1. YAZARLAR

  2. M.Zeki CANŞİ

  3. TRAVMA YAŞIYORUZ!
M.Zeki CANŞİ

M.Zeki CANŞİ

Yazarın Tüm Yazıları >

TRAVMA YAŞIYORUZ!

A+A-

Müge Anlı’nın bir TV kanalında hazırlayıp sunduğu programa damgasını vuran olay “Palu Ailesi”nin insanları hayrete düşüren iğrençlikler zincirine şahit olduk. Gün olmuyor ki, yeni bir rezalet ile tanışmayalım. Her gün yeni iğrençliklere şahit oluyoruz. Dolayısıyla, her geçen gün değerler hiyerarşisi alt üst oluyor. 
Hani, şu televizyonlar da olmazsa, Türkiye’de ne olup bittiğinin farkında bile olmayacağız. Evet, olay mahkemeye intikal ettiği için detaya girmeyeceğim. Lakin yaşanan olaylara baktığımızda, sosyolojik bir travma yaşadığımızı ve değerlerimizi yitirdiğimizi, giderek insanlıktan uzaklaştığımızı görüyoruz. 
Toplum tarafından benimsenmeyen bir takım olaylar yaşanabilir. Neticede koskoca bir ülke… Amma ve lakin, yaşanan kirli ilişkiler o kadar çok iğrenç ki, onu hiçbir inanca, düşünceye ve hatta inançsızlığa sığdıramayız.  Aile içi cinsel sapıklıklar ki, bunu soft bir ifadeye dönüştürüp adeta masumlaştırarak adına “ensest ilişki” dediler ve bizleri de bu kavrama alıştırdılar. Bu ilişkiler, her geçen gün artarak devam ediyor.
İçinde yaşadığımız bilişim çağında internet, cep telefonları ve çarpık ilişkileri özendiren televizyon dizileri giderek toplumu zıvanadan çıkartıyor. RTÜK denen bir kuruluşumuz var ve bu kuruluş, sözde toplumun genel kabul görmüş ahlak kurallarına aykırı yayınları yasaklayan ve o yayını yapanlara cezalar veren kuruluş. Ama gelin görün ki, toplumsal beklentilere cevap verebilecek şekilde ciddi yaptırımlara şahit olamıyoruz ne yazık ki… Bu aygıtlar yüzünden darmadağın olan aileler, dağılan yuvalar ortalıkta kalan masum yavrular insanın içini acıtıyor. 
Değerli dostlar, 
İnsan hakları alanında yıllarca aktivis olarak görev yapmış bir kardeşiniz olarak söylüyorum. Başkasını taciz eden, fıtratı bozan ve toplumu rencide eden söz ve davranışlar kesinlikle ve kesinlikle “insan hakları” çerçevesinde değerlendirilemez. İnsan başıboş yaratılmamıştır. Topluma, insanlığa ve nihayet rabbine karşı sorumlulukları vardır ve bu sorumlulukların bilincinde hareket etmesi gerekir. Var olagelen ilahi ve dünyevi nizamların temelinde, toplum düzenini korumak ve insan ilişkilerini düzenlemektir. Eğer düzen bozulursa, bu önemli yaptırıcı değerler devreye girer ve toplumun huzurunu tesis eder. Bu olmadığı zaman, kimin ne yaptığı belli olmaz ve iş çığırından çıkar. O zaman önünü almak mümkün olmaz. Dolayısıyla, dini argümanlar, aileler ve devletler bunun için vardır. 
Cinsellik insanın fıtratında var. Kimse buna engel olamaz. Hatta cinsellik, Allah’ın insanlara ödül olarak verdiği kadın ile erkeği birbirine cezbettiği ve çekim merkezinde buluşturduğu önemli bir değerdir. Bu değeri hoyratça tüketmek, fıtratın hilafına kullanmak, şiddete dönüştürmek, masum çocuklara bir saldırı aracı haline getirmek, bunu aile içinde harekete geçirmek, hiçbir inançla, hiçbir siyasi ve dünya görüşü ile izah edilemez. Bu tarz sapkın girişimler çoğu kez, cahil ve kapalı toplumlarda yaşansa da, özellikle moderniteden dem vuran toplumlarda daha bir masumlaştırarak ve meşrulaştırarak sunmaya çalışılıyor ki, her iki halini de kabul etmek mümkün değildir.
Ciddi bir toplumsal restorasyona ihtiyaç vardır. Siyasi ve dünya görüşü ne olursa olsun, topyekün olarak tüm insanlarımız bu konuda birleşmeli ve bu yozlaşmaya dur demelidir. Aksi takdirde, yeni nesil kayıyor ve hem de fena kayıyor. Eğer bu tehlikeye hep birlikte dur diyemezsek, ilerleyen zamanlarda elde tutmamız mümkün olmayacaktır. O zaman da iş işten geçmiş olacaktır ve hepimiz birden dizlerimize vurmak zorunda kalacağız ama fayda etmeyecek. 
                                        M. Zeki CANŞİ 

Bu yazı toplam 838 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yapılan yorumlardan yazarları sorumludur.