1. HABERLER

  2. MEKTUP

  3. Topel’in peşini bırakmayalım
Topel’in peşini bırakmayalım

Topel’in peşini bırakmayalım

Yeni bir yılın eşiğindeyiz. Hemen hemen herkes için zor bir yıl oldu 2016.. Ama her şeyin sonu olduğu gibi, bu çalkantılı, pek çoğumuz için sıkıntılı, tatsız geçen yıl da bitiyor işte.

A+A-

Yeni yıla umut taşımalıyız.. 2017’nin kesinlikle herkes için, en azından 2016’dan daha iyi olacağına inanmak istiyorum..

Örneğin, 2016 yılı boyunca çok konuştuğumuz, çok dertlendiğimiz Tramvay Projesi bitecek. 2017 yılı içinde nisan olur, mayıs olur, belki yaz başına sarkar, ama Otogar ile Sekapark arasında tramvayın çalıştığını göreceğiz.

Verilen sözler tutulur, yeni ve çok büyük aksilikler çıkmazsa, neredeyse 20 yıldan beri içimize dert olan “Kocaelispor’un borçları” konusu  kapanmış olacak.. Kentimizin yeni futbol stadyumu açılacak.

Biraz umut ve moral pompalamalıyız kendimize ve çevremize.. Biraz, bardağın boş tarafını konuşmak yerine, bardağın dolu tarafından söz etmeliyiz. Biraz birbirimizi kusurları ile sevmeyi öğrenmeli, bunun için kendimizi zorlamalıyız.

Hayallerimiz olmalı.. Misal, benim cebimde Milli Piyango’nun yılbaşı çekilişine ait üç tane (biri yarım, ikisi çeyrek) bilet var. Yılbaşı gecesine kadar büyük ikramiye umudumu koruyacağım. Çıkarsa, ne yapacağımı söyleyeyim.. Yaşadığım şehri, hatta evimi bile değiştirmem. Ama bu işi bırakır, hiçbir iş yapmadan sadece gezer, eğlenirim.

Kent olarak yeni yılda hedeflerimizin peşinden gitmeliyiz. Misal, yeni yılda ilimizin havaalanı Cengiz Topel’i işler hale getirmek için çalışalım ve bunu kendimize hedef koyalım.

2013 yılı sonunda açılan Cengiz Topel’i bu şehrin değerlendiremiyor olması,  gerçekten büyük bir ayıptır.  Havaalanı yapıldı. Bütün eksikleri önemli paralar ödenerek giderildi. Bu bölgenin böyle bir havaalanına kesinlikle ihtiyacı var. Ama biz değerlendiremiyoruz. Büyükşehir Belediyesi İstanbul’daki Sabiha Gökçen Havaalanına otobüs seferi koymakla övünüyor.

Cengiz Topel’den elbette Trabzon seferi olmalı. Ama Erzurum, Antalya, Bodrum, İzmit, Gaziantep, Diyarbakır, İzmir seferleri de olmalı. Türkiye’nin ulaştığı seviye, “Uçmadığımız yer kalmadı” diye övünen milli havayolu THY’nin ulaştığı seviye Cengiz Topel’in çalıştırılmasını gerektiriyor. Türkiye’nin en çok iç göç alan kentinde yapıyoruz. Bu kentte, Türkiye’nin diğer 80 şehrinden gelmiş, kökleri diğer şehirlerde olan insanlar var. Bu şehirde bir havaalanı varken bu çalışmayacak akıl alacak iş değildir.

Kırıp dökmeden. Konuyu siyasete alet etmeden, ama bu şehrin hakkını savunarak, bu şehrin potansiyelini savunarak Cengiz Topel’i çalışır hale getirmek için elimizden geleni yapmalıyız. Ben,  yurt dışı seferler de başlasın, THY her yere İzmit’ten gitsin demiyorum. Ama ayıptır, yazıktır, günahtır. Bir havaalanımız varken,  artık bunu çalışır hale getirelim.

Yeni bir CHP, yeni bir lider lazım

Bütün demokratik ülkelerde iktidar vardır, muhalefet vardır.

Hiçbir toplumda, insanların tamamı aynı şekilde düşünmez. Beklentiler, talepler tamamen aynı olamaz. Zaten öyle olsa, hayat olmaz. Ülkeyi yönetenlerin varlığı kadar, ülkeyi yönetmeye talip olan, aday olan, insanların alternatif olarak görebileceği muhalefete sahip olmam önemlidir. Zaten gelişmiş demokrasilerde, seçim kaybedenler gider. Seçim kaybeden liderlerin yerine yenileri gelir.

Türkiye’nin sorunu bence budur. Alternatifsiz bir iktidar, alternatifsiz bir lider yarattık. Eş, dostla sohbet ediyoruz. Herkesin mevcut iktidara yönelik eleştrileri var. Herkes Türkiye’nin dört dörtlük yönetilmediğini düşünüyor. Kimi ekonomiden, kimi terörden, kimi dış politikadan şikayetçi. Ama söz dönüp dolaşıp geliyor, aynı soruna tıkanıyor:

“Bunlara değilse, kime oy vereceğiz?” diye soruyor insanlar.

“Ülke bu hallere düşmüşken, bunlardan daha iyi yönetecek, bunlardan daha iyi bu sorunlarla boğuşacak kim var?” diye soruyorlar.

Bu nedenle bir ara Meral Akşehir fırtınası esti. Çevremde bildiğim pek çok CHP sempatizanı var. “MHP’nin başına Meral Hanım geçerse, hayatımda ilk kez MHP’Ye oy verebilirim” diyordu. O’nu da bir şekilde bitirdiler.

Günümüzde CHP büyük bir hayal kırıklığıdır. Kemal Kılıçdaroğlu’nun hala çok dürüst bir insan olduğuna inanıyorum. Ama halka kendini sevdiremedi. Çok fazla zikzak yaptı. Partisini tamamen kendisini seven, kendisine biat eden insanlarla doldurdu.

Kemal Kılıçdaroğlu sempatik gelmiyor halka. CHP’nin diğer üst yöneticilerine bakın. Hangisi sempatik? Hangisi inandırıcı?

Türkiye’de siyaset “Sağ-sol” bölünmesinin ötesine geçti. İnsanlar güvenebilecekleri, söylediklerini yapabileceğine inandıkları lider ve kadro arıyorlar. Bu açıdan bakıldığında Erdoğan ve disiplinden hiç taviz vermeyen AK Parti teşkilatları öne çıkıyor. Hale bakın ki, CHP’de  Kılıçdaroğlu’nun karşısında hala Baykal alternatif olarak ortaya çıkıyor.

CHP’nin kendi içinden halkın sevebileceği, halkın güvenebileceği yeni isimler çıkartması lazım. Bağırıp çağırmakla, toplumsal bölünmüşlüğü kaşıyıp, “Benim arkamda yüzde 20 kalsın. Ben koltuğumu koruyayım” diye düşünmekle bu işler olmaz.

Türkiye, merkez sağ ve merkez solda halkın güvenebileceği, inanabileceği, özü-sözü bir, bir lider arıyor. Böyle bir lider ve kadro bulunursa, ülkenin siyasi tablosu hiç kimsenin tahmin edemeyeceği kadar büyük boyutlu bir değişim gösterebilir. Ama yakın gelecek için, ne yazık ki böyle bir tablo gözükmüyor. 15 yıldan beri girdikleri bütün seçimleri kaybeden, iktidarın sürekli daha güçlü hale gelmesine neden olan Kılıçdaroğlu ve Bahçeli partilerinin başında durdukça, Erdoğan ve AK Parti’nin ekmeğine yağ sürüyorlar.

Kozluk çok ağlıyor

Benim eski mahallem Kozluk. Nüfus kağıdımda da “Nüfusa kayıtlı olduğu yer” hanesinde  “İzmit Kozluk” yazar. Büyük deremi orada yaşadım.  Kozluk’ta otopark sıkıntısı her geçen yıl arttı, Kozluk’un huzuru bozuldu, ben Kavanium’a kaçtım.

Dün sabah eski mahalleden eski bir komşum aradı.  “Gel de şimdi gör Kozluk’un halini. Senin bırakıp gittiğin dönemden çok daha kötü halde” dedi. Kozluk’ta büyük problem otopark sorunudur. Akşam işten çıkar, eve gidersiniz araba koyacak yer bulamazsınız.

Yıllarca, bir harabe gibi duran eski Kolordu Sineması binasının yıkılması için uğraşmıştım. Sonunda o bina yıkıldı. Boşaldığı alan, mahalle sakinleri tarafından otopark olarak kullanılıyordu. Yüzden fazla araç buraya bırakılıyordu. Şimdi İzmit Belediyesi, Kültür Tepesi Projesi kapsamında bu otoparkı da bozdu.  15 yıl önce bu şehirde “Semt pazarları kalkacak” sözü verdiler. Ama hala Pazar günleri Kozluk’ta Pazar Pazarı kuruluyor. Hafta içi günlerde de, hafta sonunda da çok büyük otopark sorunu yaşanıyor. Kozluk’ta oturanlar huzursuz, öfkeli, mutsuz.

İzmit Belediyesi’nin Kültür Tepesi Projesi’nden önce bu bölgede mutlaka otopark sorununa çözüm getirmesi lazım. Yer altı otoparkı olabilir.  Kız Meslek Lisesi binası yıkıldıktan sonra, Muhabere Meydanı büyük bir otopark haline getirilebilir. Ama Kozluk bu haliyle yaşanmayacak bir duruma geliyor. Mutlaka bir çözüm yolu bulunmalıdır.

 

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yapılan yorumlardan yazarları sorumludur.
13 Yorum