• BIST 106.942
  • Altın 141,866
  • Dolar 3,5300
  • Euro 4,1089
  • Kocaeli 26 °C

TESETTÜR YÜCE ALLAH’IN EMRİDİR

Alaattin KÖKSAL

Tesettürle alakalı Yazacaklarım benim şahsi kanaatlerim değildir. Son ilahi kitap olan Kur’an-ı kerim’in son Peygamber olan Hz. Muhammed (S.A.V.) in yani İslam dininin değişmez emir ve yasaklarını siz değerli mü’minlere hatırlatmaktır.

Tesettür ibadetinin önemini anlamak için, İman, hayâ, edep, iffet, ahlak, hicap, kelimelerinin mana yüklü anlamlarını yeniden hatırlamalıyız.  Zira bu toplumun belleğinde baskın olarak yerleşmiş olan, bu kelime ve kavramlara bilerek/bilmeyerek, ihmal ederek sırtımızı çevirirsek, tesettürsüzlükle başlayan bir ahlak erozyonuna doğru yuvarlanmış oluruz.

İslam tesettüre çok önem vermiştir. Örtünme insanın ahlaki değerlerini, utanma, edep, hayâ, iffet duygularını geliştiren ve koruyan bir ibadet olduğunu aklımızdan çıkarmamalıyız. Ahlaki değerlere önem vermeyen topluluklar hızlı bir şekilde bozulmaya en nihayetinde yıkılmaya mahkûm olurlar. Bu hususta Kur’an-ı kerim birçok kavmin nasıl helak edildiğini bizlere haber vermektedir.

Tesettür sadece hanımların uyması gereken bir vazife değildir. Erkek ve bayanlar için örtünme ölçüleri vardır. Bu ölçülere uymayanlar tesettürlü olduklarını sanmasınlar. Yüce Allah tüm insanlığa şöyle emrediyor. “Ey insan; biz bedeninizi örten ve sizi süsleyen bir elbise indirdik.” (Araf 26)  Bu yüce ayeti kerimenin ruhunu anlayarak hareket eden inanan/ inanmayan kadın erkek her bir insan kendine gelerek, dünyanın korkunç bir şekilde sürüklendiği ahlaksızlık uçurumundan kurtulabilir.

Bir diğer ayeti kerimede şöyle buyruluyor; “ (Ey peygamber) Mü’min erkeklere söyle bakışlarını (haramdan) çevirsinler ve ırzlarını korusunlar. Bu davranış kendileri için hayırlıdır. Elbette ki Allah onların ne yaptıklarından haberlidir.”

“ Mü’mine kadınlara da söyle gözlerini (harama bakmaktan) çevirsinler ve ırzlarını korusunlar, süslerini açıp göstermesinler. Ancak görünmesi müstesna olan (el, Yüz, ayak) dışında bedenlerini örtsünler. (Başörtüleri ile) göğüs ve yakalarını kapatsınlar” (Nur 30, 31) “Ey Nebi hanımlarına kızlarına, mü’min kadınlara söyle dışarı çıktıklarında örtülerini üzerlerine alsınlar, böyle giyinmeleri daha uygundur ve hiç kimse kendilerini incitmez.” (Ahzab 59)

Peygamberimiz Hz. Muhammed (sav)  şöyle buyurmaktadır. [“ Allah temizdir temiz olanı sever” “ Temiz ve güzel giyinmek imandandır. Temizlik imanın yarısıdır. Hayâ imandandır.” “ Ben ancak güzel ahlakı tamamlamak için gönderildim.” “Sizin imanca en güzeliniz, ahlakça en güzel olanınızdır.” “ Allah’tan hakkıyla hayâ edin, kadının cihat meydanı evidir.”

“ Kadınlardan erkeklere, erkeklerden kadınlara benzeyenlere lanet olsun.” Kim bir kavme benzemeye çalışırsa o, onlardandır.” “ Elbisesinin altında pijama (bandolun) türünden bir şey giymesini ona emreyle, çünkü o elbisenin vücut hatlarının hacimlerini belli etmesinden korkuyorum.” “Erkekleriniz iffetli olursa kadınlarınızda iffetli olur.”  “İman çıplaktır, Süsü hayâ, elbisesi takva, sermayesi fıkıh, meyvesi ameldir.”] ( Buhar, Tirmizi, Ebu Davut,  Ahmet bin Hanbelî, Taberani, Deylemi)

Bu ayet ve hadislerin ışığında meseleye bakacak olursak, toplumun önünde duran bayanlar giyim, kuşamlarına, hal, hareket tavır ve davranışlarına çok dikkat ederek toplumun her kesimine örnek olmalıdırlar. Tesettüre riayet etmeye çalışan bayanlar,“Böylede olur” nefsi fetvalar veren şarlatanların sözlerine itibar ederek, tesettür düşmanlarını sevindirmek uğruna Yüce Allah’ın gazabını üzerlerine çekmekten kaçınmalıdırlar. Sonra ki pişmanlığın fayda vermeyeceğini bilerek, tesettürü ılımlaştırmaktan sakınmalıdırlar.

Kadın ve erkeğin zahiri olan bedeni tesettürün de, kısmı bazı farklılıklar olduğu halde, iman, amel ve bunlara bağlı olarak gönül, dil, göz, kulak, burun, el ve ayakla yapılan ibadetlerin zahiri ve batını tesettürün de hiçbir farklılık yoktur. İslam’ın temel şartı iman ve iman’a bağlı olarak yüce Allah’ın emir ve yasaklarına harfiyen uymak, hudutları aşmamaktır. Yüce Allah (CC) şöyle buyurmaktadır: “ Allah ve Peygamberi ile sınır yarışına kalkanlar, şüphesiz ki onlar en alçaklardır. (Mücadele 20)

İslam dini; Evlilik dışında karşı cinslerin birbirlerini tahrik eden, bakış, duruş, giyiniş, oturuş, konuşma ve yürüyüş şekillerine ve davranış bozukluklarına hoşgörü ile bakmaz. Yüce Allah bu hususta şöyle buyuruyor: “ Zinaya yaklaşmayın, çünkü o çirkin bir iştir, yol bakımından da çok kötüdür.” (İsra 32)

 Bu ayeti kerimeyi doğru anlamak için öncelikle zinaya yol açan tüm olumsuzluklardan mü’min erkekler ve kadınlar azamı derece sakınmalıdırlar. Kadınlar güzelliklerini, erkekler çekiciliklerini, dar süslü elbiselerle tahrik edici kokularla, ilgi çekici konuşmalar yaparak kendilerini teşhir etmemelidirler. Bay ve bayanlar, yan yana oturarak göz göze gelmekten, tokalaşmaktan uzak durmalıdırlar.

Tesettüre uymaya çalışan bay ve bayanlar, haram olan vücut hatlarını belli etmeyecek şekilde örtmelidirler. Ruh ve beden tesettürü riyakârlığı kabul etmez. Şartlara göre tesettür ilkelerini ılımlaştırmak, modaya uymak için istismar edilmez. Yeri gelmişken şu hususu da dikkatlerinize sunmak isterim.  Başı açık, göğsü örtülü, eteği diz altı olan bir bayanın tesettür kuralarına yaptığı ihlal ve tahribatın yanında, başı kapalı, üzerinde eteği olmayan, daracık bandolun giyip ortalıkta dolaşan bir bayanın, tesettür kurallarına yaptığı ihlal ve tahribatı engin ferasetlerinize havale etmek istiyorum.    

Müslümanlar zorlandıklarında başlarına bir felaket geldiğinde Yüce Allaha ve onun Resulüne sığınmaları, hatadan dönmek suretiyle tövbe etmeleri, pişman olmaları yadırganacak şeylerden değildir. Yadırganacak şey;  felaket geçtikten sonra Yüce Allah’ın ve Resulünün koyduğu hudutlara, nefsi arzuları istikametinde müdahale ederek, “böyle de olur” anlayışıyla ılımlaştırmaya çalışmaktır.

 “Böyle de olur” diyen Müslümanlar, Yunus suresinin 22ve 23 ayetlerini düşünerek hareket etmelidirler. [ “Sizleri karada ve denizde gezdiren O’dur. Öyle ki gemilerde bulunduğunuz anda ve içindekileri alıp güzel bir rüzgâr ile akıp giderken, tam onunla neşelendikleri sırada ona şiddetli bir fırtına gelir ve çatar ve her taraftan onlara dalga gelmeye başlar, tamamen kuşatıldıklarını artık bittiklerini sanırlar. İşte o zaman Allah’ın dinine samimiyetle sarılarak dua ederler. ‘Söz veriyoruz ki. Eğer bizi bundan kurtarırsan, hiç şüphesiz şükreden kullarından oluruz derler.”  “Ama onları kurtardığı zaman, yeryüzüne çıkar çıkmaz haksız yere azgınlık yapmaya başlarlar. Ey insanlar, azgınlığınız sadece kendi aleyhinizedir. O alçak hayatın biraz zevkini sürersiniz, sonra dönüp bize gelirsiniz. Biz ise bütün bu yaptıklarınızı size haber veririz”]

 Tesettür dâhil, Yüce Allah ve Resulünün hiçbir emrini hafife almak, sulandırmak, ılımlaştırmak, “Böyle de olur” demek hiçbir Bay ve Bayan Müslüman’a yakışmaz. 

Bu makaleyi kurban bayramının üçüncü gününde okuyacağınızdan, bizleri Yüce Allah’a yaklaştıran, nefsimizi dizginleyen, merhametli olmamıza vesile olan, Yüce Allah’ın ermediklerini yapmaya, yasaklarından kaçınmaya söz vererek ümmet bilinciyle kutladığımız kurban bayramımız mübarek olsun.

Bu yazı toplam 1139 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 1
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÖNE ÇIKAN MARKALARIMIZ
    • TUANA EVLERİ 3. ETAP
    • TUANA EVLERİ 2. ETAP'TA YÜZDE 5 İNDİRİM
    • ROMATEM Kocaeli Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi
    • Özgür Kocaeli mobil uygulamamız yayında
    1/20
    Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Özgür Kocaeli | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0262 331 11 11 Faks : 0262 321 21 37