• BIST 73.391
  • Altın 132,849
  • Dolar 3,5219
  • Euro 3,7585
  • Kocaeli 8 °C

TRUMP İLE ABD BAHARI YAŞANIR MI?

M.Zeki CANŞİ

ABD Başkanlık seçimlerinde, Trump'ın kazanması üzerinde uzun uzadıya düşünülmesi gereken bir analiz yapmak lazım. 
Kısmi bir analiz yapmak gerekirse:
Özellikle Trump gibi sıra dışı bir lordun/insanın ABD kamuoyunca sıkça tartışılır olmasına rağmen seçimi kazanmış olması vuzuha (açıklığa) kavuşturulması gereken bir husus. Trump’ın Rijit çıkışları, milliyetçi söylemleri ile mültecilere bakış açısı ve buna bağlı olarak yabancı düşmanlığı ile birlikte İslam karşıtlığını seçim sathı mailinde dillendirmesi dünya kamuoyunca ciddi manada tedirginliğe sebebiyet veriyor. Ayrıca, Amerika kamuoyu içinde de gerek kadınlara yönelik söylem ve eylemleri ve gerekse, ranta dayalı servet edinimine ilişkin oluşan ortak kanaat ciddi eleştiri konusu.
ABD gibi bir dünya devinin sevk ve idaresi aynı zamanda tüm dünyayı da ilgilendirdiğinden, diğer ülkelerin de ilgi duymaları ya da endişe içine girmiş olmaları gayet doğaldır. Özellikle Ortadoğu gibi kaynayan bir kazan için ABD yönetiminin önemi daha da belirgin hale geliyor. 
ABD’nin insan hakları sicili, diğer batı ülkelerinin sicilinden daha lekesiz değil. Özellikle 11 Eylül saldırısı sonrası Guantanamo adasında esir tuttuğu Müslüman esirlere reva gördüğü insanlık dışı işkenceleri ve pek fena muameleleri hafızalarda tazeliğini koruyor. Ayrıca, ABD’nin Siyonizm’i diri tutan çıkışları ve bu çıkış ile birlikte oluşan tedirginlik giderilip yeni bir sahife açılır mı? Bilinmez ama, mevcut fotoğraf ne yazık ki pek de ümitvar olmamızı gerekli kılacak güven verici bir durumu ortaya koyamıyor. Nitekim, Trump’ın İsrail ile ilgili ilk beyanatı, Siyonizm’i daha da kuvvetlendirmeye matuf söylemler olduğu ilk göze çarpanlardan. Bu söyleme bakılırsa, sanki ABD ya da İsrail baharı değil de; bir Filistin Baharı yaşatacağı emareleri göze çarpıyor. Bu da bölgedeki ve dünyadaki Müslümanların kıyameti anlamına gelir. Gerçi böyle bir kanaate varmak ve kötümser olmak için henüz vakit erken ama göstergeler bu tedirginliğimizi haklı kılıyor.
Trump’ın Kürtlere dair sempatik içerikli sözlerine gelince; bu söylemin hakikaten Kürtlere yönelik muhabbet besleme kaynaklı olduğundan mıdır; yoksa bölgeyi karıştırma, bir birine düşürme ve buradan İsrail gibi bir “uzun kol” edinme çabalarının bir tezahürü müdür? Onu zaman gösterecektir. Peşinen art niyetli olmanın ve su-i zanda bulunmanın bir anlamı da yoktur. Umarım, gerçekten sevgi kaynaklı bir beyanattır. 
 Peki, Trump’ın seçilmesiyle birlikte Amerika’da bir ABD baharı yaşanır mı? ABD bir çalkantıya maruz kalır mı? Trump’tan tedirgin olan çevreler, bir başkaldırıya yeltenirler mi? 
Evet, işte bunu kestirmek henüz erken olmakla beraber; böyle bir çıkışın ayak seslerini şimdiden duyar gibiyim. Eğer ABD açısından böylesi bir kaotik ortam zuhur ederse, ABD ile birlikte dünyanın da ciddi sarsıntı geçirebileceğini kestirmek için kâhin olmaya gerek yok sanırım. Dolayısıyla, ABD karşıtı çevrelerin böylesi bir temennide bulunmaları ne kadar rasyonel? Onu bilemem ama pek de dünyanın hayrına olabileceğini düşünmüyorum. Duygusal çıkışlar yapanların böylesi bir destabilizasyondan medet ummaları ABD ile birlikte kendilerini de bir felakete sürükleyebileceğini hatırdan çıkarmamaları gerekir diye düşünüyorum. Keza, Irak ve Suriye’deki çalkantıların ne kadar da bizi sıkıntıya soktuğunu, ticaretimizi, sosyalitemizi ve siyasetimizi etkilediğini gördük/görüyoruz. Dolayısıyla çalkantı ve destabilizasyondan beslenme çabaları pek de rasyonel ve rantabl bir beklenti değil, ahlaki hiç değil diye düşünüyorum.  Bu bir bakış açıcı.
Diğer bir bakış açısı da:
 Trump’ın seçimlerde zaferle çıkması, seçmenlerin yönlendirmelere karşı ciddi bir alerjilerinin olduğunun bir sonucu olarak görüyorum. Sosyal medyadaki hesabımda da paylaştım. 1983 yılındaki Türkiye seçimlerini hatırlayın. Zamanın kudretli generali Kenan Evren alenen Turgut Sunalp'ı desteklerken; Turgut Özal'ı da yerden yere vurmuştu. Turgut Sunalp, önceden başbakanlığını ilan ederek kartvizitini bile bastırmıştı. Sonuçta, o zamanın Türkiye halkı bile, bu metazori yönlendirmenin aksine reyini belli etti ve sevimli, tonton Özal'ı tek başına iktidar yaptı. Aynı şey şu an Amerika'da da yaşandı. Tüm otoriteler, Hillary Clinton'a yönlendirmelerde bulunurken, seçmen son derece sevimsiz, holigan ve ahlaktan yoksun rantçı Trump'ı, tüm antipatisine rağmen kerhen de olsa inadına başkan seçti. Demek ki, yönlendirmeler her yerde ters tepiyor. Lakin bir şey daha var ki, bu seçim ABD için çalkantıların habercisi olabilir. Trump, başkanlık sürecindeki söylemlerini eyleme dönüştürürse, ABD'nin yıkım harcı olarak tarihin kara sayfalarında yerini alabilir.
                                 
 

Bu yazı toplam 513 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
  • Her şey kuralına uygun yürütülüyor
  • Zaman Geçiyor, Büyüyoruz
  • Özgür Kocaeli mobil uygulamamız yayında
1/20
Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Özgür Kocaeli | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0262 331 11 11 Faks : 0262 321 21 37