• BIST 96.400
  • Altın 144,302
  • Dolar 3,5616
  • Euro 4,0009
  • Kocaeli 13 °C

Torunlarınızın Türkiye’sini düşünün

İsmet ÇİĞİT

Bugün Türkiye siyaseti için önemli bir gün.  Başbakan Ahmet Davutoğlu ile, ana muhalefet partisi CHP’nin lideri Kemal Kılıçdaroğlu, saat 13.00’de Meclis’te bir araya gelecekler. 

Davutoğlu ile Kılıçdaroğlu, 7 Haziran seçimlerinde ortaya çıkan tablonun ardından birkaç kez bir araya gelmiş, koalisyon görüşmeleri yapmışlardı. İki liderin görüşmesinde karşılıklı anlayış, sempati görüntüleri vardı. Koalisyon kurmak konusunda anlaşamadılar ama; en azından Davutoğlu ile Kılıçdaroğlu birbirlerini tanıma imkanı bulmuş, hatta biraz birbirlerini sevmişlerdi. Sonrasında kendi aralarında “torun muhabbeti” yaptıklarını da biliyoruz.

Bugün, koalisyon için toplanmıyorlar. Başbakan, Türkiye’nin gündemindeki “Yeni Anayasa” konusunda muhalefet liderlerinden randevu istedi. Aslında Davutoğlu, bugün Kılıçdaroğlu ile görüştükten sonra, yine bugün saat 16.00’da Demirtaş ile de bir araya gelecekti. Ama Demirtaş ile görüşme iptal edildi. Başbakan bugün Kılıçdaroğlu ile, önümüzdeki hafta da Bahçeli ile görüşecek.

Ana gündem elbette yeni anayasa. Başbakan, “Başkanlık sistemi” konusu da masaya koyacak. CHP Genel Başkanı ön yargılı olmayacaklarını, Başkanlık sistemini dahi görüşebileceklerini söyledi.

Bugünkü görüşmenin olumlu geçmesini bekliyorum. Ama Türkiye’nin artık hızla siyasi konularda çözüm adımları atması lazım. Devam eden terörü konuşmaları, ortak tavır almaları lazım. Özgürlüklerin önünü açacak yeni bir anayasa metni konusunda hemen anlaşmaları lazım.. Başkanlık sistemi de görüşülsün. CHP kendi önerilerini getirsin.  Türkiye’nin siyasetin zirvesinin bir araya gelebileceğini, konuşabileceğini, anlaşabileceğini görmesi lazım. Yatışmaya, sakinleşmeye, gülen yüzlere, savaşsızlığa, kavgasızlığa ihtiyacımız var..

1 Kasım’dan AK Parti çok güçlenerek çıktı. Halkın önemli bölümü AK Partiye yetki verdi. Ama  önümüzdeki yılın artık referandumsuz, yeni siyasi gerilimler yaşanmaksızın geçmesi lazım. Halk kaybediyor. Ülke zaman kaybediyor. Ülkenin siyasi gerçeklerinin göz önüne alınarak kavgasız gürültüsüz çözümlere ihtiyacımız var. Hele AK Parti ile CHP anlaşarak Meclis’ten yeni anayasa ile ilgili birkaç önemli maddeyi birlikte geçirirlerse, ülkemizin siyasi ikliminde de çok olumlu gelişmeler görebiliriz. Bugün Davutoğlu ile Kılıçdaroğlu’nun görüşmesinde, iki liderin karşılıklı olarak torun fotoğraflarını göstermelerini, torunlarının yaşayacağı Türkiye için atılması gereken adımlar konusunda görüş birliği oluşturmalarını bekliyorum. 

*Prof.Güneş, PM’ye girer mi?

CHP’nin bütün il kongreleri tamamlandı. 16-17 Ocak kurultayı için ortaya çıkan net bir tablo var: Kemal Kılıçdaroğlu’nun yeniden Genel Başkanlığı tartışılmıyor. Hatta pekçok CHP’li, kurultayda Kılıçdaroğlu’nun karşısına rakip bile beklemiyor.

Kocaeli kongresinin sonucu ortada. Çok açık biçimde Genel Başkan Kılıçdaroğlu’nu destekleyen ekip kongreyi kazandı. Hoş, Kocaeli’den seçilen 22 kurultay delegesinin tamamının Kılıçdaroğlu fanatiği olduğu söylenemez. Örneğin Sefa Sirmen’in 2014’deki yerel seçimlerden buyana Kılıçdaroğlu’na karşı olduğu biliniyor. Ama Sirmen bile  “Kılıçdaroğlu bu dönem de Genel Başkan olmalı” diyenlerden. 

16-17 Ocak kurultayına gidilirken hava şöyle: ”Kılıçdaroğlu, 2019’a kadar Genel Başkan kalsın. Ama çevresinde büyük değişim olsun.”

Hedefteki isimlerin başında da Genel Sekreter Gürsel Tekin var. Kocaeli’den 22 kurultay delegesi seçilirken İstanbul’dan 160 küsur delege, Ankara’dan 60 küsur delege CHP kurultayına geliyor. İstanbul ve Ankara’da çıkan sonuçlar Kocaeli’deki gibi değil.. 16-17 Ocak kurultayında, aday olması, istemesi ve biraz çalışması halinde Kocaeli’den delege bile yapılmayan Hurşit Güneş’in CHP üst yönetimi olan Parti Meclisi’ne (PM) seçilebileceği konuşuluyor. Düşünün, Kocaeli örgütü kurultay delegesi bile yazmamış. Ama Prof.Dr.Hurşit Güneş, Parti Meclisi üyesi oluyor. Burada işler amma karışır değil mi?

*Kuşkan kendini tamamen çekti

Yalçın Kuşkan. Asıl mesleği kabzımallıktır. Bana göre bu kentte özellikle CHP’li geçinenler içinde en düzgün, en doğru, yanlışlardan en fazla arınmış kişidir. Elbette hataları vardır. Kendine özgü tarzının yanlış anlaşılmasından kaynaklanan sıkıntıları da vardır. Ama düz adamdır. Riya yapmaz. Yapmacık içinde olmaz.

Yalçın Kuşkan çok istemedi ama, 7 Haziran seçimleri öncesi kanına girdiler, milletvekilliği için aday adayı oldu. Genel Başkan Kılıçdaroğlu, “İl Başkanlığından ayrıl, aday adayı ol” dedi, umut verdi. Kuşkan benim gibidir. Çabuk inanır. İnandığı insana güvenir. 7 Haziran’da aldatıldı. Listeye konulmadı. Kendini bir kenara çekti, bir daha hiç ortaya çıkmadı. 1 Kasım’da yeniden aday adaylığı başvurusu bile yapmadı.

Kuşkusuz,  son süreçte İzmit İlçe Kongresine yönelik çalışmaların tamamen dışında kaldığı söylenemez. En azından Kuşkan’a çok yakın bazı kişiler delege seçimlerine bile müdahil olunca, Kuşkan da işin içinde gibi göründü. Ama değildi. Kuşkan bütün ağırlığını koysa, İzmit kongresi farklı olabilirdi.

Siyasete tamamen soğumuş görüyorum değerli dostumu. İl kongresinde hiç ortada yoktu. Geçen pazar kongre toplanırken, Kuşkan Mersin’de kendi işlerini takip ediyordu. Zaten eski il başkanını il kongresi delegesi bile yapmamışlardı. CHP’de herkes çok rahat osun. Yalçın Kuşkan bundan sonra parti ile ilgili hiçbir olayın içinde yok. Hani günün birinde yine genel başkan, “Yalçın Bey, partinin Kocaeli’de hali çok kötü. Ancak sen toparlarsın. Gel seni il başkanı yapalım” falan derse, Kuşkan yok. 2019’da “Gel seni Belediye Başkanı, gel seni milletvekili yapalım” derlerse, yine yok. Yani kimse korkmasın. Yalçın Kuşkan bundan sonra yerel siyasetin içinde yok. O sadece benim dostum.. 

*Şehre indim, pişman oldum

Gazetenin yeni binası, İzmit’in mutena semtinde, Körfez Mahallesi’nde. Şehrin merkezinde, Karabaş Mahallesi Cebesoy Sokak’taki eski binaya göre, geliş gidişim çok daha rahat. Geçen gün öğlen saatlerinde, şehir merkezinde Ulugazi yakınlarında oturan annemi ziyaret için Körfez Mahallesi’ndeki  binadan çıkıp, Cebesoy Sokak’taki eski binanın oraya gitmek istedim.

Pişman oldum. 10 dakika için çıktığım gazeteye bir saatte dönemedim. İzmit trafiği zaten berbat durumda. Bu haline bir de sorumsuzluk eklenince sıkıntı katlanıyor. Real’in önünden geçen yol üzerinde, Valilik önündeki yeni yaya köprüsüne halat çekimi nedeniyle sıkıntı, daralma var. Neyse, bir iş yapılıyor, bu kadar sıkıntı olacak. Leyla Atakan Caddesi’nden girip, eski Emniyet önünden, yıkılan eski Valilik binasına doğru gidiyorum. Valilik binası açık otopark. Tam bir keşmekeş var. Orada bu kadar büyük otopark varken, Ekşi İş Merkezi önünde iki-üç sıralı araç parkları devam ediyor. Arabaya geçecek yer yok. Neyse, gazetenin eski binasının bulunduğu Cebesoy Sokak’a geldim. Ama giremiyorum. Bir alt yapı çalışması nedeniyle kocaman iş makinası girmiş, sokağı kazmış. Araç giriş çıkışı yok. Çıktım geri geri.. Mimar Sinan Sokak’tan girip, Cumhuriyet Caddesi’ne çıktım. Leyla Atakan’dan inip, bir tur atacağım. Leyla Atakan Caddesi’nde özel bir firmanın inşaatı var. Kocaman kamyonlar girmiş. Caddeyi kapatmışlar.. Arabalar,  eski demiryolu geçidi üzerinde düğüm olmuş. Karışan yok. Bakan yok..

İnmiyorum artık şehir merkezine.. Sabah gazeteye giriyorum, öğlen yemek gazetede, akşam işimi bitirip, dönüp evime gidiyorum. Çok kötü İzmit’in hali. Çok sahipsiz.. Çok plansız.. Bir şehir bu denli başı boş bırakılır mı, hayret ediyorum.,.

*Hangisi daha kötü?

Geçen gün, Ahmet Serimer’in köşesinde yer alan çok korkunç, çok şok bir iddia ile ilgili bu sütunlarda bir yorum yaptım. İddia şuydu:

“- İzmit Ulugazi İlkokulu binasına, iki genç giriyor. Teneffüs vakti. 1 nci sınıf öğrencilerinin bulunduğu bir dersliğe giriyorlar. Sınıfta 120 kadar küçük çocuk onlara, terör örgütü lehinde slogan attırıyor, sonra çekip gidiyorlar.”

Tabii bu iddia, bu haber ortalığı altüst etti. Olacak iş değildi. Şehrin göbeğinde en güzide okula genç terör örgütü sempatizanları giriyor, 1 nci sınıf öğrencisi 6-7 yaşındaki çocuklara “PKK kazandı” diye slogan attırıyorlar. Soruşturma açılmış. Okul binası içindeki kamera kayıtlarına bakılmış. Meğer işin aslı öyle değilmiş.. Okul binasına dışarıdan giren terör sempatizanları yokmuş. Pekiyi ne olmuş?.. Okuldaki büyük öğrenciler kendi aralarında  “Counter Strike” isimli bir bilgisayar oyunu oynuyorlarmış. Bu oyunda “İyi insanlar” ile  “Kötü insanlar” arasında savaş yapılıyormuş. Bilgisayar oyunundaki bu savaş için ikiye bölünen öğrencilerden hangi gurup oyunu kazanırsa, o grubun liderleri gidip 1 nci sınıf öğrencilerinin sınıfına giriyor, o minik öğrencilere kendileri için slogan çektiriyorlarmış. Gruplardan biri, kendisini “PKK” olarak adlandırıyormuş..

Milli Eğitim’den gelen bu açıklamayı okuyunca, keşke diye düşündüm, olay bizim ilk yazdığımız şekilde olsa.. İlkokul çocuklarının kendi aralarında PKK’lı bilgisayar oyunu oynaması  akıl alacak iş mi?.. Bu oyunu oynayan çocukların, kendilerinden 4-5 yaş küçük çocukların sınıfına girip, slogan attırması, bu slogan içinde de terör örgütünün adının geçmesi normal mi?.. 

Ne oldu bizim eğitim sistemimize?.. Ne yapıyor bu Milli Eğitim yöneticileri, okul müdürleri, öğretmenler.. Milli Eğitim Müdürü, “Olay, büyük sınıflardaki öğrencilerin yaptığı bir şakadan ibaret” diyerek kendisini savunuyor.. Yazık, çok yazık. Biz çocuklarımızı kimlere emanet ediyoruz?

*İki taraf da rahatsız olmuşsa 

Aslında bu kentteki köşe yazarları için pazar günü yapılan CHP kongresinden çok ekmek çıkar.. Sadece  kongrede yaşananlar, oylamada ortaya çıkan sonuç değil.. CHP Kocaeli örgütlerinde olup bitenler her gün yüzlerce makale konusu yaratıyor. Ama biz köşe yazarları için  bir sıkıntı var: ”Bu şehirde artık kaç kişi CHP’de olup bitenlerle ilgileniyor?.. CHP’nin bu kentteki raytingi ne?”

Pazar günü yapılan kongrenin ardından, bu kongrede parti içindeki farklı taraflarda yer alan iki önemli isimle ayrı ayrı görüşme imkanı buldum. Prof.Dr.Hurşit Güneş ile, yaklaşık 45 dakika,  Sefa Sirmen ile de yaklaşık yarım saat konuştum.

Malum, Güneş parti içi muhalefet tarafında, “Seçim çarşaf liste ile yapılsın” diyenlerin başında yer alıyordu. Sefa Sirmen ise, bu yöntemi desteklemeyen, Cengiz Sarıbay’ın yanında yer alan, seçimin blok liste ile yapılmasını savunan parti içindeki en önemli isim.

Kongrede ortaya çıkan tablodan, partinin içine düştüğü durumdan hem Güneş, hem Sirmen rahatsızdı. Güneş, seçime blok liste ile gidilmiş olmasının çok büyük yanlış olduğunu düşünüyor. Sirmen, blok listede 4 ilçeden temsilcilerin kurultay delegesi yapılmamış olmasını açıkça eleştiriyor.. 

CHP’nin ilimizdeki en önemli sıkıntısı, günümüzde bu partiyi bu kentte Haydar Akar’ın dizayn ediyor görünmesidir. Akar, kongrede yaptığı, herkesin tepki gösterdiği konuşma ile nasıl bir siyasetçi olduğunu ortaya koydu. CHP içinde bu tartışmalar daha çok uzun sürecektir ve parti daha da küçülecektir. 

*SARIBAY’IN ÇOK ABES AÇIKLAMASI

Bu arada, kongre sonrası bir de İl Başkanı Cengiz Sarıbay’ın bana çok ters gelen sözlerini not ettim. Malum, blok listeye 22 kurultay delegesi adı yapılacaktı. Parti tüzüğüne göre, en az 7’si kadın olmalıydı. Ama seçim bittiğinde, kurultay listesinde 6 kadın adının bulunduğu görüldü ve skandal patladı. Cengiz Sarıbay, bu durumu şöyle açıklıyor:

“- Aslında 7 nci kadın adayın adı taslak listede vardı. Ancak bu hanımefendi, kongrenin başında çarşaf liste lehine oy kullandı. Biz de adını sildik. Başka isim yazdık. Hata buradan kaynaklanmış…”

Yani olacak şey mi?.. Dün bu sütunlarda Başiskele İlçe Başkanı’na partide iktidarda bulunanların neden kin tutup, kurultay delegesi yazmadıklarını izah etmiştim. Sarıbay’ın açıklaması daha büyük bir skandal. Bir partili. Birbayan delege. Kongrede oy kullanma yönteminin nasıl olması gerektiği oylanırken, partinin patronu olduğunu sananların hoşuna gitmeyen yönde oy veriyor. Sen misin bunu yapan, delege listesinden adı siliniyor.

Bugün CHP’de kongre kazanan, kendilerini partinin patronu görenler çok iyi bilmelidir ki, günün birinde parti içi demokrasi en çok onlar için lazım olacaktır. Siyaset etme, bulma dünyasıdır. Bugün onlar partiyi küçültmek adına parti içi demokrasiyi askıya alıyorlarsa, yarın aynı şey kendilerine yapıldığında konuşma hakkı bulamayacaklardır.

*Yarın sabah kar olabilir

Kış sezonu bu yıl kurak ve sıcak geçiyordu. Birkaç hafta önce yapılan uzun vadeli tahminlerde, yılbaşına da ülkemizin yağışsız gireceği öngörülüyordu. Ama Rusya’nın Sibirya bölgesindeki soğuk hava kütlesinin hareketi hızlandı. Meteoroloji’nin tahminlerine göre, bölgemiz dün geceden itibaren soğuk ve yağışlı havanın etkisi altına giriyor. 

Pazartesi günü gazeteye, Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nden bir tam sayfalık “Meteorolojik uyarı” bülteni geldi.  Özellikle bugün, yarın ve cuma günü, Marmara’nın doğusunda, yani bizim buralarda çok yoğun, etkili bir kar yağışı bekleniyor. Hatırlarsınız, geçen yıl da yılbaşı gecesi çok kar yağmış, ilimizde çok ciddi elektrik kesintileri olmuştu. Bazı bölgeler günlerce elektriksiz kalmıştı. Köy yolları kapanmıştı. 

Bu defa yoğun olacağı söylenen kar bağıra bağıra geliyor. Sıcaklık 10-15 derece birden düşecek. Belediyelerimiz ne kadar hazır?.. Sedaş ne kadar hazır?.. Umuttepe yolu, Kartepe yolu açık tutulabilecek mi?.. Eskiden Özel İdare, Köy Hizmetleri gibi kurumlar vardı. Artık bütün köy yolları da Büyükşehir’in sorumluluğunda. Yeterince kar ve buzla mücadele edecek ekip, malzeme var mı?..Siz, vatandaş olarak arabanıza kış lastikleri taktınız mı?.. 

Yarın sabah, 2015’in son gününde bembeyaz bir kar örtüsü ile uyanabiliriz. Meteoroloji Genel Müdürlüğü çok ciddi biçimde herkesi uyarıyor.. Lütfen bugün herkes kendi kendine sorsun: Biz ne kadar hazırız?

Bu yazı toplam 478 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKAN MARKALARIMIZ
  • TUANA EVLERİ 3. ETAP
  • TUANA EVLERİ 2. ETAP'TA YÜZDE 5 İNDİRİM
  • ROMATEM Kocaeli Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi
  • Özgür Kocaeli mobil uygulamamız yayında
1/20
Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Özgür Kocaeli | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0262 331 11 11 Faks : 0262 321 21 37