• BIST 106.843
  • Altın 142,630
  • Dolar 3,5367
  • Euro 4,1209
  • Kocaeli 23 °C

Tilki gibi yaşıyoruz dünyayı

İbrahim ELGİN
Kurnaz bir tilki bir gün güzel bir bağın yanından geçiyormuş. Fakat bağın her yanı yüksek ve kalın bir duvarla çevriliymiş.  Tilki bağa girmek için duvarın etrafında dolaşmaya başlamış. Dolanırken başını sokabileceği büyüklükte bir delik bulmuş. Delikten bağda yetişen nefis üzümleri görmüş ve ağzı sulanmış. Ne yazık ki delik geçebileceği kadar geniş değilmiş. 
               Kurnaz tilki o zaman ne yapmış? Üç gün boyunca aç kalmış ve o kadar zayıflamış ki bir gün delikten içeri süzülü vermiş. Üç günlük açlıktan sonra bağın içinde tilki doya, doya yemeye başlamış. Ve öncekinden de iri ve şişman hale gelmiş. Derken bağdan dışarı çıkmak istemiş ama gelin görün ki hey hat delik yine aynı delik geçemeyeceği kadar küçükmüş. 
               Bu sefer ne yapmış? Yine üç gün boyunca aç kalmış ve tekrar delikten dışarı çıkmayı başarmış. Umudu kırılan tilki bağa doğru bakarak şöyle demiş. “Ey bağ ne kadar cazip ve güzel görünüyorsun meyvelerin ne kadar lezzetli ama bana ne yararın var. Sana geldiğim gibi gidiyorum”. İşte durum dünya içinde böyledir. Dünyada yaşam  güzeldir caziptir ama elimiz boş gelir, boş gideriz. 
                Sadece kişinin bu dünya hayatında, öğrendiği, yaptığı iyi ve güzel işler, insanların gönlünde bıraktığı hoş bir sedadan başka daha güzel ne olabilirki.. Hayatta en önemli şey sevmeyi öğrenmektir. Okullar, notlar, karneler, tezler hepsi sonunda para getirir ama sevmeyi ve hayatı öğretmez. Bir insanı nasıl seveceksin? Kalbini incitmeden nasıl iyi geçineceksin? Bunu sadece yaşam okulu öğretir. Hayat okulunu kimse birincilikle bitiremez. Çünkü bu okul hiç bitmez. Ömür biter ama bir ömrün içinde öğrenilmesi gerekenler tükenmez. 
                 Bizler çoğu zaman tahsille eğitimi de birbirine karıştırıyoruz Bir insanın karakteri yapmış olduğu tahsille değil, ailesinden ve çevresinden almış olduğu ahlaki değerlerle oluşur.Russel Gough "Karakteriniz Kaderinizdir" adlı kitabında diyor ki: "Doğru ve iyi olanı bilmek ile doğru ve iyi olanı yapmak arasındaki en önemli bağlantı; doğru ve iyi olanı yapacak bir karaktere sahip olmaktır Eğer karakter gelişmemişse tahsil işe yaramıyor .Unutmayalım; banka hortumlayanlar, devleti soyanlar, rüşvet alanlar, vatanı çıkarı uğruna satanlar, maç satanlar, şike yapanlar,; birilerini hakir görüp aşağılamakla yükseleceklerini zannedenler hep tahsilli bireylerdir". O yüzden Roosevelt demiş ki: "Bir insanı ahlaken eğitmeden sadece zihnen eğitmek topluma bir bela kazandırmaktır.
             Bu hayat okulunda okurken size biri şöyle bir soru sorsa. Hayatta mutlu olmak istiyor musun? Diye. Herkes eminim ki hemen benim gibi evet diyecektir. Ama ben şunu hissediyorum ki mutluluğun anlamını çoğumuz bilmiyor gibi. Çünkü insanlar mutlu olmak değil hep haklı olmak istiyorlar. Başkalarının onu olduğu gibi kabul edip idare etmesini, herkesin onun kontrolü altında olmasını istiyorlar. Sevilmek istiyorlar, kendilerine değer verilmesini istiyorlar.Ama bilmiyorlar ki karşısında ki kişide aynı şeyleri istiyor. 
                Maalesef  bugün insanlarımızın çoğu çalışmadan kazanmak rahat yaşamak istiyorlar. Güzel olmak istiyorlar. İstedikleri zaman istedikleri şeyi almak yada yapmak istiyorlar. Haklarında güzel şeyler söylenmesini istiyorlar ama mutlu olmak istemiyorlar. Bize biri çıkıp dese ki. Elimde sihirli bir değnek var. Sizi dünyanın en çirkin ama en mutlu insanı yapabilirim yada en güzel ama en mutsuz insanı yapabilirim dese. Hangisini seçersiniz? İnanın bende dahil herkes bu sorunun cevabında zorlanır. 
                  Çünkü insanlarımızın çoğu mutluluğun bir şeyin sonunda ödül olduğuna inanıyorlar. Sanıyorlar ki bir gün istedikleri şeyler yerine gelince mutlu olacağım.Aslında  hayatta böyle bir şey yok. Yaşamda bir gün diye de bir şey yok. Sadece bugün var. Nasıl mutlu olacaksanız olun ama bugün olun. Aslında mutluluğu dışarıdan alıp içeride yaşamak yada içeride yaratıp dışarıda yaşamak vardır. Mutluluğu bir aşı gibi istiyorsanız. Aşısı da yok tabii.  
                 Bugünlerde evlerimiz eskisinden daha büyük Ama ailelerimiz daha küçük. Konforumuz arttı. Ama, zamanımız daraldı. Uzmanlıklar arttı. Ama sorunlar çoğaldı. İlaçlar çoğaldı. Ama hastalıklar arttı. Harcadığımız para arttı. Ama gülümsemelerimiz azaldı. Tanıdıklarımız arttı. Ama dostlarımız azaldı. Çabalarımız arttı. Ama mutluluklarımız azaldı. Az kitap okuyor ama, çok televizyon seyrediyoruz. Daha çok plan yapıyoruz ama, daha az sonuç alıyoruz. Tribünleri doldurduk ama, gönülleri boşalttık. Para kazanmayı öğrendik ama, yuva kurmayı beceremedik. Atomu parçaladık ama, önyargılarımızı yıkamadık. Acele etmeyi öğrendik, ama sabırlı olmayı öğrenemedik. Hayata yıllar ekledik,  ama yıllara hayat katamadık. Havayı ve çevreyi temizledik ama, maalesef ruhlarımızı kirlettik.Yalanmı ne dersiniz. Herkese iyi pazarlar…
Bu yazı toplam 360 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 1
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÖNE ÇIKAN MARKALARIMIZ
    • TUANA EVLERİ 3. ETAP
    • TUANA EVLERİ 2. ETAP'TA YÜZDE 5 İNDİRİM
    • ROMATEM Kocaeli Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi
    • Özgür Kocaeli mobil uygulamamız yayında
    1/20
    Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Özgür Kocaeli | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0262 331 11 11 Faks : 0262 321 21 37