1. YAZARLAR

  2. M.Zeki CANŞİ

  3. (THE) CEMAAT VE 15 TEMMUZ 2016?
M.Zeki CANŞİ

M.Zeki CANŞİ

Yazarın Tüm Yazıları >

(THE) CEMAAT VE 15 TEMMUZ 2016?

A+A-

15 Temmuz 2016’yı nasıl okumalı ve nereden bu noktaya gelindiğini nasıl anlamalı? Öncelikle bu kalkışma, basit bir cemaat kalkışması ile izahı mümkün değildir. Feto denen fitne yapılanmasının on yıllara sari bir geçmişi var ve geçmişten günümüze gizli servis örgütlerinin korkunç desteğinin olduğu bilinen bir gerçektir. Bir vatandaş ya da herhangi bir şirket, bir okul ya da bir dershane açmak istediğinde, kırk dereden su getirtilirken;  bu yapılanmanın uluslararası boyutta tüm olanakların emirlerine amade kılınması bile, başlı başına gizli servis örgüt bağlantısını ele vermeye yeterli sebeptir. Bunu idrak edememiş olmak, ferasetten yoksunlukla izah etmekten başka bir şey değildir.

Mamafih,

15 Temmuz 2016 tarihi, bazı akl-i evvellerin yaptığı gibi verilen şehit sayısı baz alınarak değerlendirilebilecek bir hadise değildir. Taşıdığı kemiyet, keyfiyetin çok fevkindedir. Uhdesinde çok yönlü bir tahrifatı barındırdığından, sonuçsuz kalması onun ehemmiyetsiz olduğu anlamına gelmez ve dolayısıyla küçümsenemez. Eğer başarılmış olsaydı, bu coğrafyada ne bağımsız bir Türkiye'den ve ne de orijinal bir İslam'dan bahsedilebilirdi. Çünkü hedef hem esaret altında müstemleke bir Türkiye ve hem de, adı İslam olup da içi boşaltılmış, amacından saptırılmış muharref, ucube ve paralel bir din idi. Dolayısıyla, bunu küçümsemek, akla ziyandır.

Bu mel’un girişim, Allah'ın lütfü keremi, yöneticilerimizin İbrahimi duruşu ve milletimizin İsmaili teslimiyeti ile püskürtüldü elhemdulillah.

Peki, bu günlere nasıl gelindi?

Prof. Dr. İlhami Güler Hoca’dan da kısmen alıntıladığım gibi.

1-Feto’nun Pensilvanya’ya (CİA’nın kucağına) taşınması, kimseyi rahatsız etmedi ve dehşete düşürmedi. Bilakis; gelen-giden hükümetler (Erbakan ve şimdilerde Erdoğan hariç) namütenahi desteklerini bu gerçeği görerek altın tepsi içerisinde kendilerine sundular.

2- Dünyada ve ülkemizde mantar gibi türeyen “okullar” CİA’nın yuvası haline gelmiş iken; kimse irkilmedi ve bunun esbab-ı mucibesini sorgulamadı.

3-Kimi TSK mensuplarına karşı kurulan kumpaslara kimse sesini çıkarmazken; sesini çıkaranlar da derdest edildi. Ne yazık ki, muhafazakârlarımız, bu tasfiye işlemine içten içe sevindiler. Bu kumpası, adeta ilahi emrin bir gereği olarak algıladılar. 

4-Özel hayatın gizliliği prensiplerini çiğneyerek tecessüsü bir görev addedip aileleri darmadağın eden illegal dinleme ve görüntülemelerle (Deniz Baykal ve MHP’li adaylar) ortalıkta fink atarken kimse sesini çıkarmadığı gibi adeta içten içe sevinerek “oh” çekildi.

5-Zirveye ulaşmış Man Kurt gibi, devasa bir güç haline gelmiş sözde bu “Cemaat”ın “Siyaset-Hukuk-Devlet” anlayışımızın ilkelliği gereği devleti ele geçirme planına kimse ses çıkarmadı.

6-Soru çalıp gerçek hak sahiplerini mağdur ederek devletin kılcal damarlarına militan yerleştirmeleri kimseyi rahatsız etmedi, dehşete düşürmedi.

7-Mehdilik ve Cebrail ile görüş teatisinde bulunma zırvaları, bırakınız insanları infiale sevk etmesini, bilakis insanlarımızı buna inandırmaya alıştırdı.

8-Kişi olarak “put”laşması, kimseyi rahatsız etmediği gibi, ondan medet umma kuyruğuna girip Pensilvanya yolunda mekik dokuyan binlerce devlet yöneticisi zevata tanık oldu bu toplum.

9-Anadolu çocuklarının boğaz tokluğuna çalıştığı okullara yine Anadolu’dan çuvallarla para aktarılarak oraların CİA’nın şubeleri gibi çalışmasının kimseyi rahatsız etmediği gibi, “Türkçe Olimpiyatları” adı altında “cambaza bak, cambaza…” misali, milletin ekonomisi hortumlandı ve buna da ne yazık ki, kimse ses çıkarmadığı gibi; bilakis bununla gurur duyuldu.  

10-Yoksul Anadolu çocuklarının devlet yurtlarına gitmesi gerektiği halde; “Işık/Nur Evleri”nde müşriklik yapılıp beyinleri yıkanarak Allah sevgisi yerine; Feto sevgisi kalplerine nakşedilirken, bu durum hiçbir devlet yöneticisini, bürokratını veya siyasetçiyi rahatsız etmedi.

11-Onbinlerce insanın hakları alenen gasp edilirken, kendilerinden olmayanlara bir tas suyu bile çok görmeleri, it veya gâvur muamelesi çekmelerini kimse umursamadı, onur meselesi yapmadı.

12-Sınav soruları hırsızlığı, Entrika ve dalaverelerle “sızıntı” yaparak siyasi, askeri ve bürokratik kurumlara militanlarını yerleştirirken, bu gerçek bilinmesine rağmen “ehl-i secde” oldukları söylemiyle bu zulme alenen rıza gösterildi ve kimsenin gıkı çıkmadı/itirazı olmadı.

13- “Abant Toplantıları” adı altında liberal-Sol-aydın geçinen ve beyinleri CIA-Feto konsorsiyumu tarafından iğfal edilen zavallılar tarafından içine “zehir karılmış bal” toplumun damarlarına enjekte edilirken, bunun bir CIA projesi olduğu, aslında içinde “bal” değil de; gerçek bir “zehir” olduğu gerçeği bir türlü anlaşılmadı.

Ezcümle,

Günah keçisi arayıp suçu onların üzerine yıkmak yerine;  “tevbe” esaslı “özeleştiri” yaparak tedbir alıp geleceğe yönelmeli. Aksi takdirde, bu virüs temizlenmeden, ne tam bağımsızlıktan ve ne de toplumsal huzurdan bahsedilemez.              

Bu yazı toplam 1394 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yapılan yorumlardan yazarları sorumludur.
1 Yorum