1. HABERLER

  2. GÜNDEM

  3. Terörle mücadelede yapılan hatalar
Terörle mücadelede yapılan hatalar

Terörle mücadelede yapılan hatalar

Bugün, Doğu ve Güneydoğu’da 30 yıldır devam eden terör ile ilgili yapılan hataları sizler ile paylaşacağım. Terör uzmanımısın ki, terör ile ilgili yazı yazmaya kalkıyorsun diyenler olacaktır. Tabi ki,

A+A-

Bugün, Doğu ve Güneydoğu’da 30 yıldır devam eden terör ile ilgili yapılan hataları sizler ile paylaşacağım. Terör uzmanımısın ki, terör ile ilgili yazı yazmaya kalkıyorsun diyenler olacaktır. Tabi ki, terör uzmanı değilim. Aralıklarla da olsa memuriyet hayatımın 5 yılını terörün yoğun yaşandığı bölgede geçirmiş ve oralarda halen devam eden dostluklar edinmiş biri olarak bu yazıyı yazmak hakkını kendimde görmekteyim.

En önemlisi her gün birden fazla şehit haberinin geldiği bu günlerde, 30 yıldır devam eden, çoğu zaman siyasete malzeme yapılan terör ile ilgili düşüncelerimi sizler ile paylaşmayı bir kamu görevi saymaktayım.

Dünyanın her yerinde olduğu gibi teröristin elindeki silahı etkisiz hale getirdikten sonra terörü besleyen ortamı ortadan kaldırmak için sosyal ve ekonomik düzenlemeleri yapmak suretiyle terörle mücadelede başarı kazanılabilmektedir.

Türkiye aslında 1999 yılının sonlarında teröristtin elindeki silahı etkisiz hale getirmişti. 1999 yılında terörist başı Abdullah Öcalan’ın yakalanması ile birlikte 1999’da 236 olan şehit sayısının 2000 yılında 29’a, 2001 yılında 20’e, AK Parti’nin iktidara geldiği 2002 yılının Aralık ayı sonu itibariyle 7’ye düşmesi, teröristlerin etkisizleştirildiğine açık bir örnektir.

2002 Kasım ayında iktidara gelen AK Parti her yeni hükümetin yaptığı gibi terör ile mücadelede kendinden önceki hükümetin atmış oluğu adımları yok sayarak veya yavaşlatarak terörle mücadeleyi etkin bir şekilde devam ettirememiştir. Daha sonraları AK Parti hükümeti tarafından ortaya atılan açılım politikaları da bunu doğrulamıştır.

Diğer yandan 2003 Mart ayında Amerika Birleşik Devletleri’nin terörü gerekçe göstererek Irak’ın işgal etmesi ile Irak’ın Kuzeyinde oluşan otorite boşluğunu terör örgütünün kullanması sonucunda 2003 yılından başlamak üzere terör olayları artmış, yazıyı yayına verdiğim saatlerde sadece Ağustos ayı içerisinde şehit sayısı 30’u aşmıştır.

Başbakan Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın önce inkâr ettiği sonra alt düzeyde görüşüldüğünü kabul ettiği, bugün itibari ile ayyuka çıkan İmralı’daki terörist başı ile hükümetin bilgisi dâhilinde yapılan görüşmeler, kamuoyunun hala bilmediği pazarlıklar, terör olaylarının artmasına neden olmuştur. Bir başka deyişle AK Parti iktidara geldiği andan itibaren terörle mücadele yerine teröristle müzakere yolunu seçmiştir.

Doğu ve güneydoğu bölgesinde terör ile mücadele eden komutanların uydurma deliller ile tutuklanmaların terör ile mücadele yapan askeri birliklerde zafiyet yarattığını göz ardı etmek bir başka yanlış olur.

Verilen tavizlerin neler ve ne kadar olduğunu millet olarak bilemiyoruz. AK Parti iktidarında devletin doğu ve güneydoğudaki uygulaması nasıldır? Bunun araştırmasını yaparken rastladığım ve Bizim Kocaeli Gazetesinde de Sayın Güngör Aslan’ın köşesinde yayınlanan bu bölgede görev yapan ve bir doktorun bir sosyal paylaşım sitesindeki mektubu, bu soruların cevabı olmuştur.

Doktor özetle şöyle diyor. “Burada halk aşırı şımartılmış. İnsanların işini halletmeyince ya kaymakama gidiyor ya da ben PKK’lıyım seni vururum diye tehdit ediyor. Can ve mal güvenliğimiz sıfır. Kimse vergi vermiyor. Elektrik ve su faturaları ödenmiyor. Herkese ayda her çocuk için 150 lira çocuk parası, ultrasonda çocuk göründüğü andan itibaren de mama ve bez parası ödeniyor. Herkese eksin veya ekmesin (kimse ekmiyor) beyana göre toprak yardımı yapılıyor. Van Gölü tarım arazisi sayılsa bile Van’daki tarım arazileri dağıtılan parayı karşılamıyor. Her Cuma kaymakamlık elden para dağıtıyor.”

Doktorun bu feryadı bana 1997 yılında Bingöl’de görev yaptığım yıllarda yaşadıklarımı hatırlattı. Terör örgütü devlet ihalelerini alan müteahhitlerden aldığı haraçla gelir elde ediyor, bu gelir ile aldığı mermi ile de devletin güvenlik kuvvetlerini ve o bölgede görev yapan sivil görevlilerini şehit ediyorlardı.

Bu nedenlerdendir ki, teröristte silahı bıraktırmadan veya silahını elinden almadan doğu ve güneydoğuda diğer bölgelerden farklı olarak yapılacak yatırımlar ile sosyal ve ekonomik girişimler terörün daha da büyümesine neden olacaktır.

Son olarak sözde değil özde büyük devlet olmanın gereğini yaparak, Amerika Birleşik Devletleri’nin Afganistan ve Irak’ta yaptığı gibi teröristlerin sınır ötesindeki kamplarına girerek ve buralarda bir daha teröristlerin yuvalanmasını engelleyecek şekilde tedbirler alınması terörün bir daha olmaması için olmazsa olmazlardandır.

Yazımı burada sonlandırırken Allahın Rahmeti’nin tüm şehitlerimiz üzerinde olacağı inancı ile tüm şehit ailelerine sabırlar dilerken, üç gün sonra idrak edeceğimiz Ramazan Bayramınızı en içten dileklerle kutlarım.

Bu haber toplam 1790 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.