacaktık. Belki de bu kentteki medyayı çakal-çukal takımının eline bırakmak zorunda kalacaktık. Geçen yıl Eylül ayında bir hamle yapıldı. ÖZGÜR KOCAELİ’yi yayınlayan, sahibi olan şirketin sermaye yapısı değişti.

Bugün bu gazetenin sahibi Haldız Grup’tur.  Grubun başkanı, Sayın Macit Haldız’ı tanımaktan büyük onur duyuyorum. Biz Haldız Grup ile sadece şirketin satışını konuşmadık. Bu gazetenin geleceğini de planladık. Haldız Grup, temel faaliyet alanı inşaat olmakla birlikte, pek çok sektörde yatırımları ve faaliyetleri olan büyük bir grup. Kocaeli gibi bir kentte, Kurumlar Vergisi rekortmenler listesinde 22’nci sırada. Bu kentteki pek çok dev kurumdan daha fazla vergi ödeyen, Türkiye’nin her yerinde çok büyük projeleri hayata geçiren bir grup.

Şirket sermayesinin el değiştirmesinin ardından 30 Mart yerel seçim sürecini yaşadık. Haldız Grup’un siyasi kimliği de var. Ama seçim döneminde bir tek gün bile, gazetenin işlerine, bu gazetede yazılanlara, çizilenlere en küçük bir müdahaleleri olmadı. Başlarında çok iş olduğu için, açıkçası bu gazeteyle pek fazla ilgilenmediler de.

Macit Haldız’ın üç oğlu var; Fatih, Veli ve Recep. Üçü de saygılı, çalışkan insanlar. Grubun farklı şirketlerini yönetiyorlar. Haldız Grup’un medya yatırımı ile yani bu gazetenin yönetimi ile ilgilenmek görevi, ailenin en küçük oğlu Recep Haldız’a verildi. Bu iş için Recep Haldız’ın seçilmesi tesadüf değil. Recep Haldız, iletişim fakültesi, basın yayın bölümü mezunu. Yani bu işin üniversite tahsilini almış bir genç.

Geçen hafta ilk kez gazetenin yazı işleri ile tanıştı. Muhabir arkadaşlarla toplantılar yaptı. Recep Haldız, “Gazetenin yayın politikasına karışmak, haberlere, makalelere, yorumlara karışmak kesinlikle benim işim değildir” dedi.

Öyle sanıyorum ki, bir-iki hafta içinde ÖZGÜR KOCAELİ’nin yeni ve çok modern binasının temelleri atılacak. Gazetenin teknik altyapısı yenilenecek. Çok uzak olmayan bir gelecekte, yeni baskı makinesi, çok şık, rengarenk baskısı olan bir ÖZGÜR KOCAELİ sizlere sunulacak. Recep Haldız’ın talebi de “Terbiyeli, saygılı ama doğru bildiği konuda cesur” gazetecilik yapılması. “Ben sizin yaptığınız işe karışmam. Arkanızda dururum. Bana gelebilecek itirazları, tepkileri de göğüslerim. Benim asıl işim, bu gazeteyi daha modern, daha günümüz teknolojisine uygun tesis ve donanımlara kavuşturmaktır” dedi.

Daha çok haber üreten, halkı, kenti, kamuoyunu ilgilendiren haberlerde daha fazla ayrıntıya girebilen, haberlerinde fotoğraf unsurunu biraz daha öne çıkartabilen bir gazete hedefleniyor. Gazetenin internet sitesi, biraz daha başına buyruk, biraz daha farklı tarzda olabilir. Belki dikkatli okurlar fark ediyordur. Gazetenin internet sitesinde yer alan kimi haberler, kağıt gazetede yer almıyor. Ama son dönemlerde yenilenen ÖZGÜR KOCAELİ’nin internet sitesi de kendi alanında çok hızlı bir yükseliş içinde.

Haldız Grup bünyesinde bizim işimiz sadece gazetecilik yapmak olacak. Gazetenin karakteri kesinlikle korunacak. ÖZGÜR KOCAELİ, bugüne kadar olduğu gibi “Terbiyeli ve cesur” gazete olacak. Belki diğer şehir gazetelerinde gördüğünüz, internet sitelerinde gördüğünüz bazı haberler, bu gazetede olmayacak. Ama bu gazetede yer alan her haberin bir değeri, bir anlamı olacak. Üstelik bu gazetedeki hiçbir haberin arka planı, gizli maksadı da olmayacak.

Ali Gündoğdu’nun iki haftalık tatili bugün bitiyor. Ben, iki hafta devam eden, mutfaktaki aktif görevden, yeniden kendi ofisime, sadece kendi işlerime dönüyorum. ÖZGÜR KOCAELİ artık çok daha sağlam, çok daha profesyonel yönetilen bir medya kurumudur. Gazetenin çizgisi, karakteri de kesinlikle kişilere bağlı olmaktan çıkmıştır.

Bu kentte sağlam, karakterli, terbiyeli, gerçekten tarafsız ve cesur en az bir medya kuruluşunun ayakta kalmasını isteyen herkesin ÖZGÜR KOCAELİ’ye sahip çıkması ve destek olması gerektiğine inanıyorum. Saygılarımla. 

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yapılan yorumlardan yazarları sorumludur.