1. HABERLER

  2. GÜNDEM

  3. Trabzonlu dayanışmasına imreniyorum
Trabzonlu dayanışmasına imreniyorum

Trabzonlu dayanışmasına imreniyorum

Bazen ben de aşırı milliyetçi tavırlarına, birbirleri ile olan aşırı dayanışmalarına kızıyorum. Ama hem kabul etmek, hem takdir etmek gerekiyor ki Trabzonlular dünyada “Kent milliyetçiliği”

A+A-

Bazen ben de aşırı milliyetçi tavırlarına, birbirleri ile olan aşırı dayanışmalarına kızıyorum. Ama hem kabul etmek, hem takdir etmek gerekiyor ki Trabzonlular dünyada “Kent milliyetçiliği” ni en iyi ve en sıkı yaşayan insanlar topluluğu.

Pazar günü İstanbul Olimpiyat Stadı’ndaki Büyükşehir Belediye-Trabzon maçı bunu bir kez daha gösterdi. Trabzon dışında yaşayan onbinlerce Trabzonlu, buz gibi havada İstanbul'un en ücra yerindeki Olimpiyat Stadı’na koşmuştu. Takımları liderdi ve onlar Trabzonspor'u desteklemeyi görev sayıyorlardı.

Olimpiyat Stadı’na daha önce Fenerbahçe, Galatasaray, Beşiktaş takımları da gitti. Bu üç İstanbul takımının İstanbul'da yaşayan taraftarları stadı bu kadar dolduramamıştı. Ama Pazar günü 60 binden fazla Trabzonlu Olimpiyat Stadına koştu.

Stat'taki Trabzon taraftarlarının önemli bölümü İstanbul, Kocaeli, Sakarya doğumlu insanlar. İki üç kuşak önce aileleri Marmara'ya gelmiş. Aralarında Trabzon'u gidip görmemiş çok kişi var. Ama onlar kendilerini Trabzonlu hissediyor…

“Bizim için her yer Trabzon” sloganı ile İstanbul'u inlettiler. Takımlarını coşturdular, zor maçın kazanılmasını sağladılar. Maç bitiminde Trabzon taraftarı ile tribünlerdeki 60 binden fazla taraftarı hep birlikte kolbastı oynadılar.

Trabzonlular bunu sadece Trabzonspor için yapmıyorlar. Bulundukları her yerde birbirlerine sıkı sıkı sarılıyorlar. Her sivil toplum örgütü seçiminde ya da yerleştikleri kentlerdeki kurumlara, devlet dairelerine yapılacak her atamada söz sahibi oluyor, hemşerilerine çok büyük destek veriyor, onlar adına lobi faaliyeti yürütüyorlar.

Trabzonluların bu dayanışmasını, bu yürekten birlikteliklerini, memleket ve hemşeri aşklarını kıskanmamak olanaksız. Bırakın Türkiye'yi, dünyadaki hiçbir kentin insanı kendi kentinin dışındaki bölgelerde bu kadar büyük dayanışma ve birliktelik içinde davranamaz. Bu büyük coşkunun da etkisiyle, Şenol Güneş yönetimindeki Trabzonspor'un, çok büyük hatalar yapmazlarsa, sezon sonunda yıllardır özledikleri şampiyonluğu da kucaklayacaklarına inanıyorum.

İran'dan da özür ve tazminat isteyelim

Türkiye hükümeti, İsrail'in Mavi Marmara gemisine uluslararası sularda yaptığı silahlı baskını, dokuz kişinin katledilmesini hiç affetmedi. Başbakan çok sert çıkışlar yaptı. Türkiye Başbakanı’nın, başka bir devletin silahlı güçleri tarafından öldürülen Türkiye Vatandaşlarının hakkını koruması son derece doğaldı.

Hükümet, İsrail'den özür dilemesini ve tazminat ödemesini hâlâ ısrarla talep ediyor. Bütün bu tavırları destekliyor ve haklı buluyorum.

Ama son zamanlarda Türkiye'nin İran sınırlarında da ciddi sorunlar yaşanıyor. Birkaç gün önce Van'da hayvan besleyen Türk çobanlarının hayvanları, yanlışlıkla sınırı geçip, İran topraklarına girmiş. Çobanlar da hayvanlarını geri getirmek için sınırı geçmişler. Bunlar çoban. Üzerlerinde silah yok. İran'ı işgal edecek halleri de yok. Ama İran'ın askerleri, hiç sorgu sual etmeksizin ateş açmışlar. İki Türk çoban ölü, biri yaralı.

İran sınırında benzer olaylar nedeniyle son yıllarda 20'den fazla Türk vatandaşı İran askerleri tarafından öldürülmüş.

Terörist olur, kaçakçı olur, uyuşturucu taciri olur, ateş edersin. Ama İran'ın sınırdaki askerleri, Türk çobanlarını, hayvanlarını kovalayan çoban olduğunu bile bile öldürüyor. Belki de bu insanların üzerinde atış talimi yapıyorlar.

İşin tuhaf yanı, hükümetten hiç ses çıkmıyor. İsrail'den olduğu gibi, İran'dan da bu davranışı nedeniyle en azından özür ve tazminat istemek gerekmez mi?

Başbakan, yenilgiyi affetmiyor

Yoğun siyasi tartışmalar içinde pek fazla dikkat çekmeyen bir gelişme yaşandı. Türkiye siyasetinde, başarısızlık nedeniyle istifa pek görülmüş, duyulmuş şey değil. Ama Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, partisini yönetirken yenilgiyi kabul etmediği bir kez daha kanıtlandı.

AKP'nin İzmir İl Başkanı Ömür Kabak, parti genel merkezinin isteği üzerine görevinden istifa etmiş. AKP Genel Merkezi, İzmir İl Başkanı ile birlikte il yönetim kurulunun tamamının da istifasını istemiş. Gerekçe 12 Eylül referandumunda İzmir'de çıkan sonuç.

İzmir gibi bir ilde, AKP İl başkanlığı yapmak kolay bir iş değil. Ömür Kabak 12 Eylül halkoylaması öncesinde çok iddialı açıklamalar da yapmış, “Eğer İzmir'de hayır oyları evetlerden fazla çıkarsa istifa ederim” diye de kendisini ortaya koymuş.

12 Eylül'de Türkiye genelinde AKP'nin istediği Evet oyları üstünlük sağlarken, İzmir'de yüzde 36. 8 evet, yüzde 63. 2 hayır oyu çıkmıştı. Aslında İzmir gibi bir ilde evet oylarının yüzde 40'a yaslanması azımsanacak bir sonuç değil.

Ama Başbakan, İl Başkanı Kabak'ın referandum öncesindeki sözünü unutmayıp, istifasını istemiş. Bu tavır, AKP'de bütün teşkilatlara da ders olacaktır.

Bu haber toplam 860 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.