• BIST 97.726
  • Altın 145,637
  • Dolar 3,5781
  • Euro 4,0001
  • Kocaeli 18 °C

Trafikte birbirimize yardımcı olmalıyız

İsmet ÇİĞİT
Bizim şehrimizin çok ciddi trafik sorunu var.. 2019’a kadar da yeni inşaatlar devam edecek ve bu trafik sorunu daha da artacak. 
Kabul, altyapı eksikleri var. Yeterince otopark yok,  caddelerimiz, sokaklarımız dar. Üstelik, trafikte denetim yok. Hiç değilse büyük sorun yaşanan yerlerde bir trafik polisi bile göremezsiniz. Bizim şehrimizdeki kavşaklarda trafik ışıkları da çok düzgün, akılcı değil. 
Ama bütün bunlara rağmen, bu şehrin içindeki trafikte biraz daha rahat hareket edebilir, biraz daha akıcı bir trafik ortamı sağlayabiliriz. 
Bu şehirde yaşayan bizlerin, birbirimize saygısı kalmadı. Sevgisi kalmadı.  Trafiğin yoğun olduğu saatlerde arabamla evime gidiyorum. Bazen, trafik tam anlamıyla düğüm oluyor. Araba, minibüsün durağına park etmiş. Minibüs yolcu alacak veya indirecek ama, durağa giremiyor.  Caddenin ortasında durmak zorunda kalıyor. Tabii arkasında trafik birikiyor. 
Her yerde sokak aralarından arabalar çıkıyor. Cadde kenarına park etmiş bir araç, yenide trafiğe katılmak istiyor. Dikkat ediyorum, kimse kimseye yol vermiyor. Kimse, kendi hakkından vazgeçmiyor. Birkaç saniye durup, yol vermeyi içine sindiremiyor.
Eskiden İzmit’in ortasından tren geçerdi. Tren yolu güzergahındaki hemzemin geçitlerden öbür tarafa geçmek isteyen araca, ana caddeden gelen mutlaka yol verirdi. Bu şehirde insanların bir asaleti, birbirine saygısı vardı. Bu şehir çok kalabalıklaştı. Bu şehre sonradan gelip yerleşenler, bu iklimin, bu coğrafyanın insan genlerine enjekte ettiği saygı-sevgi-hoşgörü gibi özellikleri pek fazla bünyelerine kabul etmediler. Bu şehirde maganda sayısı arttı. 
Ama birbirimizi terbiye etmeliyiz. Şehir içi trafiğinde birbirimize saygılı olmalı, gerektiğinde dönüş yapan araçlara yol vermeliyiz. Caddelerde yaya geçidinden karşıya geçenlere mutlaka yol vermeliyiz. Eğer yaya olarak şehir içi trafiğinde hareket ediyorsak, mutlaka caddeler üzerinde işaretlenmiş yaya geçitlerini kullanmalıyız. 
Trafiği aksatacak şekilde, başkalarının araçlarının yolunu kapatacak şekilde park yapmamaya özen göstermeliyiz. Yeni yıllara birlikte, şehrimizde güvenlik kameraları trafik suçlarını tespit edecek, plakalara ceza yazılıp, evlere gönderilecek. Magandalık yapan, cezayı evinde görecek. Bütün bunlara gerek kalmasın. Kimse ceza yemesin. Trafikte herkes hakkına rıza göstermekle birlikte, başkalarına karşı da biraz daha saygılı, hoşgörülü olsun. Arabalar birbirine yol versin. Örneğin, dönerli kavşaklarda, kavşağa giren araca yol vermek açık bir kuraldır. Herkes bu kurala uysun. Eminim, bu şehirdeki trafik sorununu tamamen çözemeyiz ama, bu şehirde trafiğin biraz daha düzenli, biraz daha az sıkıntılı işlemesini sağlayabiliriz. 
Özellikle İzmit’te birbirimizi sevmeye, birbirimize saygı göstermeye ve bazen başkaları için küçük fedakarlıklara katlanmaya çok ihtiyacımız var. Siz bir kere birine yol verin, o kişi ne kadar maganda olursa olsun, bundan ders alacak, bir başka sefer o da başkasına yol verecektir. Gelin birbirimizi eğitelim ve şehirde yaşıyor olmanın gerektirdiği kurallara biraz uyum sağlayalım.
Çok büyük sorun:  Sokak köpekleri
Aslında, son seçimler öncesi AK Partililerin kentimizde yaptığı anketlerde de çok açık biçimde, ilimizdeki en büyük sorunlardan birinin sokak köpekleri olduğu görülmüştü.
Bu şehrin pekçok sorunu oldu ve devam ediyor. Geçmişte çevre sorunları ön plandaydı. Hava kirliliği, susuzluk, sel baskınları sorunları vardı. Sirmen zamanında doğal gaz geldi, çöplük kalktı. Çöp fabrikası kuruldu, Yuvacık Barajı hayata geçti. Çevre sorunları azaldı, su sorunumuz yok. İki dakikalık orta şiddette yağan yağmurla kenti sel basardı. Alt yapı sorunu da Karaosmanoğlu döneminde büyük ölçüde çözümlendi.
Şimdi trafik sorunu, toplu taşıma sorunu var. Birde şehrin her yerinde sokak köpeği sorunu. 
Bu sorun, sadece İzmit’in  birkaç muhitinin sorunu değil. İzmit’in her yerinde var. Kocaeli’nin her yerinde var. Pekçok yerde sokak köpekleri saldıgan.. Sürüler halinde dolaşıyor iri kıyım köpekler. Sabah erken saatlerde işe, okula gitmek için evlerinden çıkan insanlara, çocuklara saldırıyorlar. Araçların hızlı hareket ettiği karayollarının her yerinden yola fırlıyorlar. Mahalle aralarındaki köpekler özellikle çocukları çok korkutuyor.. Saldırıyorlar. Belki ısırmıyorlar ama, insanları, çocukları kovalıyor, havlayarak üzerlerine geliyorlar. 
Çok ciddi bir sorun. Günler kısa. Hava erken kararıyor. Akşam evlerine dönenler de büyük sıkıntıda. Sözde Türkiye’deki en büyük, en modern hayvan barına tesislerinden birini Kocaeli Büyükşehir Belediyesi yaptı. Ama köpeklerle mücadele edilmiyor.
Bu konunun, yerel yöneticiler için çok ciddi bir sıkıntı olduğunu da biliyorum. Bazı hayvanseverler var. Sokak hayvanlarına hiç dokunulmasın istiyorlar. Ama bu yüzden çocukların akli dengesi bozuluyor. Geçen gün bir hemşerimiz, dolaştırdığı süs köpeğine bir sokak köpeği saldırınca ayırmak istemiş, oracıkta kalp krizi geçirdi, kurtarılamadı. 
Sokak köpekleri sorunu çok büyük bir sorun. Üstelik giderek artan bir sorun. Hiç kuşkusuz hiç birimiz bu sokak hayvanlarının telef edilmesini istemiyiz. Ama böylesi büyük, kalabalık bir şehirde insanlarla azgın, iri kıyım, saldırgan sokak köpeklerinin bir arada yaşıyor olması kabul edilebilir değildir. Büyükşehir Belediyesi ve ilçe belediyeleri büyük bir seferberlik başlatmalı, kentin her yerinde sokak köpekleri canları yakılmadan toplanıp, barınma merkezine götürülmelidir. Bizim şehrimizde o kadar çok sokak köpeği var ki, artık çevre illerin de köpeklerini toplayıp, bizim şehrimize bıraktıklarına inanmaya başlıyorum.
Çok ekabir esnafımız var
Bu şehirde sabahları en erken hayatın içine karışan insanlardan biriyimdir. Her sabah saat 07.00 gibi-bazen daha erken- evden çıkarım. Alikahya tarafından geliyorum. Genellikle şehir merkezine farklı yolları kullanarak gelir, gözlem yapmaya çalışırım. 
Eskiden bir ara Bekirpaşa denilen bölgede(Yenişehir, Tavşantepe, 28 Haziran, Bekirdere, M.Alipaşa) dükkanlar sabah erkenden açılıyor. Ama yine eskiden Saraybahçe dediğimiz bölgede (Karabaş, Ömerağa, Kemalpaşa) esnaflar inanılmaz ekabir. Çorbacılar açık. Sayıları her geçen gün artan börekçiler, poğaçacılar açık.. Ama şehrin merkezinde sabah saat 08.00-08.30’a kadar neredeyse bir paket sigara alacak büfe, bir gazete alacak bayi bulamıyorsunuz. Konfeksiyon mağazaları falan zaten öğlene doğru açılıyor. Ama küçük esnaf, bakkal, küçük market,  büfe, bunların erken açılması gerekmez mi?.. Çok uzak olmayan geçmişte, dükkanını geç açan esnaf ayıplanırdı. Şimdilerde bütün esnaflar ekonomiden, işlerin durgunluğundan şikayetçi. Ama kimse sabah dükkanını  erken açmıyor.. 
Bekirpaşa bölgesi esnaflarının büyük bölümü, erkenden geliyor, kepengini kaldırıyor, besmele çekerek dükkanına adım atıyor da, Saraybahçe bölgesindeki esnaf, yatağından kolay kolay kalkamıyor.. Erken kalkan yol alır derler. Dükkanı erken açmak, bereketi arttırır derler. Şehir merkezi esnafının, biraz bu açıdan kendisini disiplin altına alması gerekiyor.
Kandıra Pazarı’ndan kereviz almak
Çevremdeki yakın dostlarım içinde özel bölgelerdeki semt pazarlarını yakından takip edenler vardır. Pazar günü Maşukiye Pazarı, Cuma günü Kandıra Pazarı, Cumartesi günü Değirmendere Pazarı’na giderler, zevk alırlar. Üşenmeden İzmit’ten kalkıp, Gerede Pazarı’na, Düzce Pazarı’na giden ahbaplarım var. 
Benim “Pazar Kültürü”m yoktur. Ama özellikle bu mevsimlerde, hafta tatili yaptığım Çarşamba günleri canım Kerpe çekerse, Kerpe’deki Karagöz’de kafa dağıtmak istersem, üşenmez, Kandıra yolunu tutarım. 
Geçen Çarşamba Nazif Çanakçılı ile yine “Haydi Kerpe yapalım” olduk. Öğlen vakti yola çıktık. Hava kapalı, yağış yok ama, Kandıra yolu üzerinde karabulutlar, göz alabildiğine yeşilliğin üzerini gölgelemiş.. Ben kuşları da tanımam. Koca kanatlarını açıp, üstümüze gelen büyük bir kuşun Atmaca olduğunu Nazif Ağabey söyledi. 
Çarşamba günleri Kandıra’nın Pazarı’dır. Kandıra Pazarı da özeldir. Her Çarşamba, bütün Kandıra köyleriyle, merkeziyle oraya gelir. Daha yılladır İzmit’teki Pazar yerlerini Kandıra kadar düzenli yapamadık. Nazif Ağabey’le ben, Kandıra pazarında Kandıra köylüsünün tezgah açtığı bölgeyi gezeriz.
Geçen Çarşamba CHP’nin de Kandıra ilçe kongresi vardı. Kongrenin yapılacağı Turan Güneş Kültür Merkezi, Kandıra Pazar yerinin hemen yanında. Kongre’nin saat 11.00’de başlayacağı açıklanmış. Biz gittik saat 12.00. Kimseler yoktu ortalıkta. 
Biz pazara girdik. Köylü pazarına. Evden siparişler  var:” Pırasa, kabak, kereviz” dediler. Malum, artık yaş ilerliyor.. Evde ağırlıklı olarak sebze, balık tercih ediyoruz. Ben sebzeden anlamam. Sağolsun Nazif Ağabey, bütün tezgahları dolaşıyor, her şeyi şöyle bir sıkıp, mıncıklıyor-bazısını kokluyor- tezgahlar içinde malın en iyisini satanı bulmaya çalışıyor.
Koca demet pırasa aldık, ot tarafını kestirdik; 2.5 TL. Nihayet kerevizin iyisini buldu. Üç kök irice kereviz aldık. 5 TL.  Sonra,  taze kabak. Yarım kilo kadar. Bu mevsim Kandıra Pazarı’nda ayıklanmış kabak çekirdeği de var. Biraz da ondan aldık. Ver elini Kerpe Karagöz. Bir gece önce fırtına vardı. Pek balık çıkmamış.  Ortaya bir porsiyon ızgara hamsi,  bir porsiyon tavada tekir. Zaten hiçbir yerde çinakop yemem, ambargo uyguluyorum.  Kandıra peyniri, Kandıra yoğurdu, patlıcan-biber kızartma. Çok keyifliydi. Döndük.. Eşim, akşam yemeğine kerevizi de hazır etti. 
Kandıra köylüsünün kerevizi. Tavsiye ederim, çok güzeldi. 
DUVAR YAZISI 
CHP’de ilçe kongreleri 
bitiyor. 27 Aralık’taki 
il kongresine kadar 
bakalım kimler ortada olacak?
Ünal Başkan yap şu yolu
Bizim Çarşamba  günleri yaptığımız Kandıra yolculuklarında, ilçe merkezine giriş güzergahımız  hep eski yoldandır. Malum, Kandıra yolu baştan başa yenilendi. İlçe merkezine giriş, ileriden ışıklı kavşaktan. Kandıra’nın hemen girişinde, eski yoldan kalan ama tam Sanayi Sitesi’ne, Otogar’a, Pazar yerine çıkan bir eski yol vardır. Taş çatlasa 4-5 kilometre. Son yıllarda kimse bu yolun zerresine dokunmadı. Kabul ediyorum, artık çok az kullanılıyor. Ama Kandıra’ya ulaşımcının en güzel yolu. Öyle derin çukurlar, öyle yüksek tümsekler oluşmuş ki, biraz dikkatsiz ve hızlı gitseniz, arabanın altını bırakırsınız. Bu yola kaymak gibi yeni asfalt yapın demiyorum. Ama Sevgili Başkan Ünal Köken; lütfen şu eski yoldan Kandıra’ya girişe bir el at. Biraz düzelt. Hiç değilse, çukurlardan, tümseklerden kaçmak için slalom yapmak zorunda kalmayalım.. 
Yaptır şu yolu, bundan sonra Kandıra’ya ilk gelişimde, bir kutu pişmaniye ile sana teşekküre geleyim. Bilirsin, kimseden bir şey istemem, kolay kolay, kimseye gitmem..
Bu yazı toplam 391 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKAN MARKALARIMIZ
  • TUANA EVLERİ 3. ETAP
  • TUANA EVLERİ 2. ETAP'TA YÜZDE 5 İNDİRİM
  • ROMATEM Kocaeli Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi
  • Özgür Kocaeli mobil uygulamamız yayında
1/20
Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Özgür Kocaeli | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0262 331 11 11 Faks : 0262 321 21 37