1. HABERLER

  2. GÜNDEM

  3. TOKİ kurasında ihtiyacı fazla olanın şansı da yüksek olmalı
TOKİ kurasında ihtiyacı fazla olanın şansı da yüksek olmalı

TOKİ kurasında ihtiyacı fazla olanın şansı da yüksek olmalı

TOKİ Türkiye'nin çeşitli bölgelerinde çok küçük, ama kullanışlı binlerce konutu en alt gelir grubunda bulunan, içinde bulunduğu şartlar nedeniyle ev sahibi olma şansı çok düşük insanlara piyasaya oranl

A+A-

TOKİ Türkiye'nin çeşitli bölgelerinde çok küçük, ama kullanışlı binlerce konutu en alt gelir grubunda bulunan, içinde bulunduğu şartlar nedeniyle ev sahibi olma şansı çok düşük insanlara piyasaya oranla son derece uygun koşullarda satacak.

İzmit'te de Arızlı bölgesinde 592 adet 65 metrekare (2+1) kullanım alanlı konut “4 bin TL peşin, aylık 179 TL taksitle”, 45 metrekare (1+1) kullanım alanlı 320 konut da hiç peşinsiz aylık 100 TL taksitle satılacak. Ayrıca, hiç peşinsiz satılacak olan 45 metrekarelik konutlardan aynı bölgede 500 adet daha yapılacak.

Dar gelirli aileler için, ev sahibi olmak yolunda gerçekten müthiş bir olanak... Bu çok ucuz konutlar için başvurular 5-23 Eylül tarihlerinde valiliklere yapılacak. Kocaeli Valiliği'nde de başvuru masaları oluşturulacak.

Bu konutlar için herkes başvuramayacak. Ucuz konutlar, aylık geliri 2. 600 TL'nin altında olan, üzerlerine kayıtlı gayrimenkul bulunmayan ailelere satılacak.

İlimizde satışa çıkartılacak 900 civarında küçük ama ucuz konut için binlerce, belki de onbinlerce başvuru yapılacaktır. Yoksul aileler, “Ev sahibi olmak için böyle bir fırsat bulamayız” diye düşünüp, başvuru kuyruğuna girecektir. Üstelik TOKİ bugüne kadar yaptığı işlerde vatandaşı pek üzmedi. Bu evlerin yapımı bir tür devlet garantisi altında olduğu için kazık yeme tehlikesi de yok…

Başvuru süresi bittikten sonra, konut satın alma hakkı elde edecek kişiler, kura çekilerek belirlenecek.

Böylesi önemli bir konunun tamamen şansa bırakılmasını biraz yanlış buluyorum. Zaten yoksulluğu nedeniyle hayatta geri kaldığını düşünen insanlar bir de kurada hayattaki en önemli fırsatını kaybedince büyük yıkım yaşıyorlar.

Kura gene olsun. Ama daha zor durumda olanların şansı biraz daha yüksek tutulsun…

Günümüzde devlet, her vatandaşı hakkında ayrıntılı bilgiye sahip. Vatandaşlık numarası sayesinde herkesin gelirini, en azından ödediği vergiyi, mal varlığını, sosyal ve ekonomik koşullarını öğrenmek olası. Bir puanlama sistemi geliştirilebilir. Bu puan sisteminde en alt sıralarda kalan dilimin ismi kura torbasına dört tane atılır. Onun üstündekilerin üç, daha üsttekinin iki tane ismi olur torbada. En üst dilimde olanlar için ise tek şans olur.

Bu puanlamada gelir durumunun yanı sıra çocuk sayısı, yaş gibi ayrıntılar da göz önüne alınabilir. Hatta daha önce böyle bir kuraya katılıp kaybetmiş olanlar için ekstra bir şans verilebilir.

Biraz karışık bir iş. Ama çok zor değil. Bu tür kuraların ardından çok üzülen insanlar tanıyorum. Devlet bir planlama yapsa daha çok ihtiyacı olan vatandaşın kuradaki şansını arttırsa doğru bir iş yapılmış olur…

Ulusal basın iyice tembelleşti

Türkiye'nin Avrupa ile yapılacak kurumsal karşılaştırmalarda en geride olduğu alanlardan birinin medya olduğunu düşünüyorum.

Türkiye'de ulusal medya patronları büyük paralar kazandılar. Buna bağlı olarak sektörde çalışan, yönetici pozisyonunda olanlar da yüklü maaşlar aldılar. Ancak giderek tembelleştiler.

Geçen Cuma günü sabahı, ulusal gazeteleri inceliyorum. Perşembe akşamı 3 Türk takımı Avrupa Kupası maçları oynamış. Zaten futbola susayan ülkemizde Beşiktaş, Trabzon ve Bursa'nın UEFA Avrupa Liginde gruplara kalması çok önemli. Maçlardan üçü de dijital platformlarda yayınlandı. Futbolseverlerin önemli bölümü gece hemen hemen aynı saatlerde başlayan 3 takımımızın maçlarını televizyonlardan da izleyemediler.

Futbol tutkunları Cuma sabahı hiç değilse yazılı basında bu maçlar hakkındaki gelişmeleri okumak istedi. Ne manşet atılmış, maçlarda ne gelişmeler olmuş öğrenmek, fotoğrafları görmek istedi… Ama İstanbul'un burnunun dibindeki İzmit'e gelen gazetelerin bile büyük bölümünde gece oynanan bu üç maçla ilgili tek satır haber yoktu.

Ulusal gazetelerin baskı teknikleri, baskı hızları bugün Avrupa'daki gazetelerin çok üzerinde. Teşvikleri, ballı kredileri aldılar, müthiş matbaalar kurdular. Gazetelerin ulaşımı da bundan 15-20 yıl öncesine göre çok daha hızlı. Dağıtım sabaha kadar yapılabiliyor. Ama ulusal gazeteler, okurlarına saygı duymuyor, gece oynanan saat 23. 00 sıralarında biten üç maçla ilgili haberleri taşra baskılarında hiç kullanmıyorlar.

Bu eğer okura saygısızlık değilse, en azından ciddi bir tembellik göstergesi. Zaten Türkiye'de gazete okuyucusu sayısı hızla azalırken, ulusal medya da giderek değerini yitiriyor.

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yapılan yorumlardan yazarları sorumludur.